Back to Blog
4/26/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
İDARE HUKUKU

Memuriyetten İhraç ve Disiplin Cezaları İptal Davası

Share
Memuriyetten İhraç ve Disiplin Cezaları İptal Davası

Devlet Memurlarının Hak ve Güvenceleri

TL;DR: Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde hafiften ağıra uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma olmak üzere beş kademede düzenlenmiştir. En ağır yaptırım olan memuriyetten çıkarma cezası, "bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere" sonuç doğurur ve yalnızca Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilebilir. Disiplin cezaları, cezanın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine iptal davası açılarak yargısal denetime taşınabilir; dava açılması yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz, ancak yürütmenin durdurulması kararı talep edilebilir. Ölçülülük, savunma hakkı ve zamanaşımı ihlalleri; Danıştay'ın ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri arasında en sık yer alan hukuki açıklardır.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN

Tarih: 26 Nisan 2026

Devlet Memurluğu Statüsü ve Disiplin Hukukunun Amacı

Devlet memurluğu, kişiye önemli güvenceler sağlayan özel bir statüdür. Bu statü, salt bir istihdam ilişkisinin ötesinde; atanma, ilerleme, emeklilik ve özlük hakları bakımından kanunla teminat altına alınmış bir hukuki pozisyon ifade eder. Bununla birlikte bu güvencelerin karşılığı olarak memur, kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda belirli ödevleri yerine getirmek ve belirli yasak fiillerden kaçınmak zorundadır.

Disiplin hukuku, bu dengeyi kuran mekanizmadır. DMK m. 124 uyarınca disiplin cezaları, "kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara" verilen yaptırımlardır.

Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Bu anlık etki özelliği, disiplin hukukunu ceza hukukundan ayıran en belirgin özelliklerden biridir.

Disiplin Cezası Türleri: Hafiften Ağıra Beş Kademe

Uyarma

En hafif disiplin cezası olan uyarma, memurun görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesidir. Görevle ilgili hususlarda kusurlu davranmak, görev sırasında amire saygısız davranmak, Devlete ait resmi araç ve gereçleri özel işlerde kullanmak, iş arkadaşlarına veya iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak gibi hâllerde uygulanır. Disiplin amirleri doğrudan verebilir.

Kınama

Memurun görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir; uyarmadan bir kademe ağır bir yaptırımdır. Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, hizmet dışında devlet memurunun itibarını sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak bu cezaya yol açabilir. Disiplin amirlerince verilebilir.

Aylıktan Kesme

Memurun brüt aylığından otuzda bir ile sekizde bir arasında kesinti yapılmasıdır. Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve eksiksiz yapmamak, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, Devlet malını özel menfaat amacıyla kullanmak, görevle ilgili yalan beyanda bulunmak bu cezayı gerektiren fiiller arasındadır. Disiplin amirleri doğrudan verebilir.

Kademe İlerlemesinin Durdurulması

Fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin bir ila üç yıl durdurulmasıdır. Göreve sarhoş gelmek veya görev yerinde alkol almak, özürsüz ve kesintisiz üç ila dokuz gün göreve gelmemek, görevi nedeniyle çıkar sağlamak, amire veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü hareketler yapmak, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, ticaret yasağına aykırı davranmak bu cezayı gerektirir. Disiplin kurulu kararı veya Vali kararıyla verilebilir.

Devlet Memurluğundan Çıkarma

Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmayı ifade eden bu ceza, disiplin hukukunun en ağır yaptırımıdır. Yalnızca disiplin amirinin talebi üzerine memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilebilir; disiplin amiri tek başına bu cezayı veremez.

Bu ceza verildiğinde memur, memuriyet statüsünü yalnızca söz konusu kurumda değil, tüm Devlet kurumlarında kalıcı olarak kaybeder. Ceza sicilden silinme kapsamı dışında tutulmuştur; başka deyişle uyarma veya kınamadan farklı olarak bu ceza hiçbir zaman özlük dosyasından silinmez.

Memuriyetten Çıkarmayı Gerektiren Fiiller

DMK m. 125/E'de bu cezayı gerektiren fiiller sınırlı sayım yöntemiyle belirlenmiştir:

İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur ve çalışma düzenini bozmak, boykot ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bunları tahrik etmek; yasaklanmış yayınları basmak, çoğaltmak veya dağıtmak; memurlukla bağdaşmayan biçimde siyasi partiye girmek; özürsüz ve kesintisiz yirmi gün veya bir takvim yılında toplam otuz gün göreve gelmemek; savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirin emirlerini yapmamak; amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak; memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak; yetkisiz olarak gizli bilgileri açıklamak; yurt dışında Devletin itibarını düşürecek ya da görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak; 5816 sayılı Kanuna aykırı fiiller işlemek.

2016 yılında KHK-676 ile eklenen ve ardından 7070 sayılı Kanunla aynen kabul edilen bir bent de DMK m. 125/E kapsamına dahil edilmiştir: terör örgütleriyle eylem birliği içinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak veya bu örgütlerin propagandasını yapmak.

Disiplin Soruşturması Süreci

Soruşturmanın Başlatılması

Disiplin suçuna konu fiilin öğrenilmesiyle süreç başlar. Fiil doğrudan amir tarafından tespit edilebileceği gibi şikâyet yoluyla da öğrenilebilir. DMK m. 127 uyarınca zamanaşımı süreleri, fiilin disiplin makamlarınca somut delillerle öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; soyut bir duyum bu tarihin tespiti için yeterli değildir.

Zamanaşımı kritik bir güvencedir: uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiillerde ilgili amir fiili öğrendikten itibaren bir ay içinde soruşturma başlatmak zorundadır. Memuriyetten çıkarma cezasında ise bu soruşturma başlatma süresi altı aydır. Her iki kategoride de fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Danıştay 12. Dairesi bu konuda önemli bir tutum geliştirmiştir: yalnızca bir inceleme raporuna dayanılarak, idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasından sonra disiplin cezası verilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur.

Soruşturmacının Atanması ve Tarafsızlık İlkesi

Soruşturma yapmaya yetkili amir, olayın tarafı, muhatabı veya mağduru konumunda bulunmamalıdır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2024/9 Esas sayılı kararında; disiplin soruşturmasını yürüten kişilerin olayla ilgisi bulunmamasının tarafsızlık ve nesnellik ilkeleri açısından zorunlu olduğu vurgulanmış; bu ilkeye aykırılığın başlı başına bir iptal gerekçesi oluşturduğu netleştirilmiştir.

Savunma Hakkı: Anayasal Güvence

DMK m. 130 uyarınca hiçbir memurun savunması alınmadan disiplin cezasına hükmedilmesi mümkün değildir. Savunma için memurun en az yedi gün süre verilmesi zorunludur; bu süre kısaltılamaz. Memuriyetten çıkarma cezasında savunma hakkı daha da geniş kapsamlıdır: DMK m. 129/2 uyarınca hakkında çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye ve disiplin kurulunda sözlü ya da yazılı olarak bizzat ya da vekili aracılığıyla savunma yapma hakkına sahiptir.

Savunmanın hiç alınmaması ya da zorunlu süreye uyulmaksızın alınması, disiplin cezasının usul yönünden hukuka aykırılığını doğurur ve iptal sebebi oluşturur.

Cezayı Vermekle Yetkili Makamlar

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından doğrudan verilebilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası Disiplin Kurulu kararı veya Vali kararıyla uygulanır. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise ancak ve ancak Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilebilir. Disiplin kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunun ayrıca ceza tayin etme yetkisi bulunmamaktadır; kurul önerilen cezayı kabul ya da reddeder, değiştiremez.

Disiplin soruşturması tamamlandıktan sonra uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları 15 gün içinde verilmek zorundadır.

Disiplin Hukukunun Temel İlkeleri

Ölçülülük İlkesi

Disiplin hukukunun belki de en güçlü güvencesi ölçülülük ilkesidir. Danıştay, yerleşik içtihadında; disiplin cezasına konu eylem ile uygulanan yaptırım arasında adil ve makul bir dengenin gözetilmesi gerektiğini, bu dengenin üç alt ilkeye dayandığını ortaya koymuştur: elverişlilik, yani yaptırımın amaca ulaşmak için elverişli olması; zorunluluk, yani başka daha hafif bir yaptırımla amacın gerçekleştirilemeyeceği; ve orantılılık, yani yaptırımın ulaşılmak istenen amaçla orantılı olması.

Danıştay, başarılı sicile sahip ve ödül almış memurlar hakkında bir alt derece hafif ceza uygulanmamasının haklı kılacak gerekçenin açıkça ortaya konulmasını zorunlu kılmaktadır; bu gerekçe sunulmadan verilen ceza kararlarını iptal etmektedir.

Cezada Kanunilik İlkesi

DMK'da sayılan beş ceza türü dışında memura farklı veya ağır bir yaptırım uygulanamaz. Örneğin görev yeri değiştirme, disiplin cezası olarak kullanılamaz. Bununla birlikte disiplin hukuku, suç tipinde kıyasa kısmen izin vermektedir: DMK m. 125/4 uyarınca sayılan fiillere "nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde" bulunanlara da aynı türden disiplin cezası verilebilir.

Tekerrür

Bir disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde aynı fiilin tekrarı hâlinde bir derece ağır ceza uygulanır. Ayrıca farklı fiillerden dolayı aynı cezanın üçüncü kez alınması da bir derece ağır cezaya yol açar.

Lehe Uygulama

Geçmiş hizmetleri olumlu ve başarı belgesi bulunan memurlar hakkında bir derece hafif ceza uygulanabilir.

Disiplin Cezasına İtiraz: İdari Yol

Disiplin cezaları tebliğ edildiğinde memur, 60 günlük dava açma süresini beklemeden önce idari itiraz yoluna başvurmayı tercih edebilir. Ancak uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz mercii disiplin amirinin üstüdür; bu itiraz yapılmadan da doğrudan dava açılabilir. Önemli bir pratik kural: itiraz, tebliğden itibaren ilk 7 gün içinde yapılırsa 60 günlük dava açma süresi dondurulur ve itiraz süreci sonunda kaldığı yerden devam eder.

İtiraz mercii 30 gün içinde karar vermezse itiraz reddedilmiş sayılır.

Disiplin Cezasının İptali İçin Dava Yolu

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Disiplin cezalarına karşı açılacak iptal davaları idare mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, genel kural olarak memurun görev yaptığı yer idare mahkemesidir. Memuriyetten çıkarma cezasının iptali davasında ise memurun son görev yaptığı yer idare mahkemesi yetkilidir.

60 Günlük Hak Düşürücü Süre

Disiplin cezasının tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine iptal davası açılmalıdır. Bu süre İYUK m. 7 kapsamında uygulanmakta olup hak düşürücü niteliktedir. Sürenin son günü tatil gününe denk gelirse takip eden ilk iş günü sonuna kadar uzar.

Adli tatil döneminde (20 Temmuz – 31 Ağustos) sürenin dolması durumunda 1 Eylül'den itibaren 7 gün daha uzar. E-tebligat yoluyla yapılan tebligatlarda bildirimin sisteme yüklendiği günü izleyen beşinci günün sonunda tebligat gerçekleşmiş sayılır; 60 günlük süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

İptal davası açarken yürütmenin durdurulması kararı da talep edilmelidir. Vergi mahkemelerinden farklı olarak disiplin cezasına karşı dava açılması tahsili ya da cezanın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle, özellikle memuriyetten çıkarma cezalarında mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması kritik önem taşır.

Davanın İnceleme Kapsamı

İdare mahkemesi disiplin cezasını hem usul hem de esas yönünden inceler. Usul denetiminde; zamanaşımının geçip geçmediği, savunma hakkının usulüne uygun kullanılıp kullandırılmadığı, yetkili makamın imza atıp atmadığı ve yasal sürelerin gözetilip gözetilmediği sorgulanır. Esas denetiminde ise isnat edilen fiilin sübut bulup bulmadığı, eylemin atfedilen disiplin suçuna uygun düşüp düşmediği ve ölçülülük ilkesine uygun bir yaptırım seçilip seçilmediği değerlendirilir.

İptal Kararının Sonuçları

Mahkemenin disiplin cezasını iptal etmesi, memurun hiç ceza almamış gibi eski statüsüne döndürülmesini sağlar. Memuriyetten çıkarma cezasının iptali hâlinde memur eski görevine iade edilir; cezanın uygulandığı dönem boyunca yoksun kaldığı tüm özlük hakları ve maaş farkları yasal faiziyle birlikte ödenir. Bu özlük hakkı talebi dilekçeye açıkça yazılmalı; gerekirse ayrıca tam yargı davası açılmalıdır.

Danıştay Temyiz Denetimi: Her Ceza Danıştay'a Taşınamaz

İdare mahkemesi kararına karşı Bölge İdare Mahkemesi'nde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak her disiplin davası Danıştay temyiz aşamasına taşınamaz. İYUK m. 46 kapsamında temyiz yolu, memuriyetten çıkarma sonucunu doğuran cezalar ile bazı özel statülü personele ilişkin meslekten çıkarma işlemleri bakımından açıktır.

Bu konudaki belirleyici emsal, Danıştay 2. Dairesi'nin 2024/4476 E., 2024/5747 K. sayılı ve 25.11.2024 tarihli kararıdır. Söz konusu kararda; dört ay kısa süreli durdurma cezasının memuriyetten çıkarma sonucunu doğurmadığı tespitinden hareketle bu cezaya ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olmadığına hükmedilmiştir. Bu karar, uygulanan cezanın statüye etkisinin temyiz yolunun açıklığını doğrudan belirlediğini ortaya koyması bakımından yol gösterici niteliktedir.

Temyiz yolu açık olan davalarda, Bölge İdare Mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a başvurulmalıdır.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru

Disiplin cezası süreçleri idari yargıda kesinleştikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu açılır. AYM bu alanda emsal niteliğinde kararlar vermiştir:

AYM, 2019/2230 sayılı ve 12.06.2024 tarihli kararında; disiplin cezası sürecinde başvurucunun görüşmelerin kendi hattından gerçekleştirilmediğine dair iddiasının yargılama mercilerince karşılanmamasını ve ceza mahkemesince verilen beraat kararının dikkate alınmamasını gerekçeli karar hakkının ihlali olarak kabul etmiştir.

AYM, 2021/8194 Esas ve 18.12.2024 tarihli kararında ise; kurum içi eleştiriyi içeren şikâyet dilekçesi nedeniyle jandarma personeline verilen disiplin cezasının ifade özgürlüğünün ihlaline yol açtığına karar vermiştir. Bu karar, idarenin iç işleyişine yönelik eleştirinin meşruiyet zeminini güçlendirmesi bakımından önem taşımaktadır.

Danıştay 12. Dairesi de 23.03.2019 tarihli 2012/8980 E., 2016/1586 K. sayılı kararında; bir öğretmenin özel telefon görüşmeleri ve internet üzerinden gerçekleştirdiği uygunsuz içerikli görüntüleşmenin, memurlukla ilgili disiplin hukukunun kapsamı dışında kaldığını ve bu fiilin disiplin suçu olarak değerlendirilmesinin özel hayata saygı hakkının ihlaline yol açacağını ortaya koymuştur. Özel alanın bu biçimde korunması, disiplin hukukunun sınırlarının belirlenmesinde önemli bir içtihat olarak yerini almıştır.

Ceza Mahkemesi Beraat Kararının Disiplin Yargılamasına Etkisi

Uygulamada sıkça karşılaşılan sorulardan biri şudur: ceza mahkemesinde beraat eden memur, disiplin cezasından da kurtulur mu? Cevap doğrudan "hayır" olmakla birlikte nüansları önemlidir. Ceza yargılaması ile disiplin yargılaması bağımsız süreçlerdir; ispat standartları ve amaçları farklıdır. Bununla birlikte AYM, beraat kararının disiplin sürecinde dikkate alınmamasını tek başına ihlal sebebi olarak kabul etmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarının disiplin süreci üzerindeki etkisi de güncel Danıştay ve AYM içtihatlarıyla netleşmiştir: HAGB kararı sanık hakkında hukuki sonuç doğurmadığından, bu karar memuriyet açısından mahkûmiyet hükmü olarak değerlendirilemez.

Pratikte En Çok Yapılan Hatalar

60 günlük süreyi vergi davalarındaki 30 günlük süreyle karıştırmak: Disiplin cezalarına karşı dava açma süresi 60 gündür; vergi ihbarnamelerindeki 30 günlük kural burada uygulanmaz.

Yürütmenin kendiliğinden durduğunu zannetmek: Disiplin cezasına karşı dava açılması, cezanın uygulanmasını otomatik olarak durdurmaz. Özellikle memuriyetten çıkarma kararlarında göreve devam edebilmek için yürütmenin durdurulması kararı talep edilmesi zorunludur.

Savunma süresine dikkat etmemek: İdarenin memurun savunmasını en az 7 gün süre tanımadan alması, iptal için güçlü bir usul gerekçesidir. Söz konusu süreye uyulmadan alınan savunma, alınmamış kabul edilebilir.

Zamanaşımını gözden kaçırmak: İdarenin fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde (veya çıkarma cezasında altı ay içinde) soruşturma başlatmaması ceza verme yetkisini düşürür; bu husus doğrudan dilekçede ileri sürülmesi gereken temel savunma argümanlarından biridir.

Yetkisiz makamın imzaladığı cezaları görmezden gelmek: Memuriyetten çıkarma kararının Yüksek Disiplin Kurulu yerine farklı bir makam tarafından verilmiş ya da imzalanmış olması, söz konusu işlemi yetkisiz makam işlemi hâline getirir ve yetki yönünden iptale tabidir.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

26 Nisan 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Memuriyetten çıkarma cezasına karşı dava açma süresi ne kadardır?

Cezanın tebliğinden itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelik taşır. İdari itiraz yoluna ilk 7 gün içinde başvurulmuşsa süre dondurulur; itiraz sonuçlandıktan sonra kalan süre işlemeye devam eder.

2. Disiplin cezasına karşı dava açılırsa cezanın uygulanması durur mu?

Hayır. Disiplin cezalarına karşı dava açılması, vergi davalarında olduğu gibi yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz. Özellikle memuriyetten çıkarma söz konusu olduğunda, göreve devam edebilmek için mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı ayrıca talep edilmeli ve bu talep dilekçede açıkça yer almalıdır.

3. Ceza mahkemesinde beraat etmek disiplin cezasını da ortadan kaldırır mı?

Doğrudan kaldırmaz; ancak beraat kararının disiplin sürecinde dikkate alınmaması Anayasa Mahkemesi'nce gerekçeli karar hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. Ceza ve disiplin yargılamaları bağımsız süreçlerdir; ispat standartları farklıdır.

4. Savunma alınmadan verilen disiplin cezası geçerli mi?

Hayır. DMK m. 130 uyarınca savunma alınmadan disiplin cezası verilemez; bu güvence kısıtlanamaz. Savunma için en az 7 gün süre tanınması zorunludur. Bu kurala aykırı verilen ceza, usul yönünden hukuka aykırı sayılarak iptal edilir.

5. Devlet memurluğundan çıkarılan kişi hiçbir zaman tekrar memur olamaz mı?

DMK m. 98/a uyarınca bu ceza "bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere" sonuç doğurur. Ancak iptal davası kazanılırsa ceza ortadan kalkar ve eski göreve iade mümkün olur. Ayrıca çok nadir olmakla birlikte disiplin affı kanunları da bu yasağı kaldırabilir; yüz kızartıcı suçlar ve terör suçlarından kaynaklanan cezalar genellikle affın kapsamı dışında tutulur.

6. Hangi disiplin cezaları Danıştay'a taşınabilir?

Yalnızca memuriyetten çıkarma sonucunu doğuran disiplin cezaları ve bazı özel statülü personelin meslekten ihraç işlemleri Danıştay temyiz denetimine tabidir. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları Bölge İdare Mahkemesi kararıyla kesinleşir; Danıştay yoluna gidilemez. Danıştay 2. Dairesi'nin 2024/4476 E., 2024/5747 K. sayılı kararı bu sınırı açıkça ortaya koymuştur.

7. Zamanaşımı süresi geçirilmiş bir disiplin soruşturması devam ettirilebilir mi?

Hayır. Zamanaşımı ceza verme yetkisini sona erdirir; bu süreden sonra ceza verilemez. DMK m. 127 uyarınca öğrenme tarihinden itibaren birinci kademe cezalar için bir ay içinde soruşturma başlatılmalı ve nihayet iki yıl içinde ceza verilmelidir. Danıştay, bu süre geçtikten sonra yalnızca bir inceleme raporuna dayanılarak verilen cezaları iptal etmektedir.

8. Memuriyet statüsü sona erince disiplin soruşturması da düşer mi?

Hayır. Disiplin soruşturması devam ederken memuriyetten ayrılmış olan kişi hakkında soruşturma tamamlanmaya devam eder. Kesinleşen ceza özlük dosyasına kaydedilir; ilgili kişi ileride yeniden memuriyete dönmek isterse bu ceza dikkate alınır.

9. Disiplin cezası özlük dosyasından ne zaman silinebilir?

DMK m. 133 uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası dışındaki cezalar silinebilir. Uyarma ve kınama cezaları uygulanmasından 5 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları ise 10 yıl sonra memur tarafından talep üzerine silinebilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise hiçbir koşulda sicilden silinmez.

10. Disiplin soruşturmasında avukat tutmak zorunlu mu?

Yasal olarak zorunlu değildir. Bununla birlikte savunma hakkının etkili kullanımı, soruşturma evrakının incelenmesi, tanık dinletilmesi ve olası iptale dayanak oluşturacak usul hatalarının tespit edilmesi gibi teknik konular; deneyimli bir idare hukuku avukatıyla hareket edilmesini pratik bir zorunluluk hâline getirmektedir. Özellikle memuriyetten çıkarma söz konusu olduğunda bu tercih hayati önem kazanmaktadır.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, idare hukuku, ceza hukuku ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet gösteren uzman bir hukukçudur. Disiplin soruşturmaları, memuriyetten ihraç kararlarına karşı iptal davaları ve kamu personelinin özlük hakları konularında müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Disiplin süreçleri; kurumun tabi olduğu özel mevzuat, fiilin niteliği, soruşturmanın usulü ve somut olayın koşullarına göre önemli farklılıklar göstermektedir. Disiplin soruşturması veya memuriyetten ihraç kararıyla karşılaşanların, süreci geciktirmeden alanında uzman bir idare hukuku avukatına danışması önerilir. Makalede yer alan bilgiler, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve yargı içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.