Alo 193 Hattı

Paylaş
06/09/2026
Alo 193 Hattı

TL;DR: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından kurulan Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM), 1 Eylül 2026 itibarıyla hizmete girmiş olup trafik ve kasko sigortası kapsamındaki hasar ihbarlarının tek bir merkezden yapılmasını sağlamakta, aynı zamanda vatandaşların kaza sonrası kendilerini arayan yetkisiz "hasar danışmanlığı" yapılarını SEDDK'ye bildirmesine imkân tanımaktadır. Bu sistem, esasında sigorta hukukundan çok, kaza mağdurlarının kişisel verilerinin hukuka aykırı biçimde elde edilip ticarileştirilmesi meselesini gündeme getirmektedir. Kaza tutanağı, hastane kaydı veya kolluk kayıtları üzerinden elde edilen bilgilerle mağduru arayıp vekâlet veya alacağın temliki yoluyla dosyasını devralan yapılar, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 35 ve m. 63 kapsamındaki avukatlık tekelini ihlal edebilmekte, verilerin sızdırılması ise TCK m. 136 ve kamu görevlisi eliyle gerçekleşmişse ağırlaştırılmış olarak TCK m. 137 kapsamında cezayı gerektirebilmektedir. Mağdurun aşırı yararlanma (, TBK m. 28) koşullarında imzaladığı devir sözleşmeleri ile sigorta şirketinden alınan yetersiz bedele karşılık imzalattırılan ve feragatnameler ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 111/2 uyarınca, düzenlendikleri tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilmektedir.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN | Tarih: 6 Eylül 2026

Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi Ne Getiriyor?

SEDDK tarafından hazırlanan beş aşamalı eylem planının son adımı olarak, 1 Eylül 2026'da Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) resmen hizmete girmiştir. Sisteme tüm sigorta şirketleri entegre edilmiş olup, ilk aşamada yalnızca zorunlu trafik sigortası ve kasko kapsamındaki hasar ihbarları çağrı merkezi veya web portalı üzerinden tek noktadan alınabilmektedir; başvuru sırasında bir ihbar numarası üretilmekte ve ilgili sigorta şirketinin takip eden iş günü içinde vatandaşla iletişime geçerek ekspertiz sürecini başlatması öngörülmektedir. SEDDK Başkanı Davut Menteş'in açıklamalarına göre sistemin bir diğer işlevi, kaza sonrasında vatandaşların kişisel bilgilerine hızla ulaşarak yanıltıcı aramalar yapan "hasar çeteleri" olarak tabir edilen yapılara ilişkin şikâyetlerin de aynı hat üzerinden SEDDK'ye iletilebilmesidir. Bu bildirimlerin ardından ilerleyen süreçte konuya ilişkin ek bir düzenleme yapılabileceği de yetkililerce ifade edilmiştir.

Asıl Mesele: Kaza Sonrası Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Elde Edilmesi

Bir trafik kazasının hemen ardından, mağdur hastaneden çıkmadan önce veya olay yerinden ayrılmadan telefonunun çalması, tesadüfi değildir. Bu durum, kaza tespit tutanakları, hastane acil servis kayıtları, kolluk kayıtları, çekici ve tamirhane operatörleri veya sigorta acente ekranları üzerinden elde edilen isim, telefon ve plaka bilgilerinin yetkisiz üçüncü kişilere aktarıldığı organize bir veri akışının göstergesidir. Bu verileri yetkisiz üçüncü kişilere aktaranlar ile bu verileri satın alarak mağduru arayanlar, TCK m. 136 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçundan iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir. Bu verilerin bir kamu görevlisi (kolluk personeli, kamu hastanesi çalışanı gibi) tarafından görevinin sağladığı imkândan yararlanılarak sızdırılması hâlinde ise, TCK m. 137 uyarınca ceza yarı oranında artırılarak uygulanmaktadır. Sigorta şirketleri, hastaneler ve benzeri kurumların kendi veri kayıt sistemlerinde gerekli teknik ve idari tedbirleri almamış olması da, KVKK m. 12 kapsamında ayrı bir veri güvenliği sorumluluğu ve idari para cezası riski doğurabilmektedir.

Yetkisiz Hasar Danışmanlığı ve Avukatlık Tekeli

Hasar takip şirketlerinin merkezindeki temel hukuki engel, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 35'teki avukatlık tekelidir; kanun işlerinde ve hukuki uyuşmazlıklarda idari ve adli merciler nezdinde hak takibi yapmak ve uzlaşma süreçlerini yürütmek münhasıran baroya kayıtlı avukatlara aittir. Bu çerçevede, Avukatlık Kanunu m. 63 özellikle önemlidir: baro levhasında yazılı olmayan kişilerin, kendilerine ait olmayan dava evrakını düzenlemesi, icra işlemlerini takip etmesi veya avukatlara ait diğer yetkileri kullanması yasaklanmış olup, avukatlık yapma yetkisi bulunmadığı hâlde muvazaalı yoldan alacak devralarak veya kanunun tanıdığı diğer hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir; maddenin ilk fıkrasına aykırı davranışlar için ise ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası uygulanabilmektedir. Ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve SEDDK düzenlemeleri çerçevesinde, sigorta eksperi, aktüer veya ruhsatlı acente sıfatı taşımayan üçüncü kişilerin sigorta tazminatlarının tahsiline aracılık etmesi ayrıca yasaklanmış durumdadır; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki uyuşmazlıkların takibi de yargılama faaliyeti niteliğinde olduğundan, temsil yalnızca ilgilinin kendisi veya baroya kayıtlı vekili aracılığıyla mümkündür.

Vekâletname mi, Alacağın Temliki mi?

Hasar takip şirketlerinin bir kısmı, doğrudan hukuki takip yaptıkları izlenimi vermekten kaçınmak amacıyla mağdura vekâletname yerine "alacağın temliki sözleşmesi" imzalatarak "biz vekil değiliz, alacağı satın aldık" savunmasına sığınmaya çalışmaktadır. Ancak bu tür bir sözleşmenin türü ne olursa olsun, mağdurun kaza anındaki şok, deneyimsizlik veya zor durumundan yararlanılarak gerçek değerinin çok altında bir bedelle imzalatılması hâlinde, TBK m. 28'deki aşırı yararlanma (gabin) hükümleri devreye girebilir; mağdur, sözleşmenin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde sözleşmeyi iptal ederek tazminatın tamamını talep edebilir. Ayrıca bu tür sözleşmelerin, avukatlık tekelini dolanmak amacıyla kurgulanması hâlinde TBK m. 27 uyarınca kanunun emredici hükümlerine aykırılık nedeniyle kesin hükümsüzlük (butlan) ile sakat olduğu da ileri sürülebilir. Bunun yanı sıra, mağdurdan noterde alınan ve tahsilat, sulh olma ve ibra yetkilerini içeren genel vekâletnamelerle sigorta şirketinden çekilen paraların mağdura hiç ödenmemesi veya fahiş bir komisyon kesilerek ödenmesi, somut olayın özelliklerine göre hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) veya nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-d) suçlarını oluşturabilir.

İmzalanan İbra Geçerli mi? KTK m. 111'in Sunduğu İkinci Şans

Hasar danışmanlık şirketi aracılığıyla sigorta şirketiyle düşük bir bedel karşılığında anlaşıp dosyasını kapattırmış bir mağdurun "iş işten geçti" şeklindeki yanılgısını gidermesi bakımından en önemli hüküm, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 111'dir. Bu maddenin birinci fıkrasına göre kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; ikinci fıkrasına göre ise tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma, ibraname veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık sürenin başlangıcının, yetersizliğin sonradan öğrenildiği tarih değil, ibra veya uzlaşmanın bizzat yapıldığı tarih olduğu özellikle vurgulanmalıdır; bu nedenle mağdurun süreyi kaçırmaması için mümkün olan en kısa sürede hukuki değerlendirme yaptırması önem taşımaktadır. Yargıtay uygulamasında, ödenen bedel ile bilirkişi raporunda tespit edilen gerçek zarar arasında bir misline yaklaşan bir fark bulunması, "yetersizlik" unsurunun somutlaştığı yönünde değerlendirilmektedir.

Aracılık Yasağı

Bazı hasar takip yapılarının arkasında fiilen bir avukatın bulunduğu da zaman zaman görülebilmektedir. Bu noktada Avukatlık Kanunu m. 48 açıkça hatırlatılmalıdır: avukata iş getirmeye aracılık edilmesi karşılığında ücret veya başka bir çıkar vaat edilmesi ve bu tür bir aracıyı kullanan avukatın bu ilişkiye girmesi yasaktır ve altı aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirmektedir; bu durum ayrıca ağır bir disiplin sorunu teşkil etmektedir. Bu nedenle bir kaza mağdurunun, kendisini arayan bir aracı yerine doğrudan bir avukatlık bürosuyla çalışması, yalnızca avukatlık tekeli bakımından değil, kendi hak ve menfaatlerinin korunması bakımından da önemlidir.

KTK m. 97 ve Alo 193'ün Usul Hukukundaki Rolü

Trafik kazası kaynaklı tazminat talepleri bakımından, zarar görenin dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması KTK m. 97 uyarınca bir dava şartıdır. Alo 193 üzerinden oluşturulan resmî kayıt, bu başvurunun yapıldığı tarihi tevsik eden bir belge işlevi görebileceğinden, hem mağdurlar hem de bu süreci takip eden avukatlar bakımından pratik bir fayda sağlamaktadır.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

6 Eylül 2026

Sıkça Sorulan Sorular

1. Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi nedir ve ne zaman hizmete girmiştir? SEDDK tarafından kurulan ve tüm sigorta şirketlerinin entegre olduğu bu merkez, 1 Eylül 2026 itibarıyla hizmete girmiş olup ilk aşamada trafik ve kasko sigortası hasar ihbarlarının tek noktadan yapılmasını sağlamaktadır.

2. Kaza sonrası beni arayan hasar danışmanları verilerimi nereden buluyor? Kaza tutanağı, hastane kaydı, kolluk kaydı veya sigorta acente ekranları gibi kaynaklardan hukuka aykırı şekilde elde edilen bilgiler, organize biçimde bu yapılara satılabilmekte veya aktarılabilmektedir; bu fiil TCK m. 136 kapsamında suç oluşturur.

3. Bu verileri bir kamu görevlisi sızdırırsa ceza değişir mi? Evet, verilerin polis, jandarma veya kamu hastanesi personeli gibi bir kamu görevlisi tarafından görevin sağladığı imkândan yararlanılarak sızdırılması hâlinde TCK m. 137 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.

4. Hasar takip şirketine vekâlet veya alacak devri yapmak yasal mıdır? Kural olarak hukuki hak takibi yalnızca baroya kayıtlı avukatlarca yapılabilir; bu tür şirketlerin hak takibi yapması Avukatlık Kanunu m. 35 ve m. 63 kapsamında yetkisiz hak takibi oluşturabilir.

5. Hasar takip şirketine imza verdim, artık geri dönüşü yok mu? Hayır, imzalanan devir sözleşmesi mağdurun zor durumundan yararlanılarak düşük bir bedelle yapılmışsa TBK m. 28 (gabin) kapsamında sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl içinde iptali istenebilir.

6. Sigorta şirketiyle imzaladığım ibra sözleşmesi her zaman bağlayıcı mıdır? Hayır, KTK m. 111/2 uyarınca yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan ibra veya uzlaşmalar, düzenlendikleri tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir.

7. Bu iki yıllık süre ne zamandan itibaren işlemeye başlar? Yetersizliğin sonradan fark edilmesinden değil, ibra veya uzlaşma sözleşmesinin bizzat düzenlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

8. Bana vekâletname veren bir avukat, aracı bir hasar şirketiyle çalışabilir mi? Hayır, Avukatlık Kanunu m. 48 uyarınca avukata iş getirmeye aracılık edilmesi karşılığında ücret veya çıkar vaadi ve bu ilişkiye giren avukatın davranışı yasaktır ve hem cezai hem disiplin sorumluluğu doğurabilir.

9. Kaza sonrası hukuki başvuru için hangi kanal esas alınmalıdır? Trafik kazası tazminatlarında sigorta şirketine yazılı başvuru KTK m. 97 uyarınca dava şartıdır; Alo 193 üzerinden yapılan bildirim bu başvuru tarihini tevsik eden pratik bir araç olarak kullanılabilir.

10. Kendimi arayan bir hasar danışmanını nereye şikâyet edebilirim? Bu tür yasa dışı aracılık faaliyetleri, Alo 193 hattı üzerinden SEDDK'ye bildirilebilmekte olup bu bildirimler ilgili mercilerce değerlendirilmektedir.

Yazar Hakkında

Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman

Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi, Avukatlık Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili diğer mevzuata ilişkin bilgiler yazının hazırlandığı tarih itibarıyla güncel kaynaklara dayanmakta olup somut bir trafik kazası veya sözleşme uyuşmazlığında bir avukata danışılması önerilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.