Back to Blog
5/7/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
TÜKETİCİ HUKUKU

Araç Sigortalarında Hasar Karşılama ve Dışlama Senaryoları

Share
Araç Sigortalarında Hasar Karşılama ve Dışlama Senaryoları

TL;DR: Türkiye'deki araç sigortası sistemi iki temel katmandan oluşmaktadır: 2918 sayılı KTK m. 91-102 kapsamında zorunlu tutulan trafik sigortası (ZMSS) ve TTK m. 1478 ile Kasko Sigortası Genel Şartları çerçevesinde düzenlenen isteğe bağlı kasko sigortası. Trafik sigortası yalnızca üçüncü şahıslara verilen zararları karşılar; sürücünün kendi bedeni ve aracının kendi hasarı bu sigortanın kapsamı tamamen dışındadır. Kasko ise sigortalı aracın kendi hasarını, çalınmasını ve doğal afet kaynaklı zararları karşılamakla birlikte araç içindeki şahsi eşyaları standart poliçede güvence altına almaz. Alkollü ya da ehliyetsiz sürücünün yol açtığı trafik kazasında üçüncü şahısların zararları sigortacı tarafından önce ödenir; ardından sigortacı kusurlu sürücüye rücu eder. Avrupa Birliği 2009/103 sayılı Direktifi kaza başına 6,45 milyon Euro zorunlu bedeni zarar güvencesi öngörürken Türkiye'de 2026 itibarıyla uygulanan limitler bu eşiğin çok altında kalmakta; bu boşluk özellikle yurt dışı kazalarda mağduriyete yol açmaktadır.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN

Tarih: 7 Mayıs 2026

Türk Araç Sigortası Sistemi

Türkiye'de motorlu araç sigortaları birbirini tamamlayan ama birbirinin yerine geçemeyen üç sigorta türüyle organize edilmiştir: zorunlu trafik sigortası, isteğe bağlı kasko sigortası ve ferdi kaza sigortası.

Zorunlu trafik sigortası, aracın plakaya kavuşmasının ön koşuludur; sigortasız araç trafiğe çıkarılamaz. Hukuki dayanağını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 ile 102. maddeleri arasındaki hükümler ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları oluşturmaktadır. Bu sigortanın tek amacı vardır: araç kullanımı nedeniyle üçüncü şahıslara verilen bedeni ve maddi zararları teminat limitlari dahilinde güvence altına almak.

Kasko sigortası zorunlu olmamakla birlikte sigortalı aracın kendi hasarını karşılayan, trafik sigortasının boşluklarını kapatan ve araç sahibine geniş bir güvence şemsiyesi sunan temel ticari sigorta türüdür. TTK m. 1478 ve devamı ile Kasko Sigortası Genel Şartları bu sigortanın normatif çerçevesini oluşturmaktadır.

Ferdi kaza sigortası ise trafik sigortasının güvence dışında bıraktığı sürücüyü ve araçtaki yolcuları bedeni zarar açısından korumaktadır; ölüm, daimi sakatlık ve tedavi giderleri bu sigortanın ana teminat kalemlerini oluşturur.

Zorunlu Trafik Sigortası

Zorunlu trafik sigortasının en temel özelliği üçüncü şahıs merkezli yapısıdır. Sigortacı, sigortalı aracın kullanımından kaynaklanan ve üçüncü kişilere verilen bedeni ve maddi zararları poliçe limitleri dahilinde karşılar. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere ne sürücünün kendi bedeni zararları ne de sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın teminat alanına girmektedir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan ve KTK'nın geniş "trafik" tanımından kaynaklanan bir sorun, teminatın hangi coğrafi alanda geçerli sayılacağıdır. KTK m. 3'teki "trafik" tanımı, yol, park alanı ve otopark gibi her açık alanı kapsamaktadır. Yargıtay'ın bu çerçevede verdiği kararlara göre otopark içinde başka bir araç tarafından çizilen ya da çarpılan bir araç, maddi hasarını karşı aracın trafik sigortasından talep edebilmektedir. Yargıtay HGK'nın 2017/17-3076 esas sayılı kararında ise otopark sözleşmesi kapsamında teslim edilen ve çalınan araca ilişkin kasko sigortacısının rücu talebinde işverenin sorumluluğu ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir.

Alkollü ya da ehliyetsiz sürücünün karıştığı kazalarda teminatın işleyişi pratikte en çok karışıklık yaratan konulardan biridir. ZMSS Genel Şartları B.3.2 hükmü bu durumun hukuki mekanizmasını açıkça ortaya koyar: trafik sigortası üçüncü şahıslara önce ödeme yapar, ardından kusurlu sürücüye rücu eder. Sigortacının rücu hakkı kazadan önce değil kazan sonrası devreye girer; bu mekanizma mağdurun herhangi bir güvence kaybına uğramamasını sağlar. Ancak kasko poliçelerinin alkollü kullanım durumunda teminatı doğrudan reddedebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekir; bu iki ayrı sigortanın işleyişinin birbirine karıştırılmaması önem taşıyan bir pratik ayrımdır.

Trafik sigortasının kesinlikle kapsamadığı alanlar da bellidir: sürücünün kendi bedeni zararları için ferdi kaza sigortası, sigortalı aracın kendi hasarı için kasko sigortası ve araç içindeki şahsi eşyalar için ayrıca eşya sigortası gerekmektedir. Bu üç boşluğun farkında olmayan araç sahipleri, kaza sonrasında beklemedikleri büyüklükte bir mali yükümlülükle karşılaşmaktadır.

Kasko Sigortası: Kapsam Genişliği ve Gizli Dışlamalar

Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi, sigortanın temel teminat kapsamını düzenlemektedir. Hareket ya da durma halinde iken sigortalının ya da araç kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması ya da aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi ve yuvarlanması gibi kaza türleri bu sigortanın ana teminatı kapsamındadır. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun Nisan-Haziran 2023 tarihli Hakem Karar Dergisi'nde yayımlanan kararda da açıklandığı üzere, kasko poliçesinin teminat kapsamını belirleyen bu A.1 hükmü ani ve harici etkiler neticesinde oluşan hasarları güvence altına almaktadır.

Çalınma teminatı standart kaskoda mevcuttur ve hem hırsızlık hem gasp senaryolarını kapsamaktadır. Anahtarın zorla alınması da "gasp" kapsamında değerlendirildiğinden teminat devreye girer. Buna karşın aracın çalınmasına zemin hazırlayan ihmalin — örneğin anahtarı araçta bırakmak — sigorta tarafından poliçe koşullarına göre değerlendirildiği ve bazı hallerde teminatın kısmen ya da tamamen reddedilebildiği de bilinmektedir.

Doğal afetler — sel, deprem, dolu, fırtına — kaskoda ana veya ek teminat olarak yer alabilmektedir. Poliçeden poliçeye önemli farklılıklar söz konusudur: sel ve su baskını bazı poliçelerde ana teminata dahilken bazılarında ek teminat olarak yer almakta, bazılarında ise açıkça dışlanmaktadır. Bu ayrımı bir kaza yaşanmadan önce netleştirmek, sonradan hasar reddiyle karşılaşmamak açısından kritik önem taşımaktadır.

Kasko Genel Şartları B.2.3 maddesi ise en çok şaşırtan dışlamayı içermektedir: araç içindeki şahsi eşyalar standart kaskoda teminat kapsamı dışındadır. Arabada bırakılan dizüstü bilgisayar, telefon ya da bagajdaki değerli eşya çalınsa dahi standart kasko poliçesi bu kaybı karşılamaz. Bu korumanın sağlanması için poliçeye "eşya sigortası" ek klozu eklenmesi zorunludur. Yargıtay'ın bu konudaki tutumu da nettir: Genel Şartlar B.2.3'te açıkça belirtilen bu istisna, ancak araç hasarıyla doğrudan bağlantılı ve somut olgularla desteklenen özel durumlarda tartışmaya açılabilmektedir.

Mekanik arızalar, lastik patlamaları ve akü sorunları kaskoda kural olarak teminat dışıdır. Kasko ani ve beklenmedik dış olayları güvence altına alır; bakım eksikliğinden ya da yaşlanmadan kaynaklanan hasarlar bu kapsamda değerlendirilemez. Yol yardımı hizmetleri ise ayrı bir ek kloz olarak sunulmakta ve bu tür acil durumlarda destek sağlamaktadır.

Anonim Çarpma: İspat Yükü ve Delil Standardı

Otoparkta faili bilinmeyen bir araç tarafından çizilen ya da çarpılan aracın hasarı, "anonim çarpma" klozu kapsamında kasko tarafından karşılanabilmektedir. Bu talep türünde sigortalının ispat yüküne ilişkin Yargıtay kriterleri belirleyici önem taşımaktadır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/4534 E. – 2014/4751 K. sayılı kararında açıkça ortaya konulduğu üzere kaza tespit tutanağında sigortalının beyanına dayansa dahi zarara sebebiyet veren araç tespit edilmişse bu tespit geçerli kabul edilmekte; karşı tarafın aksini ispat etmesi gerekmektedir. Bu ilke, anonim çarpma davalarında tutanakların delil değerinin ne kadar güçlü olduğunu somutlaştırmaktadır.

Anonim çarpma iddiasını destekleyen en güçlü deliller şunlardır: otopark kamera kayıtları, otopark görevlisinin düzenlediği hasar tespit tutanağı ve polis tutanağı. Bu delillerin anında toplanması hem sigortacının ret kararını engeller hem de olası bir tahkim ya da mahkeme sürecinde güçlü bir ispat zemini oluşturur. 2025 sonrasında sigortacıların dijital hasar bildirimi süreçlerini genişletmesiyle birlikte kaza anında mobil uygulama üzerinden yüklenen fotoğraf ve video kayıtları da anonim çarpma iddiasını destekleyen delil olarak kabul görmeye başlamıştır.

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatı: Pratikte Tartışmalı Alan

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E. – 2022/11236 K. sayılı kararı, araç tazminatı uyuşmazlıklarında önemli bir içtihat kırmaktadır: araç onarımdayken kiralama faturası sunulmamış olsa dahi kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilebilir. Mahkeme bu süreçte zarar miktarını TBK m. 50/2 kapsamında takdir yetkisini kullanarak belirleyebilir.

Aracın onarım gerektirmeyecek ölçüde hasar gördüğü —pert— durumlarda ise Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/1134 E. – 2016/6228 K. sayılı kararında belirlenen standartta kusursuz tarafın emsal nitelikte yeni bir araç edinebilmesi için gerekli makul süre esas alınmaktadır. Bu içtihat, araç mahrumiyeti zararının hesaplanmasında pratikte belirleyici bir referans noktası oluşturmaktadır.

Hasar Bildirim Süresi: Beş Gün Kuralı

Sigorta Genel Şartları, hasarın öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya bildirim yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu sürenin kaçırılması teminat kaybına zemin hazırlayabileceğinden, kazanın hemen ardından sigortacıya ulaşmak ve hasarı kayıt altına almak hem hukuki hem pratik açıdan kritik öneme sahiptir. Dijital hasar bildirimi platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu süreç artık anlık olarak başlatılabilmektedir.

Elektrikli Araçlarda Sigorta: Yeni ve Özel Riskler

2025-2026 döneminde Türkiye'deki elektrikli araç sayısının hızla artmasıyla birlikte sigorta sektöründe özgün bir değerlendirme alanı oluşmuştur. Elektrikli araç bataryalarının hasarı hem yüksek onarım maliyeti hem de yangın riski açısından geleneksel araçlardan farklı bir profil çizmektedir. Bazı sigortacılar bu ihtiyaca yanıt olarak "batarya kaskosu" adıyla anılan özel ek teminat seçeneği sunmaya başlamıştır. Söz konusu ek teminat olmaksızın, batarya hasarının standart kasko kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği her somut olayda ayrıca belirlenmek gerekmektedir.

AB Motor Sigortası Direktifi ile Karşılaştırmalı Analiz

Avrupa Birliği'nin 2009/103 sayılı Motor Sigortası Direktifi, üye devletlerde uygulanacak asgari güvence standartlarını belirlemektedir. Direktifin m. 9 uyarınca kaza başına asgari bedeni zarar güvencesi 6,45 milyon Euro, kaza başına asgari maddi zarar güvencesi ise 1,3 milyon Euro olarak belirlenmiştir.

Türkiye AB üyesi olmadığından bu direktif ülkemizde doğrudan bağlayıcı değildir. Bununla birlikte bu karşılaştırma iki pratik sonuç bakımından önem taşımaktadır. Türkiye'deki ZMSS teminat limitleri 2026 itibarıyla AB asgari standartlarının önemli ölçüde altında kalmaktadır; bu durum özellikle ağır yaralanma ya da çoklu mağdur içeren kazalarda yetersiz güvence sorununu gündeme getirmektedir. Bunun yanı sıra yurt dışında trafik kazasına karışan Türk sürücüler, aracın bulunduğu ülkenin kendi tazminat rejimi ve limit yapısıyla karşılaştığından poliçe kapsamının seyahat öncesinde kontrol edilmesi büyük önem taşımaktadır.

İspanya'nın zorunlu trafik sigortası uygulamasına bakıldığında bu tablo daha da somutlaşmaktadır. İspanyol mevzuatı güncel olarak kaza başına 70 milyon Euro bedeni zarar ve 15 milyon Euro maddi zarar güvencesi öngörmektedir; bu rakamlar AB asgari standardının çok üzerindedir. AB'nin 2021 Motor Sigortası Direktifi ile getirilen değişiklikler ise Türkiye'nin yakın gelecekteki mevzuat gelişimi açısından bir referans çerçevesi sunmaktadır: sigortasız araç denetimine imkân tanıyan hükümler, sigorta şirketinin iflasına karşı mağdur güvencesi ve minimum teminat tutarlarının enflasyona endeksli olarak güncellenmesi bu değişikliklerin başlıca içerikleridir.

AB Direktifi'nin Türk hukukuyla karşılaştırıldığında dikkat çeken bir diğer önemli nokta da zorunlu sigortanın kapsam çerçevesidir. Direktif m. 12, AB uygulamasında yolcuların araç içindeki aile üyeleri dahil her koşulda zorunlu sigorta güvencesinden yararlanacağını düzenlemekte; alkollü sürücünün araçtaki yolcusunun teminattan yararlanmasının engellenemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Türk hukukunda ise alkollü sürücünün yolcularının zararı yine trafik sigortasından karşılanmakla birlikte sigortacının rücu mekanizması farklı biçimde işlemektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonu: Dava Dışı Çözüm Yolu

Hasar uyuşmazlıklarında sigortacıya yazılı başvuru yapılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi kapsamındaki Sigorta Tahkim Komisyonu'na gidilebilir. Bu yol, mahkemeye kıyasla hem daha hızlı hem daha az maliyetli bir çözüm sunmaktadır. Sigortacılık Kanunu m. 30/17 uyarınca tahkim sürecinde vekâlet ücretine özel kurallara göre hükmedilmektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/64 E. – 2016/1453 K. sayılı kararında da bu hesaplama yönteminin tahkim yargılamasındaki çekişmeli niteliği gözetilerek uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Komisyon kararlarına karşı itiraz hakem heyetine, ardından Yargıtay'a gidilebilmektedir.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

7 Mayıs 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Alkollü sürücünün yol açtığı kazada karşı taraf sigortadan tazminat alabilir mi?

Evet. Trafik sigortası üçüncü şahıslara önce ödeme yapar; ardından sigortacı kusurlu sürücüye rücu eder. Mağdurun tazminat hakkı alkol ya da ehliyet durumundan etkilenmez. Buna karşın kasko poliçesi, alkollü kullanım durumunda aracın kendi hasarını karşılamayı reddedebilir; bu iki mekanizma birbirinden bağımsız işlemektedir.

2. Otoparkta aracıma çarptılar, faili bulamıyorum. Kaskodan yararlanabilir miyim?

Anonim çarpma klozu mevcutsa evet. Ancak sigortalının hasarın dış etken kaynaklı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Otopark kamera kaydı, görevli tutanağı veya polis tutanağı bu ispat için en güçlü araçlardır. Bu deliller olmaksızın sigortacı talebi reddedebilir; Yargıtay ise sigortalının beyanına dayalı trafik tutanağını bile belirli koşullarda yeterli delil olarak kabul etmektedir.

3. Arabamda bıraktığım laptop çalındı; trafik ya da kasko bunu karşılar mı?

Standart poliçelerde hayır. Hem ZMSS Genel Şartları hem de Kasko Genel Şartları B.2.3 maddesi araç içindeki şahsi eşyaları açıkça teminat dışı bırakmaktadır. Bu güvencenin sağlanması için poliçeye "eşya sigortası" ek klozu eklenmesi zorunludur.

4. Sel sularında aracımın motoru hasar gördü; kasko bunu karşılar mı?

Poliçeye bağlıdır. Su baskını ve sel hasarı bazı poliçelerde ana teminata dahilken bazılarında ek teminat olarak yer almakta, bazılarında ise açıkça dışlanmaktadır. Bu ayrım iklim değişikliğiyle birlikte giderek daha önemli hâle gelmekte olup poliçe alımında mutlaka sorgulanması gereken bir maddedir.

5. Trafik sigortam limit aşımı yaratırsa ne olur?

Zararın ZMSS limitini aşan kısmı için ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/15310 E. – 2022/3447 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, ZMSS limiti dolduğunda aşan kısım için ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı devreye girmekte olup zorunlu trafik sigortacısı ile ihtiyari sigortacının sorumluluk sınırları arasındaki ilişki bu kararla netleştirilmiştir. İM sigortası yoksa ve zarar büyükse, aşan tutar için doğrudan araç işletenine ya da sürücüye dava açılması gerekmektedir.

6. AB'deki araç sigortası limitleriyle Türkiye arasındaki fark neden önemli?

AB'nin 2009/103 sayılı Direktifi kaza başına asgari 6,45 milyon Euro bedeni zarar güvencesi öngörmektedir. Türkiye'deki ZMSS limitleri 2026 itibarıyla bu tutarın önemli ölçüde altında kalmaktadır. Bu fark; ağır yaralanmalı kazalarda mağdurun gerçek zararının sigortaca karşılanamadığı durumları artırmakta ve sigorta şirketinin solvabilite gücü konusundaki soru işaretleri devam ettikçe pratik sonuçları büyümektedir.

7. Kaza yaparsam sigorta şirketiyle anlaşmazlık yaşarsam ne yapmalıyım?

Önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlık çözüme kavuşmazsa Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru, ihtiyari bir ara çözüm yolu olarak sunulmaktadır. Tahkim kararına itiraz edilebilir; son aşamada Yargıtay yolu da açıktır. Mahkeme yolunu tercih edenler tüketici mahkemesine ya da asliye ticaret mahkemesine başvurabilir.

8. Araçtan yoksun kaldığım süre için tazminat talep edebilir miyim?

Evet. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre araç onarımdayken kiralama faturası sunulmasa dahi araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilebilmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/26777 E. – 2022/11236 K. sayılı kararı bu ilkeyi açıkça teyit etmiştir. Kusurlu tarafın sigortasına ya da doğrudan araç işletene karşı bu talep yöneltilebilir.

9. Ticari amaçla kullandığım araç için standart kasko yeterli mi?

Hayır. Standart özel amaçlı kasko ticari kullanımı teminat dışında bırakmaktadır. Aracı taksi, kurye ya da araç kiralama gibi amaçlarla kullananların poliçelerinde "ticari kullanım" klozunun bulunması zorunludur. Bu kloz olmaksızın kaza sırasında ticari faaliyet sürdürüldüğü tespit edilirse sigortacı tazminatı reddedebilecektir.

10. Hasar bildirimi için kaç günüm var?

Sigorta Genel Şartları, hasarın öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya bildirim yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu sürenin kaçırılması, sigortacıya bildirim gecikmesi nedeniyle tazminattan kaçınma ya da ödeme miktarını azaltma gerekçesi sunmaktadır. Dijital hasar bildirimi platformları aracılığıyla anında kayıt altına alınması bu riski fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, tüketici hukuku, ticaret hukuku ve ceza hukuku alanlarında faaliyet gösteren uzman bir avukattır. Sigorta hukuku uyuşmazlıkları, kasko ve trafik sigortası hasar redleri ile trafik kazası tazminat davalarında müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Sigorta teminat kapsamı ve dışlamalar, poliçe türüne, ek teminatlara ve somut olayın koşullarına göre önemli farklılıklar göstermektedir. ZMSS teminat limitleri her yıl güncellenmekte olduğundan başvuru anında güncel limitlerin sigortacıdan ya da TRAMER sisteminden teyit edilmesi önerilir. Somut hukuki durumunuz için mutlaka alanında uzman bir sigorta veya tüketici hukuku avukatından destek almanız tavsiye edilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.