Back to Blog
4/4/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
İCRA VE İFLAS HUKUKU

Senet Üzerindeki Yazı Ve Rakam Değerlerinin Farklılığı

Share
Senet Üzerindeki Yazı Ve Rakam Değerlerinin Farklılığı

TL;DR: TTK md. 588 gereği kambiyo senetlerinde yazı ile rakam arasında bedel farkı varsa yazıyla gösterilen miktara itibar edilir. Ancak bu kural mutlak değildir: yazı hanesini borçlunun doldurmadığı, tahrifat bulunmadığı ve miktarın hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı hallerde Yargıtay HGK, TMK md. 2'ye (dürüstlük kuralı) ve fiili karinenin gücüne dayanarak bu katı kuralın uygulanmamasına hükmetmiştir. Boş senet imzalamak ve senedi üçüncü kişilere doldurtmak pratikte ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

04.04.2026

Senette Yazı ile Rakam Çelişirse Ne Olur? TTK md. 588'in Anatomisi

Kambiyo senetleri — bono, poliçe ve çek — ticari hayatın en yaygın ödeme araçları arasında yer almakta; ancak düzenlenme sırasında yapılan hatalar veya kötü niyetli müdahaleler ciddi hukuki uyuşmazlıklara zemin hazırlamaktadır. Bu uyuşmazlıkların en sık karşılaşılan türlerinden biri, senedin bedel hanesine rakamla ve yazıyla yazılan miktarların birbirini tutmaması sorunudur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 690'ın yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanan TTK md. 588, bu çelişkiyi çözmek için açık bir kural koyar: senet bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazıyla gösterilen bedele itibar olunur. Bunun yanı sıra bedel yalnızca yazı veya yalnızca rakamla birden fazla kez gösterilip miktarlar birbirinden farklıysa en az olan bedel geçerli sayılır.

Bu düzenlemenin mantığı oldukça güçlüdür: rakamın değiştirilmesi görece kolayken, yazıyla yazılmış bir metnin sahte olduğunu belli etmeden düzenlenmesi çok daha güçtür. Kanun koyucu bu gerçeği sezmiş ve sahtecilik riskine karşı yazılı metni esas almıştır.

Emsal Karar: 900 TL'lik Bono Nasıl 900.000 TL'ye Dönüştü?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu kuralı derinlemesine ele aldığı emsal karar, gündelik hayatın içinden bir uyuşmazlığa ilişkindir.

Davacı polis memuru, müteahhitten 67.000 TL'ye daire satın almış ve taşınma sürecindeki elektrik aboneliği masrafı için 900 TL borç altına girmiştir. Senet, üçüncü bir kişi tarafından düzenlenmiş; rakam hanesine "900 TL", yazı hanesine ise "dokuz yüz bin lira" yazılmıştır. Alacaklı bu senedi 900.000 TL üzerinden icra takibine koymuş, borçlu ise menfi tespit davası açmıştır.

Yerel mahkeme, taraflar arasında bu meblağı makul kılacak herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, bankadan kredi çekerek daire alan bir polis memurunun aynı kişiye 900.000 TL nakit borçlanmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını ve bedelin senedin düzenleme dönemindeki para birimi değişikliğinden kaynaklanan bir yazım hatasından ibaret olduğunu tespit ederek davayı kabul etmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bu kararı bozmuş; mahkeme direnmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu'na taşınmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 18.06.2019 tarihli ve 2017/827 E., 2019/689 K. sayılı kararıyla direnme kararını onamış ve hayatın olağan akışına aykırılığın TTK md. 588'in otomatik uygulanmasını engelleyecek nitelikte bir fiili karine oluşturduğuna hükmetmiştir.

TTK md. 588'in Uygulama Koşulları ve Sınırları

Kural görünürde basittir; ancak uygulaması katmanlı bir değerlendirme gerektirir.

Kuralın temel uygulama alanı, yazı hanesinin borçlu tarafından ya da borçlunun bilgisi dahilinde üçüncü kişilerce doldurulduğu hallerdir. Senet üzerinde herhangi bir tahrifat, silme veya kazıma yapılmamışsa ve tüm haneler tek bir seferde aynı el tarafından yazılmışsa kural kural olarak işler.

Kuralın uygulanamayacağı haller ise birkaç farklı çerçevede ortaya çıkabilir. Yargıtay içtihadının süregelen eğilimi, yazı hanesinin borçlu tarafından doldurulmadığı ve rakam hanesinde tahrifat bulunduğu istisnai durumlarda bu kuralın işletilmesinin hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacağını kabul etmektedir. Somut olayda ise tahrifat yoktur; ancak hayatın olağan akışına aykırılık o denli belirgindir ki mahkeme TMK md. 2'ye dayanarak sonuca ulaşmıştır.

Para birimi kargaşasının rolü de bu davada belirleyici bir etken olmuştur. Türkiye 2005 yılında liranın altı sıfırını kaldırmış, 2009 yılında ise "YTL" ibaresinden "TL"ye geri dönülmüştür. Senet 2009 yılında düzenlenmiştir. Bu geçiş döneminin yarattığı kavram karışıklığı, yazı hanesindeki "dokuz yüz bin lira" ifadesini sehven oluşan bir yanılgının ürünü hâline getirmiş ve bu yanılgıyı kötüye kullanan tarafın elde etmek istediği haksız kazanımı hukuki korumadan yoksun bırakmıştır.

Fiili Karine ve Hayatın Olağan Akışı

Hukukta karine, bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olgunun çıkarımıdır. Yargıtay, özellikle ispat güçlüğü yaşanan davalarda "hayatın olağan akışı" kavramını fiili karine olarak işletmekte ve bu karinenin hâkimin vicdani kanaatini doğrudan besleyebileceğini kabul etmektedir.

Bu davanın en önemli metodolojik katkısı şudur: borçlu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğini, ekonomik durumlarını, banka ve defter kayıtlarını ve senedin düzenlenme bağlamını ortaya koyarak iddiasının hayatın olağan akışıyla örtüştüğünü göstermiştir. Buna karşılık alacaklı, 900.000 TL'lik meblağın gerçekten elden verildiğini ispatlayamamıştır. Yargıtay HGK bu noktada açık bir ilke benimsemiştir: hayatın olağan akışına dayanan taraf artık iddiasını ispat yükümlülüğünden kurtulur.

Boş Senet İmzalamanın Hukuki Tehlikesi

Bu emsal kararın pratikte en kritik mesajı boş senet meselesiyle ilgilidir. Gündelik ticari hayatta kişiler zaman zaman güven ilişkisine dayanarak ya da zorunluluk hissederek bedel hanesi boş bırakılmış senetler imzalamaktadır. Bu alışkanlık son derece risklidir.

Türk hukukunda açık senet, imzalayanın sonradan doldurulmasına rıza gösterdiği bir belgedir. Senet daha sonra kararlaştırılan miktarı aşan bir rakamla doldurulursa sorumlu tutulacak olan ticaret mahkemesi önünde bunu ispat etmek zorunda kalacak olan taraf çoğunlukla borçludur. İmzalanmış bir senetteki yazı ile rakam arasındaki çelişkiyi TTK md. 588'e dayanarak lehine kullanan alacaklıya karşı savunma yapabilmek, bu davada olduğu gibi güçlü fiili karineler ve destekleyici deliller gerektirmektedir.

İşçilerin işverene boş senet imzalaması uygulaması da bu riskin en sık karşılaşılan biçimlerinden biridir. Bu tür senetler Yargıtay içtihadında iş hukukunun baskı yasağına aykırı kabul edilmekte ve geçersiz sayılmaktadır. Ancak bu geçersizliğin yargı önünde ispat edilmesi yine ciddi bir delil yükü gerektirmektedir.

TMK md. 2 ve Katı Kuralların Dürüstlük İlkesiyle Sınırlandırılması

Türk Medeni Kanunu md. 2, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağını öngörür.

Yargıtay HGK bu kararında örtülü biçimde şu mesajı vermektedir: TTK md. 588'in katı biçimde uygulanmasını isteyen taraf, bu uygulamadan elde edeceği yarar ile oluşacak hak kaybı arasındaki orantısızlığı görmezden gelemez. Yazı hanesindeki miktarın hayatın olağan akışıyla hiçbir şekilde bağdaşmaması, bu uygulamanın TMK md. 2 kapsamında kötüye kullanım sayılmasına zemin hazırlar. Katı biçimcilik hakkaniyet ilkesini zedeliyorsa kural geri çekilmek zorundadır.

Pratik Sonuçlar ve Alınacak Önlemler

Bu emsal karardan çıkarılması gereken pratik sonuçlar şu başlıklar altında özetlenebilir.

Senet düzenleme aşamasında yazı ve rakam hanelerinin her ikisinin de açık ve tutarlı biçimde doldurulması zorunludur. Herhangi bir hanenin boş bırakılması senedin sonradan manipüle edilmesine zemin hazırlar. Senedin üçüncü kişilerce doldurulması halinde borçlunun bu kişinin nasıl yetkilendirildiğini belgelemesi önem taşır.

Menfi tespit davası açılması gereken hallerde borçlunun yapması gereken ilk şey fiili karineyi güçlendiren tüm delilleri bir an önce koruma altına almaktır: taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğini gösteren sözleşmeler, yazışmalar, banka kayıtları, defter kayıtları ve makbuzlar bu delillerin başında gelmektedir.

Senetteki miktarın hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığının gösterilmesi ispat yükünü etkin biçimde kaydırmaktadır. Alacaklı bu noktadan sonra iddiasını destekleyen banka transferleri, nakit çekimler ya da defter kayıtları sunmak zorundadır; aksi halde yüksek meblağlı iddianın gerçekliği sarsılmış olur.

Sonuç

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu kararı, TTK md. 588'in mekanik bir şekilde uygulanmasının her zaman doğru sonucu vermediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kambiyo hukuku kuralları emredici nitelikte olmakla birlikte, hukuk düzeninin tümünü kaplayan dürüstlük ilkesi bu kuralların belirli hallerde yumuşatılmasına olanak tanımaktadır. Fiili karine olarak hayatın olağan akışı, ispat güçlüğü yaşayan borçlunun elindeki en güçlü savunma aracıdır. Ancak bu araç tek başına yetmez; destekleyici deliller olmaksızın karine soyut kalır ve sonuca taşınmaz.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

04.04.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Senette rakamla ve yazıyla yazılan bedel farklıysa hangi miktar geçerlidir? TTK md. 588 gereğince yazıyla gösterilen bedel esas alınır. Bu kural bono, poliçe ve çeke uygulanır.

Bu kural her durumda geçerli midir? Hayır. Yargıtay içtihadı, yazı hanesinin borçlu tarafından doldurulmadığı ve miktarın hayatın olağan akışıyla hiçbir şekilde bağdaşmadığı hallerde bu kuralın TMK md. 2 çerçevesinde uygulanmayabileceğini kabul etmektedir.

Hayatın olağan akışına aykırılık nasıl ispat edilir? Taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğini, ekonomik durumlarını, banka ve defter kayıtlarını ortaya koymak gerekir. Senedin düzenlenme sebebinin yüksek miktarı haklı kılmaması, karine değeri taşımaktadır.

Senet üçüncü bir kişi tarafından doldurulduysa sorumluluk kime aittir? Senet imzacısına aittir. Üçüncü kişi tarafından doldurulması sorumluluktan kurtarıcı değildir; borçlunun bu kişinin yetkisini nasıl kullandığını belgelemesi gerekebilir.

Boş senet imzalamak hukuki açıdan riskli midir? Evet, son derece risklidir. Açık senet sonradan kararlaştırılanı aşan bir miktarla doldurulursa borçlunun bunu ispat yükü ağır olacaktır.

İşçinin işverene imzaladığı boş senet geçerli midir? Yargıtay içtihadı bu tür senetleri, iş hukukunun baskı yasağına aykırı kabul ederek geçersiz saymaktadır. Ancak geçersizliğin yargı önünde kanıtlanması yine de delil yükü doğurmaktadır.

Menfi tespit davası açılacaksa ne kadar süre içinde açılmalıdır? İcra takibinin tebliğinden itibaren ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması için gecikmeden hareket edilmesi şarttır. Asıl dava için genel zamanaşımı süreleri geçerlidir; ancak hak kayıplarını önlemek adına erken adım atmak kritik önem taşır.

Senedin bedeli hem yazı hem rakamla birden fazla kez yazılmış ve hepsi farklıysa ne olur? TTK md. 588'in ikinci fıkrası uyarınca bu durumda en az olan bedel geçerli sayılır.

Para birimi değişikliğinden kaynaklanan yazım hatası hukuki savunma gerekçesi olabilir mi? Yargıtay HGK'nın bu kararında olduğu gibi, YTL'den TL'ye geçiş dönemindeki kavram karışıklığından kaynaklanan yazım hatası fiili karine değerlendirmesinde belirleyici bir etken olarak kabul edilmiştir.

Alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilirse ayrıca tazminat talep edilebilir mi? Evet. İcra ve İflas Kanunu kapsamında kötü niyet tazminatı talep edilebilir; ancak kötü niyetin kanıtlanması gerekir. Dava konusu olayda kötü niyet ispat edilemediğinden bu talep reddedilmiştir.

Yazar Hakkında: Avukat Yusuf KILIÇKAN, ticaret hukuku, kambiyo senetleri uyuşmazlıkları ve icra hukuku alanlarında faaliyet gösteren bir hukukçudur. Senet ve çek kaynaklı ticari uyuşmazlıklarda stratejik savunma ve alacak takibi konularında deneyim sahibidir. Ayrıntılı bilgi ve iletişim için: yusufkilickan.av.tr

Yasal Uyarı: Bu makale, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.06.2019 tarihli, 2017/827 E. ve 2019/689 K. sayılı kararı ve güncel Yargıtay içtihadı esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her senet uyuşmazlığı kendine özgü vakıa koşulları içerdiğinden, hak kaybına uğramamak adına somut hukuki değerlendirme için uzman bir avukattan görüş alınması önerilir.