Konkordato İlanı ve Alacaklıların Hakları

TL;DR Konkordato, iflasın önlenmesi ve borçlunun mali durumunu düzeltmesi amacıyla mahkeme nezaretinde yapılan bir yeniden yapılandırma sürecidir. Bu süreçte alacaklıların hakları, konkordato projesinin kabulü veya reddi aşamalarında kritik önem taşır. Alacaklılar, projeyi inceleyerek itiraz etme, oylama hakkını kullanma ve konkordato mühletinin kaldırılmasını talep etme yetkilerine sahiptir. Özellikle 2018 sonrası mevzuat değişiklikleri ve Yargıtay kararları, alacaklıların "iyi niyetli" davranışlarını ve projenin uygulanabilirliğini sıkı denetime tabi tutmaktadır. Alacaklılar için en önemli risk, konkordatonun başarısız olması halinde iflasa geçiş sürecidir; bu nedenle hukuki temsilcilik ve aktif takip hayati önem taşır.
Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN
Tarih: 27 Nisan 2026
Konkordato Nedir ve Neden İlan Edilir?
Konkordato, Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde düzenlenen, borçlu tacirin iflastan kurtularak faaliyetlerine devam edebilmesini sağlayan bir yasal düzenlemedir. Temel amaç, borçlunun malvarlığını tasfiye etmek yerine, alacaklılarla anlaşarak borçlarını belirli bir plan dahilinde ödemesini sağlamaktır. Bu süreç, hem borçlunun ticari hayatının sona ermesini engeller hem de alacaklıların iflas masasından elde edeceklerinden daha yüksek oranda tahsilat yapmasına olanak tanır.Uygulamada konkordato iki ana başlıkta incelenir: Adi konkordato ve sermaye şirketlerinin konkordatosu. Adi konkordato, gerçek kişi tacirler tarafından başvurulabilen bir süreçken, sermaye şirketleri için süreç daha katı prosedürlere tabidir. Borçlu, konkordato talebinde bulunurken mahkemeye detaylı bir proje sunmak zorundadır. Bu proje, borçların nasıl ödeneceğini, hangi varlıkların teminat olarak gösterileceğini ve ödeme planının süresini içerir. Mahkeme, bu projenin uygulanabilir olup olmadığını değerlendirerek konkordato mühleti verebilir.
Mühlet verilmesi, borçlu üzerinde geçici bir koruma kalkanı oluşturur. Mühlet süresince alacaklılar, borçluya karşı yeni icra takibi başlatamaz veya mevcut takipleri sürdürülemez hale gelir. Ancak bu koruma mutlak değildir; rehinli alacaklılar ve bazı özel nitelikteki alacaklar (örneğin işçi alacaklarının bir kısmı) bu korumadan farklı şekilde etkilenir. Alacaklıların bu aşamada dikkatli olması gereken nokta, mühletin sadece geçici bir duraklama olduğu ve nihai kararın henüz verilmediğidir.
Alacaklıların Konkordato Sürecindeki Konumu ve Hakları
Alacaklılar, konkordato sürecinin en önemli aktörlerinden biridir. Süreç, alacaklıların rızasına dayalı bir uzlaşma mekanizmasıdır. Bu nedenle alacaklılara tanınan haklar, sürecin adil yürütülmesi açısından kritiktir. Alacaklıların temel hakları şunlardır: Projeyi inceleme, itiraz etme, oylama ve konkordato komiserinin raporuna müdahale etme.Konkordato projesi mahkemeye sunulduktan sonra, alacaklılara tebliğ edilir veya ilan yoluyla duyurulur. Alacaklılar, projeyi detaylıca inceleyerek kendi alacaklarının nasıl etkileneceğini analiz etmelidir. Eğer proje, alacaklının menfaatine aykırı ise veya borçlunun mali durumu projenin uygulanmasına elverişli değilse, alacaklılar mahkemeye itirazda bulunabilir. Bu itirazlar, genellikle projenin gerçekçi olmaması, borçlunun gizlediği malvarlığı olması veya alacaklılar arasında eşitsizlik yaratması gerekçeleriyle yapılır.Oylama aşaması, konkordatonun kaderini belirleyen en kritik evredir. Konkordato projesinin kabul edilmesi için, toplantıda hazır bulunan alacaklıların sayıca çoğunluğu ve alacak miktarı itibarıyla üçte ikisinin olumlu oy vermesi gerekir. Burada alacaklıların stratejik hareket etmesi önemlidir. Bazı alacaklılar, konkordatonun kabul edilmesinin iflastan daha az zarar vereceğini düşünerek olumlu oy verirken, diğerleri borçlunun dürüstlüğüne güvenmeyerek reddeder. Alacaklıların bu kararı verirken, borçlunun geçmiş ticari sicili, projenin finansal kaynakları ve piyasa koşullarını göz önünde bulundurması gerekir.
Ayrıca, alacaklılar konkordato komiserinin atandığı andan itibaren onunla iletişim kurabilir ve bilgi isteyebilir. Komiser, borçlunun malvarlığını ve faaliyetlerini denetlemekle yükümlüdür. Alacaklılar, komiserden borçlunun güncel mali durumu hakkında rapor talep edebilir ve şüpheli gördükleri hususları komiser aracılığıyla mahkemeye iletebilir. Bu denetim mekanizması, alacaklıların haklarını koruması için önemli bir araçtır.
Konkordato Mühleti ve Alacaklılar Üzerindeki Etkileri
Konkordato mühleti, mahkemenin borçluya tanıdığı ve alacaklıların icra takibi yapmasını engelleyen geçici bir süredir. Bu süre, genellikle 3 ay olup, gerekli görülürse 2 ay daha uzatılabilir. Mühetin amacı, borçlunun nefes almasını sağlamak ve alacaklılarla pazarlık yapabilmesine imkan tanımaktır. Ancak bu süre zarfında alacaklıların hakları dondurulmuş gibi görünse de, aslında aktif bir izleme süreci başlar.Mühet sırasında alacaklılar, borçlunun malvarlığında meydana gelen değişiklikleri yakından takip etmelidir. Borçlunun, mühet süresince malvarlığını kaçırmaya yönelik işlemler yapması (mal kaçırma), konkordatonun kötü niyetle kullanıldığının göstergesidir. Böyle bir durumda alacaklılar, derhal mahkemeye başvurarak mühetin kaldırılmasını ve iflasın açılmasını talep edebilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, borçlunun mühet süresince ticari faaliyetlerini sürdürürken alacaklıları zarara uğratacak işlemler yapması, konkordato şartlarının ortadan kalktığı anlamına gelir.Rehinli alacaklıların durumu ise biraz daha farklıdır. Rehinli alacaklılar, rehnedilen mal üzerinden haklarını takip etmeye devam edebilirler. Konkordato mühleti, rehinli alacaklıların paraya çevirme haklarını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak, rehinli malın satışının konkordato projesinin uygulanmasını imkansız kılacağı durumlarda, mahkeme satışın ertelenmesine karar verebilir. Bu durum, alacaklılar için bir belirsizlik yaratabilir. Bu nedenle rehinli alacaklılar, rehin konusu malın değerinin korunup korunmadığını ve borçlunun bu malı muhafaza edip etmediğini sürekli kontrol etmelidir.
İşçi alacakları da konkordato sürecinde öncelikli konumdadır. İşçilerin ücret alacakları, kıdem tazminatları ve ihbar tazminatları, konkordato projesinde mutlaka yer almalı ve öncelikle ödenmelidir. Eğer proje, işçi alacaklarını görmezden geliyor veya ödemeyi çok uzun vadeli hale getiriyorsa, bu durum projenin reddedilmesi için güçlü bir gerekçe oluşturur. Alacaklılar, özellikle küçük işletmelerde çalışan işçilerin haklarının korunup korunmadığını sorgulamalıdır.
Konkordato Projesinin Kabulü veya Reddi Sonuçları
Konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmesi veya reddedilmesi, sürecin seyrini tamamen değiştirir. Proje kabul edilirse, mahkeme konkordatoyu onaylar ve borçlu, proje hükümlerine göre borçlarını ödemeye başlar. Bu aşamada alacaklılar, artık bireysel icra takibi yapamazlar. Bunun yerine, konkordato idaresi veya komiseri aracılığıyla ödemelerini alırlar. Projenin başarıyla tamamlanması durumunda, borçlu iflastan kurtulur ve ticari hayatına devam eder.
Ancak proje reddedilirse veya mahkeme tarafından onaylanmazsa, sonuç iflasın açılmasıdır. Reddedilme nedenleri arasında, alacaklıların yeterli çoğunlukla projeyi desteklememesi, projenin uygulanabilir olmaması veya borçlunun iyi niyetli davranmaması sayılabilir. İflasın açılması, alacaklılar için genellikle daha uzun ve maliyetli bir süreçtir. İflas masası kurulur, borçlunun tüm malvarlığı tasfiye edilir ve alacaklılar, iflas kanunundaki sıraya göre pay alırlar. Çoğu zaman, iflas masasından elde edilen tutar, konkordato projesinde vaat edilen tutardan daha düşüktür.Bu nedenle alacaklılar, projeyi reddederken dikkatli olmalıdır. Bazen düşük oranlı bir konkordato teklifi bile, iflas riskine göre daha avantajlı olabilir. Alacaklılar, borçlunun malvarlığının gerçek değerini, piyasa koşullarını ve iflas sürecinin getireceği ek masrafları hesaplayarak karar vermelidir. Ayrıca, konkordatonun reddedilmesi durumunda, borçlunun malvarlığının hızla eriyebileceği riski de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yargıtay kararları, konkordato projelerinin reddedilmesinde "uygulanabilirlik" kriterine büyük önem verir. Sadece alacaklıların çoğunluğunun projeyi beğenmemesi yeterli değildir; projenin teknik ve ekonomik olarak uygulanamaz olduğunun somut delillerle ortaya konması gerekir. Örneğin, borçlunun gelecekteki gelir projeksiyonlarının gerçek dışı olması veya teminat gösterilen varlıkların değerinin abartılı olması, reddedilme gerekçesi olabilir.
Alacaklıların Dikkat Etmesi Gereken Kritik Noktalar ve Stratejiler
Konkordato sürecinde alacaklıların mağdur olmaması için izlemesi gereken bazı stratejik adımlar vardır. İlk olarak, alacaklılar konkordato ilanını öğrendikleri anda hukuki danışmanlık almalıdır. Süreç hızlı ilerler ve itiraz süreleri kısıtlıdır. Geç kalınan bir itiraz, hakkın kaybına neden olabilir.
İkinci olarak, alacaklılar borçlunun mali tablolarını bağımsız uzmanlara inceletmelidir. Borçlunun sunduğu bilanço ve gelir tabloları, gerçeği yansıtmayabilir. Bağımsız bir denetim raporu, alacaklıların projenin gerçekçiliğini değerlendirmesine yardımcı olur. Özellikle stok değerlemeleri, alacak senetlerinin tahsil edilebilirliği ve sabit kıymetlerin rayiç bedelleri dikkatle incelenmelidir.
Üçüncü nokta, diğer alacaklılarla koordinasyon sağlamaktır. Büyük alacaklılar, küçük alacaklıları etkileyerek oylamayı yönlendirebilir. Küçük alacaklılar, birlik oluşturarak seslerini duyurabilir ve daha iyi şartlar talep edebilir. Alacaklılar arası iletişim, kolektif bir güç oluşturarak borçlu üzerinde baskı kurmayı sağlar.
Dördüncü olarak, alacaklılar konkordato komiseri ile aktif iletişim halinde olmalıdır. Komiser, tarafsız bir gözlemci olarak görev yapar ancak alacaklıların endişelerini mahkemeye taşıyabilir. Şüpheli işlemler, mal kaçırma girişimleri veya projeye aykırı uygulamalar derhal komiserlere bildirilmelidir.
Son olarak, alacaklılar alternatif tahsilat yollarını da göz ardı etmemelidir. Konkordato süreci devam ederken, kefil veya garantörlerden tahsilat yapılabilir mi? Sigorta poliçeleri devreye girebilir mi? Bu tür alternatifler, konkordatonun başarısız olması durumunda alacaklıların zararını minimize edebilir.
Avukat Yusuf KILIÇKAN
27 Nisan 2026
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Konkordato ilan edildiğinde alacaklılar hemen icra takibi yapabilir mi? Hayır, konkordato mühleti verildiği anda alacaklılar yeni icra takibi başlatamaz ve mevcut takipler durur. Ancak rehinli alacaklılar belirli şartlarda haklarını takip etmeye devam edebilir.
2. Konkordato projesini kim hazırlar? Projeyi borçlu hazırlar ancak bu süreçte genellikle bir mali müşavir veya hukukçu desteği alır. Proje, mahkemeye sunulur ve alacaklıların incelemesine açılır.
3. Alacaklılar konkordato projesine nasıl itiraz edebilir? Alacaklılar, projenin tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde (genellikle 7 gün) mahkemeye dilekçe ile itiraz edebilir. İtiraz gerekçeleri somut delillere dayanmalıdır.
4. Konkordato kabul edilirse alacaklılar ne kadar alacak? Bu, projede belirtilen ödeme oranına bağlıdır. Genellikle alacaklılar, alacaklarının belli bir yüzdesini (örneğin %50-%70) nakit veya taksitle alırlar. Kalan kısım silinir.
5. Konkordato reddedilirse ne olur? Konkordato reddedilirse, borçlu hakkında iflas kararı verilir. Alacaklılar, iflas masasından pay almaya çalışır ancak bu süreç daha uzun ve tahsilat oranı genellikle daha düşüktür.
6. İşçi alacakları konkordato sürecinde nasıl etkilenir? İşçi alacakları önceliklidir. Konkordato projesinde işçi alacaklarının tamamının veya büyük kısmının kısa vadede ödenmesi taahhüt edilmelidir. Aksi halde proje reddedilebilir.
7. Konkordato müheti ne kadar sürer? Genellikle 3 aydır. Mahkeme, gerekli görürse bu süreyi 2 ay daha uzatabilir. Toplam mühet süresi 5 ayı geçemez.
8. Alacaklılar konkordato oylamasına katılmak zorunda mı? Katılmak zorunda değillerdir ancak katılmamak, haklarını kullanmamak anlamına gelir. Oylamaya katılarak projeyi kabul veya reddetmek, alacaklının menfaati açısından önemlidir.
9. Konkordato sürecinde borçlu malvarlığını satabilir mi? Borçlu, olağan ticari faaliyetleri kapsamında satış yapabilir ancak malvarlığını kaçırmaya yönelik satışlar yasaktır. Bu tür işlemler konkordatonun iptaline neden olabilir.
10. Konkordato ile borçlu tekrar iflas edebilir mi? Evet, eğer borçlu konkordato projesindeki yükümlülüklerini yerine getirmezse veya yeni borçlarını ödeyemezse, alacaklılar iflas talebinde bulunabilir.Avukat Yusuf KILIÇKAN 24 Mayıs 2024
Yazar Hakkında: Avukat Yusuf KILIÇKAN, ticaret hukuku, icra-iflas hukuku ve teknoloji hukuku alanlarında uzmanlaşmış deneyimli bir avukattır. Müvekkillerine karmaşık ticari uyuşmazlıklarda, iflas ve konkordato süreçlerinde stratejik hukuki danışmanlık sunmakta; ayrıca dijital dönüşümün hukuki boyutlarında, özellikle blockchain ve yapay zeka regülasyonlarında güncel gelişmeleri takip ederek çözüm odaklı hizmet vermektedir.
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki olay kendine özgü dinamiklere sahiptir. Somut bir hukuki sorununuz varsa, lütfen bir avukattan profesyonel destek alınız. Makaledeki bilgiler, yayınlandığı tarihteki mevzuata dayanmaktadır; mevzuat değişiklikleri içeriğin güncelliğini etkileyebilir.