Blog'a Dön
11/08/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
SAĞLIK HUKUKU

Genetik Testler ve Genetik Verilerin Hukuki Koruması

Paylaş
Genetik Testler ve Genetik Verilerin Hukuki Koruması

TL;DR: Genetik veri, KVKK m. 6 kapsamında sağlık verisiyle birlikte özel nitelikli kişisel veri statüsünde en yüksek koruma rejimine tabidir; 12 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun'la bu maddenin işleme şartları kökten yenilenerek AB Genel Veri Koruma Tüzüğü'yle daha geniş bir uyum zeminine taşınmıştır. Türkiye'de genetik test hizmeti sunan tüm tıbbi laboratuvarlar ve genetik hastalıklar tanı merkezleri, 24 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni bir Sağlık Bakanlığı yönetmeliğiyle ruhsatlandırma ve denetim rejimine tabi kılınmıştır. Genetik verinin en ayırt edici özelliği, yalnızca test yaptıran kişiyi değil biyolojik akrabalarını da ilgilendirmesi ve DNA örneğinin uygun koşullarda saklanması hâlinde gelecekte bugün öngörülemeyen yeni bilgilerin elde edilebilmesidir. ABD merkezli 23andMe'nin Mart 2025'teki iflası ve genetik veritabanının 305 milyon dolara satılması, genetik verinin şirket devri ve iflas süreçlerinde nasıl korunacağı sorusunu küresel ölçekte gündeme taşımıştır.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN
Tarih: 11 Ağustos 2026

Genetik Veri Neden Diğer Kişisel Verilerden Farklı?

DNA verisi, kişisel veriler evreninde kendine özgü bir konum işgal etmektedir. Değiştirilmesi mümkün olmayan, kişiye tamamen özgü bir bilgi kaynağıdır; ancak yalnızca test yaptıran kişiyi değil onun biyolojik akrabalarını da doğrudan ilgilendirmektedir. Bir kişinin genetik testi, çocukları, kardeşleri ve ebeveynleri hakkında da bilgi ortaya çıkarabilmektedir. Bunun da ötesinde, DNA veya RNA örneği uygun koşullarda saklandığında, bugün mevcut olmayan analiz teknolojileriyle gelecekte tamamen yeni genetik bilgilerin elde edilmesi mümkün hâle gelmektedir.

Bu özellikler, genetik veriyi geleneksel kişisel veri kategorilerinden ayıran ve hukuki korumanın neden bu kadar sıkı tutulması gerektiğini açıklayan temel unsurlardır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun kendi rehberinde de vurgulandığı üzere, DNA örneğinin kendisi ile bu örnekten analiz sonucunda elde edilen genetik veri birbirinden ayrı değerlendirilmekte; örneğin saklanma süresi ve amacı ayrıca denetime tabi tutulmaktadır.

Türkiye'de Genetik Test Hizmetlerinin Hukuki Çerçevesi: 2025 Yönetmeliği

Türkiye'de genetik test hizmeti sunan kuruluşların tabi olduğu temel düzenleyici çerçeve, 24 Ekim 2025 tarihli ve 33057 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvar Hizmetleri ve İleri Teknoloji Tıbbi Laboratuvar Uygulamaları Hakkında Yönetmelik'tir. Bu yönetmelik, kendisinden önce yürürlükte olan 4 Haziran 2024 tarihli Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği ile 10 Ocak 2020 tarihli Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'ni birleştirerek yürürlükten kaldırmıştır.

Yönetmeliğin kapsamı geniştir: tüm tıbbi laboratuvarları, genetik hastalıklar tanı ve değerlendirme merkezlerini, ileri tedavi amaçlı hücresel, genetik, moleküler ve rejeneratif uygulama yapan tedavi laboratuvarlarını ve insan dokusu, hücresi veya genetik materyalle çalışan araştırma-geliştirme laboratuvarlarını kapsamaktadır. Yeni bir genetik hastalıklar tanı ve değerlendirme merkezi açılabilmesi için Sağlık Bakanlığı'ndan ön izin alınması zorunlu tutulmuştur; kuruluş, sınıflandırma, ruhsatlandırma, faaliyet ve denetim süreçlerinin tamamı bu yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir.

Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Türkiye'de bir kuruluşun internet üzerinden genetik test satması, yalnızca "test satışı" olarak değerlendirilemez. Faaliyetin tıbbi laboratuvar veya genetik tanı hizmeti niteliği taşıyıp taşımadığı, numunenin nerede analiz edildiği, sonucun kim tarafından yorumlandığı ve yurt dışına gönderilip gönderilmediği gibi unsurlar, bu yönetmelik kapsamındaki ruhsatlandırma yükümlülüğünü doğrudan tetikleyebilmektedir.

Genetik Veriler ve KVKK m. 6: Özel Nitelikli Kişisel Veri Rejimi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6. maddesi, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini özel nitelikli kişisel veri olarak tanımlamaktadır. Bu kategoriye giren veriler, KVKK'nın en sıkı koruma rejimine tabidir.

12 Mart 2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren düzenlemeyle KVKK m. 6'yı kökten yenilemiştir. Değişiklik öncesinde sağlık ve cinsel hayat verileri ile diğer özel nitelikli veriler arasında ayrı işleme rejimleri mevcuttu; değişiklik sonrasında bu ayrım kaldırılmış, tüm özel nitelikli kişisel verilerin işlenebileceği hukuki sebepler tek bir çatı altında ve genişletilmiş biçimde yeniden düzenlenmiştir. Bu reform, Türk mevzuatını AB Genel Veri Koruma Tüzüğü'yle daha geniş bir uyum zeminine taşımıştır.

Bu değişikliğin genetik veri bakımından önemi büyüktür: eski sistemde "açık rıza her zaman zorunludur" biçiminde basitleştirilmiş bir anlatım yaygındı; yeni sistemde ise özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi için birden fazla alternatif hukuki sebep öngörülmüş olup açık rıza artık tek başvuru yolu değildir. Bununla birlikte, genetik test hizmeti sunan bir kuruluşun hangi hukuki sebebe dayanabileceği, faaliyetin somut niteliğine göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

DNA Örneğinin Saklanması: Geleceğe Yönelik Yeniden Analiz Riski

Genetik veri hukukunun en özgün ve en az bilinen boyutu, DNA örneğinin kendisi ile bu örnekten o anda elde edilen analiz sonucu arasındaki farktır. Bir laboratuvar, bugün belirli bir hastalık riskini test etmek amacıyla alınan tükürük veya kan örneğini sakladığında, bu örnek gelecekte tamamen farklı ve bugün öngörülemeyen genetik bilgilerin — örneğin henüz keşfedilmemiş bir hastalık geninin — tespiti için yeniden analiz edilebilir hâle gelmektedir.

Bu durum, veri sorumlusunun amaçla sınırlılık ve ölçülülük ilkeleri açısından özel bir yükümlülük altına girmesini gerektirmektedir. Örneğin ne kadar süreyle, hangi amaçla ve hangi güvenlik önlemleriyle saklanacağı; ilgili kişinin örneğin imha edilmesini talep etme hakkını nasıl kullanabileceği ve saklanan örneğin başka araştırma amaçlarıyla kullanılıp kullanılamayacağı, sözleşme ve aydınlatma metninde açıkça düzenlenmesi gereken kritik unsurlardır.

Genetik Verilerin Yurt Dışına Aktarılması

Türkiye'deki bir platform üzerinden genetik test satın alan bir tüketicinin tükürük örneğinin yurt dışındaki bir laboratuvara gönderildiği ve analiz sonuçlarının o ülkedeki sunucularda saklandığı senaryo, günümüz DTC (doğrudan tüketiciye yönelik) genetik test pazarında sık karşılaşılan bir durumdur. Bu senaryoda mesele artık yalnızca "genetik test yaptırma" değil, kişisel verinin yurt dışına aktarılması meselesine dönüşmektedir.

7499 sayılı Kanun'la değişen KVKK m. 9, yurt dışına veri aktarımı için AB GDPR'daki mekanizmalara benzer yeni bir sistematik getirmiştir. Buna göre kişisel veriler, m. 5 ve m. 6'daki işleme şartlarından birinin varlığı ve aktarımın yapılacağı ülke, sektör veya uluslararası kuruluş hakkında Kurul tarafından verilmiş bir yeterlilik kararının bulunması hâlinde yurt dışına aktarılabilmektedir. Yeterlilik kararı bulunmayan durumlarda ise farklı güvence mekanizmalarına başvurulması gerekmektedir. Kanun ayrıca özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde Kurul tarafından belirlenen ek önlemlerin alınmasını da ayrıca şart koşmaktadır; bu, genetik veri gibi en hassas kategori bakımından özellikle belirleyicidir.

Böyle bir işlemde veri sorumlusunun ve veri işleyenin kim olduğu, numunenin fiziksel olarak nereye gönderildiği, sonucun hangi ülkede saklandığı ve aktarım için hangi KVKK şartının sağlandığı sorularının her biri, ayrı ayrı ve somut biçimde yanıtlanması gereken hukuki meselelerdir.

Tüketiciye Doğrudan Sunulan Genetik Testler: Tek Kategori Değil

Tüketiciye doğrudan sunulan (DTC) genetik testler, tek bir hukuki kategoriye sokulamayacak kadar çeşitlidir. Soy ve aile kökeni testleri, sağlık riskine ilişkin sonuç veren testler, hastalık tanısı veya öngörüsü amacı taşıyan testler, farmakogenetik testler ve beslenme odaklı nutrigenetik testler; her biri farklı bir hukuki değerlendirme gerektirmektedir.

Bu ayrımın belirleyici kriteri, testin amacıdır. Bir test yalnızca soy araştırması amacı taşıyorsa hukuki değerlendirme nispeten sınırlı kalabilir. Ancak test, hastalık tanısı, risk değerlendirmesi veya tıbbi karar verme amacı taşıyorsa, 24 Ekim 2025 tarihli yönetmelik kapsamındaki sağlık hizmetleri ve laboratuvar mevzuatı çok daha sıkı bir çerçevede devreye girmektedir.

Aile Mahremiyeti: Genetik Verinin Bireysel Olmayan Doğası

Genetik verinin belki de en özgün hukuki boyutu, tek bir bireyi değil biyolojik akraba çevresini de kapsayan doğasıdır. Bu konudaki somut bir örnek, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 17 Ağustos 2023 tarihli ve 2023/1414 sayılı kararında karşımıza çıkmaktadır. Karara konu olayda, bir kişi kendisi ve çocukları için gizlilik içinde DNA testi yaptırmış; ancak görülmekte olan bir alacak davasında karşı tarafın avukatı, bu kişiye ve çocuklarına ait DNA test raporlarını hukuka aykırı yollarla ele geçirdiği iddiasıyla şikâyet konusu yapılmıştır.

Kurul, bu genetik veri kategorisindeki DNA test raporlarının aynı zamanda ilgili kişinin çocuklarına ait raporlar olduğunu özellikle vurgulayarak konuyu değerlendirmiştir. Bu karar, genetik verinin tek bir bireye değil aile bütününe yayılan doğasının Kurul tarafından da açıkça kabul edildiğini somutlaştırmaktadır. Bir kişinin genetik test kararı, aynı zamanda rızası hiç sorulmamış olan çocukları, kardeşleri ya da ebeveynleri hakkında da veri işlenmesi sonucunu doğurabilmektedir; bu, genetik veri hukukunun klasik "bireysel rıza" modelini zorlayan yapısal bir özelliktir.

Belirsiz Klinik Öneme Sahip Varyantlar (VUS)

Genetik test sonucunda tespit edilen her genetik varyantın hastalıkla ilişkisi kesin olarak bilinmemektedir. "Belirsiz klinik öneme sahip varyant" (VUS - Variant of Uncertain Significance), mevcut bilimsel bilgi düzeyiyle hastalık açısından anlamı kesin olarak belirlenemeyen genetik değişiklikleri ifade etmektedir.

Bu bilimsel gerçekliğin hukuki bir sonucu vardır: genetik test sonucu, kesin bir teşhis anlamına gelmemektedir. Bir DTC genetik test raporunda VUS niteliğindeki bir bulgunun tüketiciye kesin bir hastalık riski gibi sunulması, hem tüketicinin bilgilendirilmesi ilkesi hem de yanıltıcı sağlık iddiaları bakımından ayrı bir hukuki değerlendirme konusu oluşturabilir.

Beslenme ve Nutrigenetik Testler: Bilimsel Kanıt ve Tüketicinin Korunması

DNA'ya dayalı beslenme önerileri sunan nutrigenetik testler, bilimsel kanıt düzeyi bakımından testten teste büyük farklılık gösteren bir alandır. Bazı gen-beslenme ilişkileri klinik olarak nispeten iyi belgelenmişken, birçok ticari nutrigenetik ürün, sınırlı bilimsel kanıta dayanan iddiaları kesinmiş gibi pazarlayabilmektedir.

Bu ayrımın gözden kaçırılmaması gereken bir hukuki boyutu vardır: klinik olarak anlamlı ilişkiler ile ticari pazarlama iddiaları arasındaki çizginin bulanıklaşması, tüketicinin korunmasına ilişkin genel hükümler ve yanıltıcı sağlık beyanlarına ilişkin düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilebilir bir sorun alanı oluşturmaktadır.

23andMe Vakası: Genetik Verilerin Şirket Satışlarındaki Akıbeti

ABD merkezli genetik test şirketi 23andMe, Mart 2025'te Chapter 11 iflas koruması başvurusunda bulunmuştur. Şirketin on beş milyonu aşkın müşterisine ait genetik veritabanının akıbeti, aylar süren bir açık artırma sürecine konu olmuştur. İlk turda ilaç şirketi Regeneron 256 milyon dolarlık teklifle öne çıkmış; ancak 23andMe'nin kurucusu Anne Wojcicki'nin kurduğu kâr amacı gütmeyen TTAM Research Institute, açık artırmanın yeniden açılmasını sağlayarak 305 milyon dolarlık teklifle süreci kazanmıştır. ABD İflas Mahkemesi bu satışı onaylamış; devir işlemi Temmuz 2025'te tamamlanmıştır.

Bu süreç, birçok eyalet başsavcısının ve gizlilik savunucularının itirazına konu olmuştur; itirazların temel gerekçesi, kurucunun kendi kurduğu bir yapıyla şirketin en değerli varlığını — milyonlarca kişinin genetik verisini — yeniden ele geçirmesinin şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından endişe doğurmasıdır. Bu vaka, genetik verilerin şirket birleşmesi, devralma veya iflas gibi kurumsal işlemler sırasında nasıl korunacağı sorusunu küresel ölçekte gündeme taşımıştır. Türk hukuku açısından bu olayı doğrudan "Türkiye'de de genetik veri şirketin malvarlığı sayılır" biçiminde bir sonuca taşımak isabetli değildir; ancak bir şirketin iflası veya devri sürecinde elindeki genetik veri varlığının akıbetinin KVKK çerçevesinde nasıl güvence altına alınacağı, Türkiye'de de üzerinde durulması gereken bir konudur.

Tıbbi Genetik Test ile Adli DNA İncelemesi Aynı Şey midir?

Genetik test denildiğinde akla yalnızca hastalık taraması veya DTC testleri gelmemelidir. Türk hukukunda ayrı bir kategori olarak ceza muhakemesi kapsamındaki adli genetik inceleme ve soy bağı tespiti amaçlı DNA analizleri de mevcuttur. Bu ikisi, hukuki dayanakları ve amaçları bakımından temelden farklı kategorilerdir.

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamındaki vücuttan örnek alma ve inceleme işlemleri, hâkim veya savcı kararına dayanan, kamu düzeni ve adaletin tecellisi amacına hizmet eden bir müdahaledir; klinik genetik test hizmetiyle karıştırılmaması gerekmektedir. Soy bağının tespitine yönelik DNA testleri ise genellikle özel hukuk uyuşmazlıklarında (babalık davaları gibi) mahkeme kararıyla veya tarafların rızasıyla yaptırılmakta olup ayrı bir usul ve ispat rejimine tabidir. Bu üç kategori — klinik/DTC genetik test, adli genetik inceleme ve soy bağı tespiti — hukuki dayanakları, rıza gereklilikleri ve veri koruma rejimleri bakımından birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Sigortacılık ve Genetik Veri: Türkiye'de Belirsiz Bir Alan

Birçok yabancı hukuk sisteminde hayat ve sağlık sigortası şirketlerinin genetik test sonuçlarını talep edip edemeyeceği, riziko değerlendirmesi ve genetik ayrımcılık arasındaki dengeyi kuran özel düzenlemelere tabidir. Türkiye'de bu konuya özgülenmiş, açık ve kapsamlı bir düzenleme bulunmamaktadır; mevcut çerçeve, genel KVKK ilkeleri ile sigortacılık mevzuatının riziko değerlendirmesine ilişkin genel hükümlerinin birlikte yorumlanmasını gerektirmektedir.

Bu belirsizlik nedeniyle, bir sigorta şirketinin genetik test sonucu talep edip edemeyeceği ya da mevcut bir genetik veriyi riziko değerlendirmesinde kullanıp kullanamayacağı sorusuna kategorik bir yanıt vermek yerine, her somut talebin KVKK m. 5-6'daki işleme şartları, ölçülülük ilkesi ve açık rıza gerekliliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Türkiye, AB ve ABD Karşılaştırması

Üç hukuk sisteminin genetik veri korumasına yaklaşımı önemli farklılıklar içermektedir. Türkiye'de KVKK, genetik veriyi özel nitelikli kişisel veri sayarak en yüksek koruma rejimine tabi tutmaktadır; AB'de aynı işlevi GDPR üstlenmektedir ve iki sistem 2024 reformuyla birbirine daha da yakınlaşmıştır. ABD'de ise durum tamamen farklıdır: kapsamlı ve federal düzeyde birleşik bir genetik veri koruması bulunmamakta; bunun yerine GINA (Genetic Information Nondiscrimination Act) gibi sektörel federal düzenlemeler ile eyalet bazlı, birbirinden farklı ve parçalı bir mevzuat yapısı geçerlidir.

DTC genetik test hizmetlerinin denetimi bakımından da benzer bir ayrışma söz konusudur: Türkiye'de bu denetim sağlık ve laboratuvar mevzuatı ile KVKK'nın birlikte işlemesiyle sağlanırken, AB'de GDPR ile sağlık mevzuatının kesişimi, ABD'de ise FDA'nın ürün odaklı düzenlemesi ile eyalet düzeyindeki gizlilik yasalarının parçalı bileşimi belirleyicidir. Yurt dışına veri aktarımı konusunda Türkiye'nin yeni m. 9 rejimi GDPR'a yakınsamış olsa da, ABD'de bu konu federal ve eyalet düzeyinde dağınık bir yapıda kalmaya devam etmektedir. Genetik ayrımcılık bakımından ise Türkiye'nin konuya özgülenmiş ayrı bir düzenlemesi bulunmazken, ABD'de GINA ve tamamlayıcı eyalet yasaları bu alanı doğrudan hedeflemektedir; AB'de ise bu koruma üye devlet mevzuatları ile birlikte GDPR'ın genel çerçevesi içinde şekillenmektedir.

Avukat Yusuf KILIÇKAN
11 Ağustos 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Genetik verim neden diğer kişisel verilerimden daha sıkı korunuyor?

KVKK m. 6, genetik verileri sağlık verisiyle birlikte özel nitelikli kişisel veri kategorisinde saymaktadır. Bu kategori, en yüksek koruma rejimine tabidir çünkü genetik veri değiştirilemez niteliktedir, yalnızca sizi değil biyolojik akrabalarınızı da ilgilendirmektedir ve gelecekte bugün öngörülemeyen yeni bilgilerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir.

2. Türkiye'de bir şirket internetten genetik test satabilir mi?

Bu, testin niteliğine bağlıdır. Faaliyet, tıbbi laboratuvar veya genetik hastalıklar tanı merkezi niteliği taşıyorsa 24 Ekim 2025 tarihli yönetmelik kapsamında Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat veya ön izin alınması gerekmektedir. Bunun yanında KVKK'daki işleme şartlarının da ayrıca sağlanması zorunludur.

3. Genetik test için her zaman açık rızam mı gerekiyor?

Hayır, artık her durumda otomatik olarak açık rıza şartı aranmamaktadır. 2024'te 7499 sayılı Kanun'la değişen KVKK m. 6, özel nitelikli kişisel verilerin işlenebileceği birden fazla alternatif hukuki sebep öngörmüştür. Hangi hukuki sebebin somut olayda uygulanabileceği, faaliyetin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

4. DNA örneğim laboratuvarda ne kadar süre saklanabilir?

Bu süre, veri sorumlusunun amaçla sınırlılık ve ölçülülük ilkelerine uygun biçimde belirlemesi gereken bir husustur ve aydınlatma metninde açıkça yer almalıdır. Örneğin gelecekte yeniden analiz edilebilir olması, saklama süresinin ve amacının şeffaf biçimde belirlenmesini özellikle önemli kılmaktadır.

5. Tükürük örneğim yurt dışındaki bir laboratuvara gönderiliyorsa ne olur?

Bu durumda mesele yalnızca genetik test değil, kişisel verinin yurt dışına aktarılması meselesine dönüşür. KVKK m. 9 kapsamında ya ilgili ülke için Kurul'un verdiği bir yeterlilik kararının bulunması ya da başka bir uygun güvence mekanizmasının sağlanması gerekmektedir; genetik veri özel nitelikli olduğundan Kurul'un belirlediği ek önlemler de ayrıca aranmaktadır.

6. Genetik testim çocuklarım hakkında da bilgi verebilir mi?

Evet. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2023/1414 sayılı kararında somutlaştığı üzere, bir kişinin DNA test raporu aynı zamanda çocuklarına ait genetik bilgiler de içerebilmektedir. Bu, genetik verinin yalnızca bireysel değil aile boyutunu da kapsayan yapısını göstermektedir.

7. Genetik test sonucumda "belirsiz klinik öneme sahip varyant" çıktı, bu ne anlama gelir?

Bu, tespit edilen genetik değişikliğin hastalıkla ilişkisinin mevcut bilimsel bilgi düzeyiyle kesin olarak belirlenemediği anlamına gelir. Genetik test sonucu, kesin bir teşhis değildir; VUS bulgusu içeren bir sonucu kesin bir risk göstergesi gibi sunmak yanıltıcı olabilir.

8. Bir genetik test şirketi iflas ederse verilerim ne olur?

Bu konuda ABD'deki 23andMe vakası dünya çapında dikkat çekmiştir; şirketin genetik veritabanı iflas sürecinde 305 milyon dolara satılmıştır. Türk hukukunda bu soruya doğrudan bir yanıt bulunmamakla birlikte, veri sorumlusu sıfatının şirket devri veya iflas sürecinde kime geçtiği ve ilgili kişilerin KVKK'daki haklarının bu süreçte nasıl korunacağı, genel KVKK ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir konudur.

9. Adli DNA incelemesi ile hastalık taraması amaçlı genetik test aynı hukuki rejime mi tabi?

Hayır. Ceza muhakemesi kapsamındaki adli genetik inceleme, hâkim veya savcı kararına dayanan ayrı bir usul rejimine tabidir ve klinik veya tüketiciye yönelik genetik testlerle karıştırılmamalıdır. Soy bağı tespiti amaçlı DNA testleri de kendine özgü bir ispat ve rıza rejimine sahiptir.

10. Sigorta şirketim benden genetik test sonucu isteyebilir mi?

Türkiye'de bu konuya özgülenmiş kapsamlı bir düzenleme bulunmadığından kategorik bir yanıt vermek isabetli değildir. Böyle bir talep, KVKK'daki işleme şartları, ölçülülük ilkesi ve açık rıza gerekliliği çerçevesinde somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, sağlık hukuku, dijital hukuk ve tüketici hukuku alanlarında bağımsız avukat olarak faaliyet göstermektedir. Genetik veri koruma uyuşmazlıkları, KVKK uyum süreçleri ve tıbbi laboratuvar mevzuatına ilişkin danışmanlık konularında müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Genetik verilerin korunmasına ilişkin değerlendirme; testin niteliğine, veri sorumlusunun statüsüne, yurt dışı aktarım olup olmadığına ve somut olayın koşullarına göre önemli farklılıklar göstermektedir. KVKK'nın özel nitelikli kişisel veri rejimi ve sağlık/laboratuvar mevzuatı sürekli gelişmekte olduğundan başvuru anında güncel düzenlemelerin teyit edilmesi önerilir. Somut hukuki durumunuz için mutlaka alanında uzman bir sağlık hukuku veya dijital hukuk avukatından destek almanız tavsiye edilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada en profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.