Blog'a Dön
18/04/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
CEZA HUKUKU

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Paylaş
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

TL;DR — Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Rehberi

HAGB, yargılama sonunda verilen 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasının sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması ve 5 yıllık (çocuklar için 3 yıllık) denetim süresi iyi halli geçirildiğinde davanın düşmesine yol açan bir cezayı bireyselleştirme kurumudur. Az bilinenler: HAGB'nin açılabilmesi için yeni suçun suç tarihi denetim süresi içinde düşmek zorundadır; denetim süresinde kesinleşen ama suç tarihi önceki olan mahkumiyetler HAGB'yi açmaz. Ayrıca birinci HAGB kesinleştikten sonra geçen 5 yılın içinde — suç tarihi daha eski bile olsa — ikinci bir HAGB kararı verilemez. Denetim süresinde kasten yeni suç işlenmesi halinde ise hüküm otomatik infaz edilmez; yeni duruşma açılır ve CMK m.231/11 kapsamında seçenek yaptırımlara başvurulabilir. Kritik not: AYM 2024/98 E. / 2025/149 K. sayılı kararıyla HAGB hükümleri 31.12.2025 tarihli Resmî Gazete'de iptal edilmiş; iptal 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecektir.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN

Tarih: 18 Nisan 2026

HAGB Rehberi

Türk ceza hukukunun sanık lehine en güçlü kurumlarından biri olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), uygulamada hem avukatlar hem de sanıklar tarafından sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır. "Ceza ertelendi, işim bitti" sandığında aslında hayatını şekillendiren bir denetim sürecinin tam ortasında olan pek çok kişi vardır. Öte yandan bazı kritik teknik ayrımlar —suç tarihi ile kesinleşme tarihi farkı, ikinci HAGB yasağı ve CMK m.231/11'in sunduğu savunma araçları— hem avukatlar hem de yargıçlar tarafından göz ardı edilmektedir.

Bu rehberde HAGB'yi sıfırdan açıklayacak, bilinen bilgilerin ötesine geçeceğiz. Konunun güncelliği açısından kritik bir hatırlatma: Anayasa Mahkemesi, 10 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (2024/98 E., 2025/149 K.) HAGB hükümlerini bir kez daha iptal etmiştir. Bu iptal kararı 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış olup 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar HAGB uygulaması devam etmekte, ancak TBMM'nin bu süreçte yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.

HAGB Nedir?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, kısaca HAGB; ceza mahkemesinin hükmettiği adli para veya hapis cezasının sanık hakkında sonuç doğurmaması ve denetim süresi iyi halli geçirilirse davanın düşmesine yol açan bir cezayı bireyselleştirme kurumudur.

Kurumun özünü kavramak için şu ayrımı aklınızda tutun: HAGB'de mahkeme bir hüküm kurar, ancak açıklamaz. Sanık ceza tehdidi altında denetim süresine girer. Süreyi iyi geçirirse hüküm hiç açıklanmaz ve dava düşer. Süreyi kötü geçirirse hüküm açıklanır. Erteleme, takdiri indirim gibi diğer bireyselleştirme kurumlarından farkı şudur: bu kurumda açıklanmış ve hukuki sonuç doğurmuş bir mahkeme hükmü yoktur.

HAGB'nin kapsadığı: Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

Bu tanımın önemli bir istisnası bulunmaktadır: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen müsadere kararları HAGB kararının kesinleşmesiyle birlikte infaz edilebilecektir. Yani el koyma ve müsadere HAGB'nin koruma kalkanının dışında kalmaktadır.

HAGB Şartları Nelerdir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için şu koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.

7499 sayılı Kanun ile getirilen önemli bir değişikliğe dikkat: 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi şartı aranmayacak olup mahkeme tarafından resen karar verilebilecektir. Yani 01.06.2024'ten itibaren sanığın "kabul ediyorum" demesi artık zorunlu değildir; mahkeme resen HAGB uygulayabilir. Ancak geçiş hükmü açıktır: 01.06.2024 öncesinde verilen HAGB kararları bakımından sanığın kabul şartı aranmaya devam eder.

Denetim Süresi: 5 Yıl Ne Anlama Gelir?

5271 sayılı CMK Md. 231/8 hükmüne göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Kanun, HAGB bakımından 5 yıllık bir izleme ve denetleme süresi öngörmüş ve bu süre içerisinde kasten bir suç işlenmesi halinde HAGB ile askıda bulunan cezanın da tekrar infaz edilebilir olmasını kabul etmiştir.

Çocuklar için bu süre 3 yıldır. Denetim süresi sanığın üzerinde adeta bir "Damokles kılıcı" gibi asılı durur: süre boyunca kasten suç işlenmezse ve denetimli serbestlik yükümlülükleri yerine getirilirse hüküm hiç açıklanmaz ve dava düşer.

Peki taksirli suçlar bu süreyi etkiler mi? Kanun, taksirli suçlar bakımından denetim süresi yönüyle bir düzenleme içermemektedir ve denetim süresinde sadece kasten işlenen suçlar denetim süresine tabidir. Taksirle yaralama, taksirle öldürme gibi suçlar ne kadar ağır sonuçlar doğurursa doğursun, denetim süresi içinde kasıtlı olmadığı için HAGB'yi açmaz.

Suç Tarihi mi, Kesinleşme Tarihi mi?

Bu bölüm, uygulamada en çok karıştırılan ve hatalara yol açan noktalardandır.

HAGB kararının açılabilmesi için yeni suçun suç tarihi denetim süresi içine düşmek zorundadır. Suç tarihi denetim süresinden önce olan ancak yargılaması uzayan ve denetim süresinde kesinleşen mahkumiyetler HAGB'yi açmaz.

Bunu somut bir örnekle açıklayalım. Birinci suç 12 Ocak 2024 tarihinde işlenmiş, HAGB kararı 12 Aralık 2024'te kesinleşmiş olsun. Denetim süresi 12 Aralık 2024 - 12 Aralık 2029 arasındadır. İkinci bir suçun tarihi 12 Şubat 2024 olup bu suça ilişkin mahkumiyet 15 Şubat 2025'te kesinleşmiştir. Bu durumda suç tarihi (12 Şubat 2024) denetim süresinin başlangıcından (12 Aralık 2024) önce olduğu için HAGB açılmaz; sanık o suçtan zamanında yargılanıp mahkum edilmiş olsa da birinci HAGB kararını tehdit etmez.

Üçüncü bir suç ise 1 Mart 2025'te işlenmiştir. Bu suçun tarihi denetim süresi (12.12.2024 - 12.12.2029) içine düştüğü için HAGB'nin açılmasına zemin hazırlar.

Bu teknik ayrım uygulamada büyük önem taşır. Bir sanığın geçmişte işlemiş olduğu ve uzun süren yargılamalar nedeniyle HAGB dönemine denk gelen mahkumiyetleri, suç tarihi önceyse HAGB'yi açmaz. Savunma avukatlarının bu noktayı özenle incelemesi gerekir.

Denetim Süresinde İkinci HAGB Alınamaz

Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. HAGB denetim süresi içerisinde yalnızca bir kez verilebilen bir karardır.

Bu kural, CMK m.231/8'in ikinci cümlesinden kaynaklanmaktadır ve şu anlama gelir: Birinci HAGB kesinleştikten sonra başlayan 5 yıllık denetim süresi boyunca işlenen suçlarda — suç tarihi daha eski bile olsa — yeni bir HAGB kararı verilemez.

Yine somutlaştıralım: Birinci HAGB 1 Mart 2025'te kesinleşti. Denetim süresi 1 Mart 2025 - 1 Mart 2030 arasındadır. İkinci bir suç 12 Şubat 2024 tarihinde işlenmiş (yani birinci suçun dahi öncesinde), ancak bu suça ilişkin karar 12 Eylül 2024'te verildi. Bu kararın tarihi, birinci HAGB'nin kesinleşme tarihinden (1 Mart 2025) önce olduğundan HAGB verilebilir. Ancak üçüncü bir suçun kararı 1 Mart 2027'de verilecek olursa — suç tarihi ne zaman olursa olsun — denetim süresi devam ettiği için HAGB kararı verilemez.

Bu kuralın pratik önemi şudur: Eğer müvekkil hakkında başka bir suç dosyası da yargılanıyorsa ve her iki davada da HAGB uygulanmasının mümkün olduğu düşünülüyorsa, birinci HAGB kararının kesinleşmesi geciktirilmeli, ikinci dava sonuçlandırılmalı ve her iki dava için ayrı ayrı HAGB alınmalıdır. Birinci karar kesinleştikten sonra ikinci HAGB kapısı 5 yıl boyunca kapanacaktır.

İki HAGB'yi Korumak

Birinci senaryo: HAGB kararına itiraz etmemek (ya da HAGB'yi geciktirmek). Denetim süresi henüz başlamamıştır; müvekkil hakkında başka bir dava da yargılanıyorsa o dava sonuçlandırılıp HAGB alınabilir. Ardından birinci HAGB kesinleşir. Böylece iki ayrı dava için iki ayrı HAGB elde edilmiş olur.

İkinci senaryo: HAGB kararına itiraz etmemek yerine erken kabullenmek. Denetim süresi başlar, hızla akar ve biter. Müvekkil "diken üstünde" daha kısa süre kalır.

Her iki seçeneğin de avantajları ve riskleri vardır. Birinci senaryo müvekkile iki HAGB şansı verebilir ama denetim süresinin daha geç başlaması, daha geç bitmesi anlamına da gelir. Savunma avukatı bu dengeyi müvekkile eksiksiz anlatmalı ve kararı ona bırakmalıdır.

HAGB Açılıması Durumunda İnfaz

Denetim süresinde kasten yeni bir suç işlendiğinde pek çok kişinin yanlış anladığı husus şudur: HAGB otomatik olarak infaz edilmez. Eski suç, yeni suçun kesinleşmesiyle birden bire infaz aşamasına girmez.

Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar.

Bunun için ayrı bir duruşma açılması gerekir. Savcılık yeni suçun tespiti üzerine eski suç dosyasını yeniden canlandırarak "HAGB kararının açıklanması" talepli bir duruşma ister. Bu duruşmada sanık yeniden savunma hakkını kullanır.

Kanun yolu meselesi: 01.06.2024 öncesinde verilen HAGB kararları bakımından, karar açıklandığında itiraz yolu geçerliydi. 01.06.2024 sonrasında verilen HAGB kararları ise açıklandığında istinaf yoluna tabidir. Bu ayrımı uygulamada karıştırmamak gerekir. Çünkü aynı sistemde hem eski hem yeni kararlarla karşılaşmak mümkündür ve her birinin kanun yolu farklıdır.

CMK 231/11: Seçenek Yaptırım İmkânı

Uygulamada pek çok avukat ve hâkim tarafından atlanan bir hüküm vardır: Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.

Bu düzenleme, HAGB açıldığında sanığın elinin tamamen boş olmadığını göstermektedir. Açıklanan ya da yeni kurulan hüküm, kanun koyucu tarafından değiştirilerek hafifletilebilir. Savunma avukatı bu aşamada şu argümanları öne sürebilir.

İşlenen yeni suçun son derece hafif olması (örneğin trafik cezası gibi küçük bir kabahat değil ama ceza hukukuna konu küçük çaplı bir eylem) ağırlık taşıyabilir. Yeni suçun ağır tahrik altında işlenmesi, sanığın normal koşullarda böyle bir suça bulaşmayacağının kuvvetle desteklenmesi halinde mahkemenin takdir yetkisini etkileyebilir. Denetim süresinin neredeyse tamamlanmış olması —örneğin beş yılın dördüncü yılında suç işlenmesi— sanığın genel suçtan uzak duran tutumunu destekler. Son olarak sanığın kişiliği, ailevi koşulları ve sosyal uyumu mahkemenin hakkaniyete dayalı değerlendirmesinde belirleyici olabilir.

Bu seçenek yaptırımlar mekanizması, HAGB açıldığında sanığın yeniden sıfırdan bir mahkumiyetle karşılaşmak zorunda olmadığını, savunmanın hükmü yumuşatmak için bir araç daha elinde tuttuğunu göstermektedir.

AYM İptal Kararı

HAGB kurumu, Türk hukukunun en tartışmalı kurumlarından biri olmuştur. Kurumun özellikle kamu görevlilerinin işkence ve kötü muamele eylemlerinde "cezasızlığa kapı açması" nedeniyle anayasal denetim sürekli gündemin merkezinde kalmıştır.

31.12.2025 tarih ve 33124 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 10/07/2025 tarih ve 2024/98 esas, 2025/149 karar sayılı kararı ile 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını yeniden düzenlemenin 231/5 numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 numaralı fıkralarının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İptal hükmünün Resmî Gazete'de yayımlanma tarihi olan 31/12/2025 tarihinden itibaren başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

O tarihe kadar HAGB hükümleri yürürlükte olup 9 ay içerisinde yeni bir düzenleme yapılması beklenmektedir. Süresinde yeni bir düzenleme yapılmadığı takdirde HAGB hükümleri yürürlükten kalkacaktır.

Bu tabloyu netleştirelim. Bugün itibarıyla (Nisan 2026) HAGB hâlâ yürürlüktedir ve mahkemeler HAGB kararı vermeye devam etmektedir. İptal 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecektir. TBMM bu tarihe kadar yeni bir düzenleme yaparsa farklı bir HAGB benzeri kurum hayata girebilir; yapamazsa kurumun tamamı fiilen ortadan kalkacaktır.

Mevcut HAGB kararlarına ne olacak? 01.08.2024 öncesi verilen HAGB kararları geçerliliğini korumakta, 5 yıllık denetim süresi boyunca devam etmektedir. Aynı ilkenin 30 Eylül 2026 öncesinde verilen kararlar için de geçerli olacağı değerlendirilmektedir; bu tarihten önce kesinleşen HAGB kararları denetim sürelerini tamamlayana kadar geçerliliğini koruyacaktır.

Sonuç

HAGB, yüzeysel okunduğunda "cezanın ertelendiği" basit bir kurum gibi görünmektedir. Oysa altında son derece teknik ve pratikte belirleyici ayrımlar yatmaktadır. Suç tarihi ile kesinleşme tarihi arasındaki fark, tek bir mahkumiyet dosyasını HAGB kararını açan ya da açmayan bir konuma taşıyabilir. İkinci HAGB yasağı ise yanlış zamanlamayla müvekkili iki HAGB yerine sıfır HAGB'ye mahkum edebilir. CMK m.231/11'in sunduğu seçenek yaptırımlar ise pek çok avukat ve hâkim tarafından görünmez sayılan ama dönüştürücü bir savunma aracı olarak durmaktadır.

30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecek iptal kararının ardından kurumun tamamen ortadan kalkıp kalkmayacağı ya da yeni bir yasal çerçeveyle hayatını sürdüreceği henüz belli değildir. Ancak mevcut HAGB kararları geçerliliğini koruyacak ve bu teknik ayrımların önemi devam edecektir.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

18.04.2026

Sıkça Sorulan Sorular

HAGB için mutlaka 2 yıl veya altında ceza almak mı gerekir? Evet. İki yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda HAGB uygulanamaz; kanun cezanın süresi ve niteliği bakımından sınırlama getirmiş ve HAGB uygulanmasını belirli suçlara münhasır kılmıştır.

Daha önce mahkum oldum ama mahkumiyetim silinmiş. HAGB alabilir miyim? Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği adli sicil kaydında silinme koşulları oluşan önceki mahkumiyetler HAGB kararı verilmesine engel teşkil etmez. Ayrıca, sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olsa dahi, tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli süre geçmişse bu suç da HAGB kararına engel oluşturmaz.

HAGB kararına itiraz edilebilir mi? 01/06/2024 tarihi itibariyle HAGB kararlarına karşı artık istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. 01.06.2024 öncesinde verilen kararlar için itiraz yolu uygulanmaya devam eder.

Taksirle suç işledim. HAGB kararım açılır mı? Kanun, taksirli suçlar bakımından denetim süresi yönüyle bir düzenleme içermemektedir ve denetim süresinde sadece kasten işlenen suçlar denetim süresine tabidir. Taksirle işlenen suçlar HAGB kararının açılmasına zemin oluşturmaz.

HAGB kararım açıldı, direkt cezaevine mi gireceğim? Hayır. Hükmün açıklanması için ayrı bir duruşma açılması gerekir. Bu duruşmada savunma hakkı kullanılır ve CMK m.231/11 kapsamında cezanın kısmen infaz edilmemesi, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi talep edilebilir.

HAGB kararı adli sicilime yansır mı? HAGB kararı bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istendiğinde kullanılabilir. Standart adli sicil sorgusunda görünmez; yalnızca yargısal amaçlarla erişilebilir.

AYM iptali var; şu an HAGB alınabilir mi? İptal kararı yayımından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar HAGB hükümleri yürürlüktedir. 30 Eylül 2026'ya kadar HAGB kararı verilebilir.

İkinci bir HAGB alabilir miyim? Birinci HAGB kararı denetim süresindeyken, yani kesinleşmesinden itibaren 5 yıl geçmeden, ikinci bir HAGB kararı kesinlikle alınamaz. Denetim süresi bittikten sonra yeni bir suçta HAGB koşullarını sağlarsanız ikinci HAGB mümkündür.

Denetim süresindeki kasten yeni suç için seçenek yaptırım talep etmek için ne söylemeliyim? Suçun hafifliği, ağır tahrik altında işlenmesi, denetim süresinin neredeyse tamamlanmış olması ve sanığın genel suçsuz geçmişi CMK m.231/11 kapsamında ileri sürülebilecek başlıca argümanlardır. Mahkeme hükmü açıklarken yeni bir değerlendirme yapar ve cezanın yarısına kadar infaz edilmemesine veya ertelenmesine karar verebilir.

Çocuklar için HAGB farklı mı uygulanır? Evet. Yetişkinler için 5 yıl olan denetim süresi, suç tarihinde çocuk olan (18 yaş altındaki) sanıklar için 3 yıldır. Diğer koşullar aynı olmakla birlikte denetimli serbestlik yükümlülükleri de farklı biçimde kurgulanabilir.

Yazar Hakkında: Avukat Yusuf KILIÇKAN, Türk ceza hukuku, idare hukuku ve dijital hukuk alanlarında uzmanlaşmış avukattır. yusufkilickan.av.tr hukuk blogunun yazarıdır.

Yasal Uyarı: Bu makale, Nisan 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK, 7499 sayılı Kanun ve güncel Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut dosya kendine özgü hukuki koşullar barındırmaktadır. HAGB sürecinizle ilgili bireysel değerlendirme için alanında uzman bir ceza avukatından danışmanlık almanız önerilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada en profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.