Blog'a Dön
3/11/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
İCRA VE İFLAS HUKUKU

Emsal Karar: Alacağın Geç Tahsili ve İcra Takibine Haksız İtiraz

Paylaş
Emsal Karar: Alacağın Geç Tahsili ve İcra Takibine Haksız İtiraz

Resmî Gazete'de yayımlanan iki yeni Yargıtay kararı, parasını geç tahsil edenlerin talep edebileceği tazminatlar ve icra takibine yapılan itirazların sonuçları hakkında çok önemli hukuki ilkeleri netleştirdi,. Bu kararlar, özellikle enflasyonist ortamda parasının değeri eriyen vatandaşlar ile borçlu olduğu halde takibi durdurmak için haksız itirazda bulunan kişilerin uyması gereken kuralları belirlemektedir,. Hukuk sistemimiz, bu yeni içtihatlarla hem ispat yükümlülüğünü ağırlaştırmış hem de kötü niyetli itirazların önüne geçmek için alacaklının haklarını koruma altına almıştır.

Munzam Zarar Talebinde Enflasyon Tek Başına Yeterli mi?

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atma tazminatının (idarenin bir taşınmaza usulüne aykırı el koyması bedeli) geç ödenmesi nedeniyle açılan munzam zarar davasını incelemiştir. Munzam zarar (aşkın zarar), borçlunun temerrüde düşmesi halinde alacaklının uğradığı zararın, kanuni temerrüt faiziyle karşılanamayan kısmını ifade eder. Davacı, paranın geç ödenmesi sebebiyle yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. Ancak mahkeme, genel ekonomik olumsuzlukların (paranın satın alma gücündeki azalma) tek başına zararın ispatı için yeterli olmadığını vurgulamıştır. Hukuk sistemimiz, munzam zararın varlığını bir karine (varsayım) olarak kabul etmemektedir. Bu durumda uygulanacak hukuk kurallarına göre davacının, paranın zamanında ödenmemesi nedeniyle şahsen ve somut olarak nasıl bir kayba uğradığını delillerle kanıtlaması şarttır. Örneğin, o parayla alacağı bir gayrimenkulün fiyatının artması veya bir borcunu ödeyemediği için maruz kaldığı ek faiz yükü gibi somut vakıalar ispatlanmalıdır. Sadece ülkedeki yüksek enflasyon oranlarına dayanarak faizi aşan bir zarar talep edilmesi, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur.

Borç Ödendikten Sonra İtirazın İptali Davası Açılabilir mi?

Bir diğer önemli karar ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından, icra takibine yapılan itirazların hukuki sonuçlarına ilişkin verilmiştir. Bir borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine haksız yere itiraz ederek takibi durdurabilir; ancak sonradan borcunu ödemesi durumunda dahi alacaklının "itirazın iptali" davası açma hakkı saklıdır. Bu davanın temel amacı, borçlunun itiraz ettiği tarihte bu itirazında haklı olup olmadığının mahkemece tespit edilmesidir. Borcun dava açılmadan hemen önce ödenmiş olması, alacaklının dava açmaktaki hukuki yararını ortadan kaldırmamaktadır.

Eğer mahkeme, borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verirse, borçlu borcu ödemiş olsa bile ciddi yaptırımlarla karşılaşabilir. Bu kapsamda borçlu; yargılama giderlerinden, vekalet ücretinden ve en önemlisi alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilen "icra inkâr tazminatından" sorumlu tutulacaktır. Bu düzenleme, borçluların sırf zaman kazanmak amacıyla icra takibine haksız yere itiraz etmelerini engellemek için getirilmiştir. Dolayısıyla, borçlu olduğunuz bir dosyada takibi durdurmak için yapılan her itirazın, borç ödense dahi ek maliyetler doğurabileceği unutulmamalıdır.

Yasal Uyarı: Bu yazı, Yargıtay ilamları ışığında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın özellikleri farklılık gösterebileceğinden, hak kaybına uğramamak için mutlaka profesyonel bir avukat desteği almanız önerilir.

Kaynaklar:

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2025/17014 E., 2026/1019 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/4018 E., 2026/18 K.

#yargitay-kararlari