Back to Blog
2/25/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
CEZA HUKUKU

Hakaret Suçu ve Ön ödeme Kapsamı

Share
Hakaret Suçu ve Ön ödeme Kapsamı

TL;DR:

Hakaret suçu, TCK md. 125-131 arasında düzenlenmiş olup bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden somut fiil isnadı veya sövme eylemlerini kapsar. Temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kamu görevlisine yönelik ya da alenen işlenmesi halinde alt sınır en az bir yıla çıkar. 7571 sayılı 11. Yargı Paketi ile 25 Aralık 2025 tarihinden itibaren hakaret suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılmış, ön ödeme mekanizmasına alınmıştır. Ancak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bu sistemin dışında tutulmuştur. Sosyal medya ortamında işlenen hakaretler aleniyet nedeniyle artırılmış ceza doğurmakta; delil tespiti ise hukuki sürecin en kritik boyutunu oluşturmaktadır.

YAZAR: Avukat Yusuf KILIÇKAN

TARİH: 25.02.2026

Bir Söz Ne Zaman Suç Olur? Hakaret Suçuna Genel Bakış

Sosyal medyanın gündelik iletişimin merkezine yerleşmesiyle birlikte hakaret suçu, Türk ceza yargısının en sık karşılaşılan suç tiplerinden biri haline gelmiştir. Artık kavgalar sokakta değil Twitter'da, köy meydanında değil WhatsApp gruplarında yaşanmakta; sarf edilen bir söz, gönderilen tek bir mesaj ya da yapılan bir paylaşım kişiyi ceza davasının sanığı konumuna düşürebilmektedir.

Ancak uygulamada sıkça karıştırılan bir ayrım var: her kaba söz hakaret değildir; her sert eleştiri suç teşkil etmez. Hukuken belirleyici olan, ifadenin kişiyi aşağılamaya elverişli olup olmadığı ve failin bunu bilerek yapıp yapmadığıdır. Bu çizginin nerede geçtiği; yasanın metninde, Yargıtay kararlarında ve son olarak 7571 sayılı 11. Yargı Paketi'nin getirdiği köklü değişikliklerde aranmalıdır.

Yasal Düzenleme: TCK md. 125-131

Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Şerefe Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde md. 125 ile 131 arasında düzenlenmiştir. Madde 125/1 uyarınca, "Bir kimseye, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi" hakaret suçunu işlemiş olur.

Kanun iki temel seçimlik harekete yer vermiştir. Somut fiil veya olgu isnadı, mağdura belirli bir eylemle ilişkilendirilen bir nitelemenin yüklenmesidir — örneğin "rüşvet aldı" ya da "çaldı" demek bu kapsamdadır. Sövme ise genel ve soyut nitelikteki onur kırıcı sözlerle kişiyi değersizleştirmek anlamına gelir.

Suçun oluşabilmesi için mağdurun belirlenebilir olması şarttır. TCK md. 126 kapsamında, mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş olsa bile, hakaretin kime yöneltildiği duraksamaya yer bırakmayacak biçimde anlaşılabiliyorsa mağdur belirlenmiş sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/653 sayılı kararında ise bu kurala işlerlik kazandırılmış; hakaret içerdiği iddia edilen sözlerin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirli bir kişiye yöneltildiğine ilişkin delil bulunmadığı durumlarda suçun unsurlarının oluşmadığı hükme bağlanmıştır.

Suçun Unsurları

Maddi unsur: Suçun gerçekleşmesi için ya somut bir fiil ya da olgu isnat edilmeli ya da doğrudan sövme yoluna gidilmelidir. Her iki seçimlik hareket de huzurda (mağdura yüz yüze ya da ileti yoluyla) ya da gıyapta (üçüncü kişiler aracılığıyla) işlenebilir. Gıyapta hakaret bakımından fiilin suç oluşturması için en az üç kişiyle ihtilat gerçekleşmeli, yani sözlerin en az üç kişi tarafından öğrenilmesi sağlanmış olmalıdır.

Manevi unsur (kast): Hakaret suçu yalnızca kasten işlenebilir. Failin mağdurun onurunu zedeleme kastıyla hareket etmesi zorunludur; taksirle — yani dikkatsizlik ya da özensizlikle — hakaret suçu oluşmaz. Bu koşul, özellikle sosyal medyadaki ani tepkiler açısından hayati bir değerlendirme ölçütü olmaktadır.

Hukuka aykırılık: Fiil hukuka aykırı olmalıdır. Bazı haller bu unsuru ortadan kaldırır. TCK md. 128 kapsamındaki iddia ve savunma dokunulmazlığı, yargısal süreçte hak aranması amacıyla yapılan ve konusuyla sınırlı kalan açıklamaları suç kapsamı dışında tutar. TCK md. 127'deki ispat hakkı ise isnat edilen fiilin gerçek ve kamu yararına ilişkin olduğunun kanıtlanması halinde ceza verilmemesini sağlar.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2024/3218 E., 2025/1042 K. sayılı kararında topluluğa yönelik genel eleştirinin suç oluşturmadığı hükme bağlanmıştır. Bu karar, eleştiri ile hakaret arasındaki ince çizgiyi net biçimde çizen önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Ceza Miktarları: Temel Hal ve Nitelikli Haller

TCK md. 125/1 uyarınca temel hakaret suçunun yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim bu iki yaptırımdan birini tercih eder; uygulamada özellikle ilk kez yargılanan sanıklarda adli para cezasına ya da ertelemeye sıkça başvurulduğu görülmektedir.

Bununla birlikte suçun nitelikli hallerinde tablo köklü biçimde değişir. TCK md. 125/3 uyarınca suçun aşağıdaki hallerde işlenmesi durumunda cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz: kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret; dini, siyasi, sosyal ya da felsefi inanç ve kanaatler nedeniyle hakaret; mensup olunan dine göre kutsal sayılan değerler bahane edilerek yapılan hakaret.

Aleniyet ise ayrı bir ceza artırım nedenidir. Hakaretin alenen — yani belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülüp duyulabilecek bir ortamda — işlenmesi halinde, yukarıdaki temel veya nitelikli ceza üzerinden ayrıca altıda bir oranında artırım uygulanır.

Sosyal Medya ve Dijital Ortamda Hakaret

Sosyal medya çağı, hakaret suçunun coğrafyasını ve yoğunluğunu kökten dönüştürmüştür. Instagram, Twitter/X, Facebook gibi herkese açık platformlarda yapılan paylaşımlar ile TikTok videolarındaki yorumlar, aleniyet unsurunun gerçekleşmesinin en tipik örneklerini oluşturmaktadır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2024/8741 E., 2025/3267 K. sayılı kararında Facebook'ta paylaşılan bir gönderinin kamuya açık olması nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleştiği ve cezanın buna göre belirleneceği hükme bağlanmıştır.

WhatsApp grupları ise meseleyi daha karmaşık bir boyuta taşımaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/15234 E., 2022/18341 K. sayılı kararında WhatsApp grubunda yapılan hakaretin alenen işlenmiş sayılabilmesi için grubun niteliğinin — kapalı mı açık mı olduğunun, kaç kişiden oluştuğunun ve üyelerin belirli mi belirsiz mi kişilerden oluştuğunun — ayrıca değerlendirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Aile grubu gibi kapalı ve belirli kişilerden oluşan gruplarda aleniyet şartının oluşmayabileceği belirtilmiştir.

Dijital ortamda delil tespiti hukuki sürecin en hassas boyutunu oluşturmaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2023/7412 E., 2024/2156 K. sayılı kararında sosyal medya paylaşımlarında delil niteliği taşıyan ekran görüntülerinin noterden düzenlenen tutanakla sunulması gerektiği vurgulanmıştır. E-devlet üzerinden bilişim tespit tutanağı hazırlatılması da geçerli ve güçlü bir delil yolu olarak kabul görmektedir. Sosyal medya yorumlarını silmek suçu ortadan kaldırmaz; yorum paylaşıldığı ve görüldüğü anda suç tamamlanmış olur. Ancak silinmiş içerik yargılama aşamasında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.

Kamu Görevlisine Hakaret: Ayrı Bir Kategori

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, suçun en ağır işlem gören biçimi olmaya devam etmektedir. Bu suç türü şikayete bağlı değildir; re'sen soruşturulur ve kovuşturulur. Cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; bu da adli para cezasına çevrilme ve erteleme olanaklarını önemli ölçüde daraltmaktadır.

Kamu görevlisi kapsamı geniş tutulmaktadır: polis memurları, hâkimler, savcılar, öğretmenler, doktorlar, belediye çalışanları ve diğer devlet görevlileri bu kapsamda yer almaktadır. Öte yandan eleştiri hakkının sınırları burada da geçerliliğini korur. Bir kamu görevlisinin eylem ve işlemlerini sert bir dille eleştirmek ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir; ancak bu eleştiri kişisel saldırıya dönüştüğünde hakaret suçu başlar.

11. Yargı Paketi: Uzlaştırmadan Ön Ödemeye Geçiş

Türk ceza yargısı tarihinin en köklü usul değişikliklerinden biri, 7571 sayılı Kanun ile 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen bu düzenleme, hakaret suçunun yargılanma biçimini temelinden dönüştürmüştür.

Neden değişti? Gerekçe hem hukuki hem pratiktir. Anayasa Mahkemesi, daha önce hakaret suçunun yalnızca belirli bir biçimde işlendiğinde uzlaştırma kapsamına alınmasına ilişkin hükmü iptal etmişti; bu karar mevzuatta bir boşluk yaratmıştı. Öte yandan sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla hakaret soruşturmalarının adliyeleri kilitleme noktasına geldiği, uzlaştırma bürolarının ağır suçlara vakit ayıramaz hale girdiği bir gerçeklikle yüzleşildi.

Değişikliğin özü: 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı 11. Yargı Paketi ile hakaret (TCK 125) suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılmış ve ön ödeme (TCK 75) kapsamına dahil edilmiştir. Artık hakaret dosyaları tarafların anlaşmasıyla değil, failin devlete ödeyeceği maktu bir ceza miktarı ile kapatılmaktadır.

Eski sistemde dosya uzlaştırmacıya gidiyor; fail ile mağdur bir edim (özür, tazminat, bağış vb.) üzerinde uzlaşabiliyordu. Yeni sistemde ise savcılık, hakaret eden kişiye kanunda belirlenen hesaplama yöntemine göre tespit edilen bir ön ödeme miktarını bildirir. Bu miktarın ödenmesi halinde kamu davası açılmaz ya da açılmış dava düşer. Pazarlık yoktur; mağdura ayrıca bedel ödenmez.

Kamu görevlisine hakaret istisnası: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu, önödeme kapsamına dahil edilmemiştir. Bu suç tipi eskiden olduğu gibi adli mekanizmalar üzerinden re'sen yürümeye devam edecektir.

Geçiş Süreci: Önceki Dosyalar Ne Olacak?

Yeni düzenlemenin geçmişe uygulanması meselesinde kanun açık bir hüküm koymuştur. 7571 sayılı Kanun kapsamındaki değişiklikler, 25.12.2025 tarihi itibarıyla uzlaşma sağlanan dosyalar için uygulanmayacaktır. Uzlaşma sağlanan dosyalarda uzlaşmadan vazgeçilmesi yahut edimlerin yerine getirilmemesi halinde adli süreçler devam edecektir. Örneğin, hakaret suçuna ilişkin olarak 25.12.2025 tarihine dek uzlaşma sağlanmış bir dosyada uzlaştırmadan vazgeçilerek ön ödeme kurumunun uygulanmasının talep edilmesi mümkün olmayacaktır.

Birden Fazla Suç Birlikte İşlendiğinde: Karma Dosyalar

Uygulamada tek bir olay içinde hem hakaret hem de uzlaştırmaya tabi başka bir suç — örneğin basit yaralama — birlikte işlenebilir. Bu tür karma dosyalar için 7571 sayılı Kanun önemli bir düzenleme getirmiştir. 7571 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle CMK md. 253/3'e eklenen hüküm uyarınca, ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.

Bir örnekle somutlaştırmak gerekirse: falin mağdura hem hakaret ettiği (artık ön ödeme kapsamında) hem de basit yaralama gerçekleştirdiği bir olayda, yaralama suçu bakımından uzlaştırma süreci işletilmeye devam edilecektir. Bu düzenleme, hakaret dosyalarının ön ödemeye alınmasının yaralama gibi daha ağır suçların da aynı anda uzlaştırma dışında kalmasına neden olmamasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Hukuka Uygunluk Sebepleri: Her Şey Hakaret Değildir

Türk ceza hukuku, hakaret suçuna karşı önemli güvenceler ve hukuka uygunluk sebepleri tanımıştır.

İddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK md. 128): Yargısal süreçte hak aranması amacıyla yapılan ve konusuyla sınırlı kalan açıklamalar — dava dilekçeleri, duruşmadaki beyanlar, itiraz layihaları — hakaret suçu oluşturmaz. Bu dokunulmazlık hakkın kötüye kullanılmasına karşı bir sınır içerir: konu ile ilgisi bulunmayan ve kişisel saldırı niteliği taşıyan ifadeler bu kapsamda değerlendirilemez.

İsnadın ispatı (TCK md. 127): Bir kişiye isnat edilen fiilin gerçek olduğu ispat edilirse fail cezalandırılmaz. Ancak ispat hakkının kullanılabilmesi için iki koşulun birlikte bulunması gerekir: isnadın kamu yararına ilişkin bir konuya değmesi ve şikayetçinin ispata razı olması ya da isnadın suç oluşturduğuna dair kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunması. Bu hakkın sınırı da bellidir: gerçeği kanıtlamak yeterliyken aşağılayıcı dil kullananlar, ispat başarılı olsa bile ek ifadeler nedeniyle sorumlu tutulabilir.

Karşılıklı hakaret (TCK md. 129/3): Her iki tarafın birbirine hakaret ettiği durumlarda mahkeme cezayı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Karşılıklı hakaretin aynı anda gerçekleşmesi şartı aranmamaktadır.

Haksız tahrik (TCK md. 29): Mağdurun haksız eylemi nedeniyle öfkelenen failin, bu tepkiyle hakaret etmesi halinde haksız tahrik indirimi uygulanabilir.

Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Hakaret suçu kural olarak şikayete tabidir. Şikayet hakkı yalnızca mağdura aittir; ancak mağdur şikayet edemeden ölürse ya da suç ölmüş bir kişinin hatırasına karşı işlenmişse, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikayette bulunabilir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bu kuralın istisnasıdır; şikayete tabi değildir, re'sen soruşturulur.

Şikayet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrenmesinden itibaren altı aydır. Her iki unsurun birlikte öğrenildiği tarih başlangıç noktasını oluşturur. Anonim hesaplarda fail kimliği ancak savcılık aracılığıyla tespit edilebileceğinden, bu tespite kadar şikayet süresi işlemeye başlamaz. Süre geçirildikten sonra yapılan şikayet kabul edilmez.

Manevi Tazminat: Ceza Mahkûmiyetinden Bağımsız Yol

Hakaret mağdurunun yalnızca ceza yargısına başvurması zorunlu değildir. Hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açmak bağımsız bir hak arama yoludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2023/1987 E., 2024/3102 K. sayılı kararında hakaret sebebiyle manevi tazminat davasının ceza mahkûmiyetine bağlı olmadığını, hukuk mahkemesinin ceza kararından bağımsız olarak kendi değerlendirmesini yapabileceğini teyit etmiştir.

Bu önemli içtihadın pratik sonucu şudur: ceza yargısında beraat ya da ön ödeme yoluyla davanın kapanması, manevi tazminat talebini ortadan kaldırmaz. Yeni sistemde ön ödeme sonucunda ceza dosyası kapansa bile, mağdur Asliye Hukuk Mahkemesi'nde manevi tazminat davası açmaya devam edebilir.

Sonuç: Değişen Sistem, Değişmeyen Temel Hak

Yargı Paketi'yle hayata geçen ön ödeme sistemi, Türk ceza yargısının hakaret suçuyla mücadele modelini köklü biçimde dönüştürmüştür. Yargı yükünü hafifletme hedefi açısından bu dönüşüm anlamlı bir adım olabilir; nitekim hakaret dosyalarının büyük bölümünün artık mahkeme salonlarına girmeden sonuçlanması beklenmektedir.

Bununla birlikte temel sorular varlığını korumaktadır: mağdurun uzlaşma bedeli alamaması manevi zararını gerçek anlamda karşılıyor mu? Ön ödeme mekanizması, tekrarlayan failler için yeterli caydırıcılığı sağlayabiliyor mu? Bu sorulara yargı uygulamasının zamanla cevap üretmesi kaçınılmazdır.

Değişmeyen ise şudur: söz, hukukun en hassas koruduğu değerlerden birini — kişinin onur ve saygınlığını — doğrudan etkileyebilir. Dijital çağda bu etkinin yarattığı hasar kalıcı ve derindir. Hukuki süreçlerin bu denli hızlı değiştiği bir ortamda, gerek hakaret mağdurlarının gerekse suçlama karşısında kalanların uzman hukuki danışmanlık alması artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

25.02.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır? Mağdurun hem fiili hem de faili öğrenmesinden itibaren altı aydır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan şikayet kabul edilmez. Sosyal medyadaki anonim hesaplarda ise fail kimliği tespit edilinceye kadar süre işlemeye başlamaz.

Sosyal medyada yaptığım paylaşım hakaret suçu oluşturur mu? Herkese açık platformlarda yapılan paylaşımlar kural olarak aleniyet taşıdığından temel ceza üzerinden altıda bir oranında ek artırım uygulanır. Suçun oluşup oluşmadığı ise ifadenin kişinin onur ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olup olmadığına ve kast unsuruna bağlıdır.

11. Yargı Paketi ile ne değişti? 25 Aralık 2025 tarihinden itibaren hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılmış, ön ödeme sistemine alınmıştır. Artık tarafların karşılıklı müzakere ettiği uzlaştırma süreci yerine, savcılıkça belirlenen maktu bir tutarın ödenmesiyle dosya kapatılmaktadır.

Kamu görevlisine hakaret ön ödeme kapsamında mı? Hayır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu ön ödeme kapsamı dışında tutulmuştur. Bu suç tipi re'sen soruşturulur ve kovuşturulur; şikayete bağlı değildir.

Hakaret suçunda beraat etsem de manevi tazminat davası açılabilir mi? Evet. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2023 tarihli kararı uyarınca manevi tazminat davası, ceza mahkûmiyetine bağlı değildir; hukuk mahkemesi bağımsız olarak değerlendirme yapar. Ön ödeme yoluyla ceza dosyası kapansa bile mağdurun tazminat yolu açık kalmaktadır.

"Seni sevmiyorum" veya "berbat bir insansın" demek hakaret suçu mudur? Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre kaba, nezaketsiz ya da rencide edici ifadeler her durumda hakaret suçu oluşturmaz. Suçun oluşabilmesi için söylemin kişiyi somut biçimde aşağılamaya elverişli, onur kırıcı ve onur zedeleme kastıyla söylenmiş olması gerekmektedir. Ağır eleştiri niteliğindeki ifadeler suç kapsamı dışındadır.

Sosyal medyadaki hakaret içerikli yorumu sildim, bu suçu ortadan kaldırır mı? Hayır. Suç, paylaşımın yapıldığı ve en az bir kişi tarafından görüldüğü anda tamamlanmış olur. Silinmiş içerik yargılama aşamasında pişmanlık göstergesi olarak lehe bir takdiri indirim nedeni sayılabilir; ancak suçun varlığını ortadan kaldırmaz.

WhatsApp grup mesajları hakaret suçu oluşturur mu? Grubun yapısına göre değişir. Kapalı, belirli ve sınırlı kişilerden oluşan gruplar aleniyet taşımayabilir. Buna karşılık katılım koşulu bulunmayan açık gruplar aleni ortam sayılabilmektedir. Her somut olayda grubun niteliği, üye sayısı ve yapısı ayrıca değerlendirilmektedir.

Tazminat davası açmak için kaç yılım var? Manevi tazminat davası, TBK md. 72 uyarınca kural olarak zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıl, her halde on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ceza davası zamanaşımı daha uzun ise hukuk davası da buna göre uzayabilir.

Hakaret davası açmak için avukata ihtiyacım var mı? Yasal zorunluluk bulunmamakla birlikte, delil tespiti, suçun unsurlarının belirlenmesi, ön ödeme hesabına itiraz ve manevi tazminat sürecinin bir arada yürütülmesi için uzman hukuki destek almak hak kaybını önlemenin en güvenli yoludur.

Hakaret suçunda hapis cezası kesinleşirse ne olur? İlk kez yargılanan kişilerde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ya da ertelenmesi uygulamada yaygındır. Ancak kamu görevlisine hakaret, aleniyet ve nitelikli hallerde alt sınır bir yıla çıktığından, erteleme ve çevirme koşulları da daha sınırlı hale gelmektedir.

Yazar Hakkında:

Avukat Yusuf KILIÇKAN, ceza hukuku ve şikâyet süreçleri, hakaret ve manevi tazminat davaları alanlarında danışmanlık ve dava temsili hizmeti sunmaktadır. Ayrıntılı bilgi ve iletişim için:

av.yusufkilickan@gmail.com

yusufkilickan.av.tr

Yasal Uyarı:

Bu makale, 7571 sayılı 11. Yargı Paketi ile Nisan 2026 itibarıyla yürürlükte olan Türk ceza hukukunun hakaret suçuna ilişkin güncel düzenlemelerini ele almaktadır. İşbu metin yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ceza veya tazminat sürecine başlamadan önce alanında uzman bir avukattan görüş alınması zorunludur.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.