Back to Blog
4/7/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
YABANCI MAHKEME KARARLARI

United States v. Rahimi (İkinci Ek Madde ve Kamu Güvenliği)

Share
United States v. Rahimi (İkinci Ek Madde ve Kamu Güvenliği)

TL;DR Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi (SCOTUS), United States v. Rahimi kararıyla, İkinci Ek Madde (Second Amendment) kapsamındaki bireysel silahlanma hakkının mutlak olmadığını tescil etti. Mahkeme, aile içi şiddet nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ve toplum için tehlike arz ettiği yargı kararıyla sabit olan kişilerin silah taşıma hakkının geçici olarak kısıtlanabileceğine hükmetti. Bu karar, 2022 tarihli Bruen kararındaki "tarihi gelenek" testini yumuşatarak, anayasal haklar ile kamu güvenliği arasındaki dengeyi modern bir düzleme taşıdı.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN

Tarih: 7 Nisan 2026

Anayasal Hak vs. Kamu Güvenliği: United States v. Rahimi ve Silah Taşıma Özgürlüğünün Sınırı

Hukuk sistemlerinde bir hakkın "anayasal" olması, onun her koşulda dokunulmaz olduğu anlamına gelmez. United States v. Rahimi davası, Amerikan hukuk tarihindeki en tartışmalı maddelerden biri olan "silah bulundurma ve taşıma hakkı" ile devletin "vatandaşlarını şiddetten koruma yükümlülüğü" arasındaki çatışmanın zirve noktasıdır. Bu analiz, kararın doktriner temellerini, 2022 tarihli Bruen içtihadı üzerindeki etkisini ve 2026 yılı ceza hukuku uygulamalarına yansımalarını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.

Davanın Arka Planı: Zackey Rahimi Vakası

Zackey Rahimi, kız arkadaşına yönelik darp ve tehdit eylemleri nedeniyle hakkında sivil bir uzaklaştırma kararı bulunan bir bireydir. Bu karar uyarınca, federal yasalar gereği (18 U.S.C. § 922(g)(8)) silah bulundurması yasaklanmıştır. Ancak Rahimi, bu yasağa rağmen bir dizi silahlı olaya karışmış ve evinde yapılan aramada silahlar ele geçirilmiştir.

Hukuki tartışma, Rahimi'nin mahkûmiyetinden ziyade, bu federal yasanın "anayasal olup olmadığı" üzerine odaklanmıştır. Alt mahkeme olan 5. Temyiz Mahkemesi, 2022'deki Bruen kararına dayanarak, Amerikan tarihinde aile içi şiddet faillerinin silah haklarını kısıtlayan "tarihi bir gelenek" bulunmadığı gerekçesiyle yasayı anayasaya aykırı bulmuştu. SCOTUS, bu tehlikeli boşluğu kapatmak üzere dosyayı ele almıştır.

"Tarihi Gelenek" Testinin Yeniden Yorumlanması

SCOTUS, 2022 yılında New York State Rifle & Pistol Association v. Bruen davasında yeni bir test ortaya koymuştu: Bir silah kısıtlamasının anayasal olması için, Amerika’nın kuruluş dönemindeki (1791) yasalarla "tarihi bir benzerlik" taşıması gerekiyordu.

Rahimi kararında Başyargıç John Roberts tarafından kaleme alınan çoğunluk görüşü, bu testin "tarihi bir ikiz" (historical twin) aramak değil, "tarihi bir analog" (historical analogue) aramak olduğunu netleştirdi. Mahkeme, 18. yüzyılda "aile içi şiddet" özelinde bir yasa olmasa bile, "toplum için tehlikeli kişilerin silahlarının alınmasına" dair yaygın bir hukuki gelenek (Affray ve Surety yasaları) olduğunu saptadı.

Kararın Hukuki Analizi: Geçici Kısıtlama ve Usulü Güvenceler

Mahkeme, 8-1 gibi ezici bir çoğunlukla, şu üç temel unsurun varlığı halinde silah kısıtlamasının anayasal olduğuna hükmetti:

  • Bireyselleştirilmiş Tespit: Kısıtlama genel bir gruba değil, mahkeme önünde tehlikeli olduğu ispatlanmış belirli bir kişiye uygulanmalıdır.
  • Tehlike Unsuru: Kişinin başkalarının fiziksel güvenliğine yönelik somut bir tehdit oluşturduğuna dair yargısal bir bulgu olmalıdır.
  • Geçicilik: Kısıtlama, tehlike durumu devam ettiği sürece (uzaklaştırma kararı süresince) geçerli olmalıdır.

Bu karar, İkinci Ek Madde savunucularının "her türlü kısıtlama anayasaya aykırıdır" tezini çürütürken, devletin "kamu güvenliği" adına müdahale yetkisini meşru bir zemine oturtmuştur.

Muhalefet Şerhi: Yargıç Clarence Thomas’ın İtirazı

Kararın tek muhalifi olan Yargıç Thomas, Bruen testinin sulandırıldığını savunmuştur. Thomas'a göre, 1791 yılında aile içi şiddet nedeniyle kimsenin silahına el konulmuyordu ve bu nedenle modern yasalar anayasaya aykırı kalmaya devam etmeliydi. Ancak bu görüş, diğer 8 yargıç tarafından "tarihi literalizm" (tarihi harfiyen uygulama) hatası olarak değerlendirilmiş ve reddedilmiştir.

2026 Yılı Uygulamaları ve Türk Hukuku ile Kıyas

2026 yılı itibarıyla ABD'de eyaletler, Rahimi kararını "kırmızı bayrak yasaları" (red flag laws) için bir dayanak olarak kullanmaktadır. Türk hukukunda ise 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma kararlarıyla birlikte kişinin silahına el konulması zaten yerleşik bir idari/adli uygulamadır. Rahimi kararı, en liberal silah yasalarına sahip bir sistemde bile, aile içi şiddetin "silah taşıma hakkından" daha üstün bir koruma değerine sahip olduğunu evrensel bir ilke olarak tescillemiştir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Bu karar tüm silah yasaklarını yasal mı kılıyor? Hayır. Karar sadece "tehlikeli olduğu mahkemece tespit edilen" kişilere yönelik kısıtlamaları kapsamaktadır. Genel ve ayrım gözetmeyen silah yasakları halen anayasal denetime tabidir.

2. Hakkında uzaklaştırma kararı olan herkesin silahı alınabilir mi? Evet, eğer uzaklaştırma kararı "fiziksel güvenlik tehdidi" bulgusuna dayanıyorsa, federal yasa uyarınca silah bulundurmak suç teşkil eder ve bu uygulama anayasaldır.

3. Bu karar kalıcı bir silah yasağı mı getiriyor? Hayır. Rahimi kararının özü kısıtlamanın "geçici" olmasıdır. Uzaklaştırma kararı sona erdiğinde, kişi eğer başka bir yasal engeli yoksa silah hakkını geri kazanabilir.

4. Kararın "tarihi gelenek" testiyle çelişmediği nasıl söylenebilir? Mahkeme, 1700'lerdeki "tehlikeli kişilerin silahsızlandırılması" prensibini genel bir ilke olarak kabul etti. Modern aile içi şiddet yasalarını bu kadim ilkenin güncel bir yansıması olarak nitelendirdi.

5. Karar 2026'daki yeni davaları nasıl etkiliyor? Özellikle akıl sağlığı yerinde olmayan veya uyuşturucu bağımlısı kişilerin silah haklarına getirilen kısıtlamalar, Rahimi kararı referans gösterilerek "kamu güvenliği" gerekçesiyle onanmaktadır.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, ceza hukuku, anayasal haklar ve uluslararası insan hakları hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir hukukçudur. Yüksek yargı kararlarının toplumsal dinamikler üzerindeki etkisi ve karşılaştırmalı anayasa hukuku üzerine çalışmaları bulunmaktadır.

İletişim: [av.yusufkilickan@gmail.com] Web: [yusufkilickan.av.tr]

Yasal Uyarı

Bu makale, Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi'nin United States v. Rahimi kararına ilişkin teknik ve hukuki bir incelemedir. Nisan 2026 itibarıyla güncel içtihatları yansıtmaktadır. Bu metin bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık teşkil etmez. Her somut olay, kendi yargı çevresi ve yasal mevzuatı uyarınca uzman bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir. SCOTUS kararları Türk mahkemeleri için bağlayıcı değildir; ancak karşılaştırmalı hukuk açısından önemli bir emsal niteliği taşır.

#scotus

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.