Back to Blog
8/3/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
CEZA HUKUKU

IBAN Kiralama TCK 158/4 ve Gelen Düzenleme: Ceza İndirimi ve Uygulama Sınırları

Share
IBAN Kiralama TCK 158/4 ve Gelen Düzenleme: Ceza İndirimi ve Uygulama Sınırları

TL;DR: 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan 7589 sayılı Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklemiştir. Bu düzenleme, dolandırıcılık suçuna katkısı yalnızca banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişiler için cezayı yarı oranında indirmektedir. Bu indirim herhangi bir tazminat şartına bağlı değildir; ancak mağdurun zararı soruşturma aşamasında giderilirse üçte iki, kovuşturma aşamasında giderilirse yarı oranında ayrı bir ek indirim öngörülmüştür. Düzenleme kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyaları da kapsamakta; mahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde zararın tamamen giderilmesi hâlinde geriye dönük etkin pişmanlık uygulanabilmektedir. Zarar tamamen giderilinceye kadar infazın durdurulması veya ertelenmesi mümkün değildir. Kapsam yalnızca TCK m. 157 ve 158'e iştirak hâlleriyle sınırlı olup hırsızlık (TCK m. 142) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) bu düzenlemenin dışında tutulmuştur.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN
Tarih: 3 Ağustos 2026

"IBAN Kiralama" Neden Kanun Değişikliği Gerektirdi?

Dijitalleşmeyle birlikte organize dolandırıcılık şebekelerinin kullandığı en yaygın yöntemlerden biri, suç gelirlerinin izini kaybettirmek amacıyla genellikle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı kişilerin banka hesaplarını, IBAN numaralarını veya kripto varlık cüzdanlarını cüzi bir menfaat karşılığında geçici olarak kullanmaktır. Bu pratiğin ölçeği küçümsenemeyecek boyuttadır; konuya ilişkin kamuoyu tartışmalarında Adalet Bakanlığı verilerine dayanarak Türkiye'de yaklaşık üç yüz bin hesabın bu şekilde kullanıldığı öne sürülmüştür.

Önceki yasal sistematikte bu eylemler, failin suça katkısının derecesine —müşterek fail mi yoksa yardım eden mi— yeterince odaklanılmaksızın doğrudan TCK m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmekte ve ağır hapis cezalarıyla sonuçlanmaktaydı. Nitelikli dolandırıcılığın alt sınırının dört yıl olduğu göz önüne alındığında, dolandırıcılığı planlayıp yöneten organizatör ile yalnızca kartını teslim eden kişi aynı ceza aralığını paylaşmaktaydı. Bu orantısızlık, kanun koyucunun müdahalesini tetikleyen temel gerekçe olmuştur.

Yasama Süreci: Teklifin Komisyonda Genişlemesi

"Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" — kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinmektedir — 22 Haziran 2026'da Esas No 2/3737 ile TBMM Başkanlığı'na sunulmuş ve aynı gün Adalet Komisyonu'na havale edilmiştir.

Bu noktada önemli bir teknik ayrıntı bulunmaktadır: teklifin TBMM'ye sunulan ilk hâlinde IBAN mağdurlarına yönelik herhangi bir düzenleme yer almamaktaydı. TCK 158/4 düzenlemesi, 25 Haziran 2026 tarihli Adalet Komisyonu görüşmeleri sırasında verilen yönergenin kabulüyle pakete dahil edilmiştir.

Teklif, 25 Haziran 2026'da Adalet Komisyonu'ndan geçmiş; 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek 7589 sayılı Kanun olarak yasalaşmıştır.

TCK 158/4'ün İçeriği

7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra, kapsamı bilinçli biçimde geniş tutulmuş bir hüküm içermektedir. Düzenleme; ödeme araçlarının ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgilerin verilmesiyle sınırlı kalan iştirak hâllerini düzenlemektedir.

Bu ifade dört ayrı hesap ve araç kategorisini kapsamaktadır: klasik banka hesapları, aracı kurumlar nezdindeki yatırım hesapları, ödeme hizmeti sağlayıcıları (örneğin dijital cüzdan uygulamaları) nezdindeki hesaplar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar. Borsadaki kripto varlık hesabını başkasının kullanımına açan bir kişi, düzenlemenin kapsamına açıkça girmektedir; bu durum kanun metninde ayrıca belirtilmiştir.

Yarı Oranındaki İndirim: Koşulsuz Uygulama

TCK m. 158/4'teki yarı indirimin en kritik özelliği, herhangi bir ödeme veya tazminat şartına bağlı olmamasıdır. Suça katkısı yalnızca hesap veya ödeme aracı erişim bilgisini vermekle sınırlı kalan kişi, mağdurun zararını gidermiş olsun ya da olmasın, bu yarı oranındaki indirimden yararlanabilir. Ödeme, yalnızca ayrıca öngörülen ek indirimin şartını oluşturmaktadır.

Bu ayrım pratikte önemli bir sonuç doğurmaktadır: ödeme gücü bulunmayan, ekonomik açıdan dezavantajlı kişiler de yarı oranındaki temel indirimden faydalanabilmekte; yalnızca zararın giderilmesine bağlı ek indirimden mahrum kalmaktadır.

Zarar Giderilirse Ek İndirim: TCK 168 Etkin Pişmanlık Mekanizması

TCK m. 158/4'ün getirdiği yarı oranındaki indirimin dışında, mağdurun zararının giderilmesi TCK m. 168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ayrı bir ek indirim doğurmaktadır. Bu mekanizma yeni değildir; nitelikli dolandırıcılıkta etkin pişmanlık daha önce de uygulanmaktaydı: kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar giderilmesi hâlinde ise yarısına kadar indirilebilmektedir.

TCK m. 158/4'ün yeniliği, bu genel etkin pişmanlık mekanizmasını hesap kiralama fiiliyle sınırlı iştirak hâlleri için ayrıca ve açıkça uygulanabilir kılmasıdır. Sonuç olarak hem koşulsuz yarı indirim hem de zararın giderilmesine bağlı ek indirim aynı sanık bakımından birlikte uygulanabilmektedir.

Kesinleşmiş Dosyalar İçin Geriye Dönük Etkin Pişmanlık

7589 sayılı Kanun'un geçici maddesi, kanunun yürürlüğe girmesinden önce TCK m. 157 veya m. 158 uyarınca haklarında hüküm verilmiş ve dosyası infaz aşamasında olan, ayrıca daha önce TCK m. 168 kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmamış hükümlüler için istisnai bir düzenleme getirmiştir.

Bu düzenlemeye göre, TCK m. 158/4'ün uygulanacağı hükümlüler; mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse, TCK m. 168/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden geriye dönük olarak yararlanabilecektir. Bu, cezası kesinleşmiş ve kanun yolları tükenmiş kişiler için fiilen ikinci bir hukuki şans anlamına gelmektedir.

Ancak bu düzenlemenin son derece kritik bir sınırı vardır: mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Başka bir deyişle, önce zarar giderilecek, ardından tahliye veya infaz hesaplaması yeniden yapılacaktır; süreç tersine işlememektedir.

İstinaf ve Yargıtay'daki Dosyaların Akıbeti:

Geçici madde, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmuş dosyalar için ayrı bir prosedür öngörmektedir. Bölge adliye mahkemesinde (istinaf) inceleme aşamasında bulunan dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunan dosyalar ise geliş usullerine uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilecektir.

Bu noktada önemli bir belirsizlik ortaya çıkmaktadır: geçici hükümler açıkça bölge adliye mahkemelerini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nı saymakla birlikte, doğrudan Yargıtay ceza dairelerinde temyiz incelemesinde bulunan dosyalar için açık bir ifade içermemektedir. TCK m. 7/2'deki lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi gereği bu dosyaların da benzer bir usulle işlem göreceği beklenmekle birlikte, bu konuda henüz yerleşmiş bir içtihat ya da açık kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda ilgili dosya sahiplerinin kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte TCK m. 7/2'ye dayalı taleplerini derhal ileri sürmesi, içtihadın yerleşmesini beklememesi isabetli bir yaklaşım olacaktır.

Kapsam Dışında Kalan Suçlar

TCK m. 158/4'ün kapsamı sınırsız değildir. Düzenleme yalnızca TCK m. 157 ve m. 158 kapsamındaki dolandırıcılık suçlarına iştirak hâlleriyle sınırlıdır. Hırsızlık suçu (TCK m. 142) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu (TCK m. 245) bu fıkranın dışında tutulmuştur. Bu ayrım, aynı fiilin —örneğin çalıntı bir kartın kullanılmasına aracılık etme— hangi suç tipi altında değerlendirildiğine göre tamamen farklı bir ceza rejimine tabi olabileceği anlamına gelmektedir.

"Asli Fail" Yaklaşımı

TCK m. 158/4 öncesinde Yargıtay'ın baskın yaklaşımı, kartını şifresiyle birlikte menfaat karşılığı kiralayan hesap sahibini dolandırıcılık suçunun asli maddi faili olarak değerlendirme eğilimindeydi. Bununla birlikte farklı yorumlara açık kararlar da mevcuttu; Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 04.06.2024 tarihli, 2021/16966 E. – 2024/7470 K. sayılı kararı bu farklı yaklaşımların örneklerinden biridir. İçtihadın henüz tam anlamıyla yerleşmemiş olması, kanun koyucunun konuyu yasal düzenlemeyle netleştirme ihtiyacının bir diğer gerekçesini oluşturmuştur.

Af İddialarına Açıklık: Bu Bir Genel Af Değildir

Sosyal medyada 12. Yargı Paketi'ne ilişkin "elli bin mahkuma af" ve "denetimli serbestlik genişlemesi" şeklinde dolaşan iddialar, IBAN mağdurlarına yönelik bu spesifik TCK değişikliğinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Adalet Bakanı Akın Gürlek bu iddiaları açıkça yalanlamış; 12. Yargı Paketi'nde genel af, özel af, toplu tahliye veya kapsamlı infaz indirimi bulunmadığını, düzenlemenin yargılama usulüne odaklandığını belirtmiştir. TCK m. 158/4, yalnızca hesap kiralama fiiliyle sınırlı iştirak hâllerini kapsayan dar ve teknik bir düzenlemedir; hükümlülerin genelini ilgilendiren bir infaz reformu niteliği taşımamaktadır.

Ceza Aralığındaki Somut Etki

Nitelikli dolandırıcılıkta cezanın alt sınırının dört yıl olduğu göz önüne alındığında, TCK m. 158/4'teki yarı oranındaki indirim bu alt sınırı iki yıla çekmektedir. Bu düşüş, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi gibi mekanizmaların uygulanabilir eşiğine erişimi doğrudan kolaylaştırmaktadır. Zararın soruşturma aşamasında tamamen giderilmesi hâlinde uygulanacak üçte iki oranındaki ek indirimle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın nihai ceza aralığı önemli ölçüde daralmaktadır.

Avukat Yusuf KILIÇKAN
3 Ağustos 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. TCK m. 158/4 kimler için uygulanır?

Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna katkısı; banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bu düzenleme kapsamına girer. Suça iştirakin bunun ötesine geçmesi —örneğin dolandırıcılığın planlanmasına katılma, mağdurla doğrudan iletişime geçme— bu indirimin uygulanmasını engeller.

2. Yarı oranındaki indirim mağdurun zararını gidermeyi gerektirir mi?

Hayır. TCK m. 158/4'teki yarı oranındaki indirim herhangi bir ödeme şartına bağlı değildir; koşulları taşıyan herkese uygulanır. Zararın giderilmesi yalnızca TCK m. 168 kapsamındaki ayrı ve ek bir indirimin şartını oluşturmaktadır.

3. Zararı ne zaman ödersem hangi oranda ek indirim alırım?

Soruşturma aşamasında zararın tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar giderilmesi hâlinde ise yarısına kadar ek indirim uygulanabilir. Bu oranlar TCK m. 168'deki genel etkin pişmanlık mekanizmasının hesap kiralama fiiline özgülenmiş uygulamasıdır.

4. Cezam kesinleşti ve infaz aşamasındayım; bu düzenlemeden yararlanabilir miyim?

Evet, belirli koşullarla. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TCK m. 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş, infaz aşamasında olan ve daha önce TCK m. 168'den yararlanmamış hükümlüler, mahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirse TCK m. 168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden geriye dönük yararlanabilir.

5. Zararı ödemeden infazımın durdurulmasını talep edebilir miyim?

Hayır. Geçici madde açıkça, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu fıkraya dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini düzenlemektedir. Süreç, önce ödeme sonra hukuki sonuç şeklinde işlemektedir.

6. Dosyam istinafta (bölge adliye mahkemesinde) inceleniyor; ne olacak?

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bölge adliye mahkemesinde incelenen dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. İlk derece mahkemesi, TCK m. 158/4'ün uygulanıp uygulanmayacağını yeniden değerlendirecektir.

7. Dosyam Yargıtay ceza dairesinde inceleniyor; bu durum kapsamda mı?

Bu konuda kanun metninde açık bir ifade bulunmamaktadır. Geçici hükümler yalnızca bölge adliye mahkemelerini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nı açıkça saymaktadır. TCK m. 7/2'deki lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi gereği benzer bir işlemin bu dosyalar için de uygulanması beklenmekle birlikte bu konuda henüz yerleşmiş bir içtihat bulunmamaktadır; ilgili tarafların bu talebi kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ayrıca ve açıkça ileri sürmesi önerilir.

8. Kripto para borsasındaki hesabımı başkasına kullandırdım; kapsamda mıyım?

Evet. TCK m. 158/4, kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçların verilmesini açıkça kapsamaktadır. Bu düzenleme yalnızca klasik banka hesaplarıyla sınırlı değildir.

9. Çalıntı bir kredi kartını kullandığım için yargılanıyorum; bu indirimden yararlanır mıyım?

Hayır. TCK m. 158/4'ün kapsamı yalnızca TCK m. 157 ve 158'deki dolandırıcılık suçlarına iştirak hâlleriyle sınırlıdır. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu (TCK m. 245) ve hırsızlık suçu (TCK m. 142) bu düzenlemenin açıkça dışında tutulmuştur.

10. 12. Yargı Paketi'nde genel af var mı?

Hayır. Adalet Bakanı bu konudaki iddiaları açıkça yalanlamıştır. 7589 sayılı Kanun'da genel af, özel af, toplu tahliye veya kapsamlı infaz indirimi bulunmamaktadır. TCK m. 158/4 yalnızca hesap kiralama fiiliyle sınırlı iştirak hâllerini kapsayan dar ve teknik bir ceza hukuku düzenlemesidir.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, ceza hukuku, dijital hukuk ve tüketici hukuku alanlarında faaliyet gösteren bir hukuk bürosunun kurucusudur. Nitelikli dolandırıcılık, hesap kiralama fiillerine ilişkin savunma stratejileri ve etkin pişmanlık süreçlerinde müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. 7589 sayılı Kanun ve TCK m. 158/4'ün uygulanması; somut olayın koşullarına, suça iştirakin derecesine ve dosyanın bulunduğu yargılama aşamasına göre önemli farklılıklar gösterebilmektedir. Özellikle Yargıtay ceza dairelerindeki dosyaların akıbetine ilişkin uygulama henüz netleşmemiş olduğundan güncel içtihadın takip edilmesi zorunludur. Somut hukuki durumunuz için mutlaka alanında uzman bir ceza hukuku avukatından destek almanız tavsiye edilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.