Blog'a Dön
04/05/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
BİLİŞİM HUKUKU

SaaS Platformlarında Copyleft Bulaşması Riski

Paylaş
SaaS Platformlarında Copyleft Bulaşması Riski

TL;DR: Ticari bir SaaS platformu ya da mobil uygulama geliştirirken GitHub üzerinden entegre edilen her açık kaynak kütüphane, kendi lisansını beraberinde getirir. GPL, LGPL ve AGPL gibi "copyleft" lisanslar; doğrudan yazılım dağıtımından ağ üzerinden hizmet sunumuna uzanan bir yükümlülük zinciri oluşturabilir. Bu zincirin tetiklenmesi, milyon dolarlık bir ticari ürünün kaynak kodunun ücretsiz ve açık biçimde yayımlanması zorunluluğunu doğurur; fikri mülkiyeti sıfırlar. 2025 Black Duck OSSRA raporuna göre ticari yazılımların yüzde doksan yedisi açık kaynak bileşen içermekte ve bu yazılımların yüzde elli altısında lisans çakışması bulunmaktadır. Türkiye'de FSEK, "işleme eseri" kavramını düzenlemiş olsa da yazılım entegrasyonunda türev eser sınırını belirleyecek yerleşik mahkeme içtihadı henüz oluşmamıştır. En sağlam hukuki mühendislik yanıtı; GPL lisanslı bileşenlerin ana sistemden mikroservis mimarisiyle izole edilmesi ve geliştirme süreçlerine açık kaynak uyumluluk denetiminin entegre edilmesidir.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN

Tarih: 4 Mayıs 2026

Sorunun Boyutu: Neden Şimdi Kritik?

Modern yazılım geliştirme pratiği, sıfırdan kod yazmak yerine mevcut kütüphaneleri birleştirme üzerine kuruludur. GitHub'da 300 milyonu aşkın açık kaynak depo barınmakta; her geliştirici projesinde bunların onlarcasını ya da yüzlercesini kullanmaktadır. Bu pratik; hız, verimlilik ve kalite açısından tartışmasız avantajlar sunarken, her kütüphanenin kendi lisans yükümlülüğünü beraberinde getirdiği gerçeğini görünmez kılmaktadır.

2025 Black Duck Open Source Security and Risk Analysis raporu bu tablo için somut rakamlar ortaya koymaktadır: ticari yazılımların yüzde doksan yedisi açık kaynak bileşen içermekte; bu yazılımların yüzde elli altısında lisans çakışması tespit edilmekte; lisans çakışmalarının yüzde otuzunun gizli bağımlılıklardan kaynaklandığı görülmektedir. Software Freedom Law Center, 2024 yılında yapay zeka modelleri ve yazılım geliştirme araçları dahil 212 GPL ihlali vakası belgelemiştir; bu vakaların yüzde seksen dokuzu türev eser aktarımıyla ilgilidir. Knobbe Martens hukuk firmasının değerlendirmelerine göre ihlal davalarında tazminat talepleri 500.000 ila 5 milyon dolar arasında seyretmektedir.

Bu rakamlar soyut değildir. 2025 Şubat ayında bir startup, üretim ortamında "yalnızca araştırma" lisanslı bir modeli kullandığı gerekçesiyle 375.000 dolar ödeyerek uzlaşmaya varmıştır.

Açık Kaynak Lisans Hiyerarşisi: Her Lisans Aynı Değil

Açık kaynak lisansların hukuki sonuçları arasındaki fark, pratikte çoğu yazılımcının sandığından çok daha büyüktür. Üç ana kategori şu şekilde işlemektedir.

İzin Verici Lisanslar (Permissive): Düşük Risk

MIT, Apache 2.0, BSD ve ISC lisansları bu kategoridedir. Temel kuralları şudur: kütüphaneyi ticari ürüne entegre et, kaynak kodunu açıkla, lisans metnini ve telif hakkı bildirimini koru. Bu koşullar yerine getirildiğinde ticari yazılımın geri kalanı kapalı kaynak olarak kalabilir. Netflix, Spotify ve büyük teknoloji şirketleri ticari ürünlerde tercihli olarak bu kategoriye yönelmektedir.

Zayıf Copyleft Lisanslar (Weak Copyleft): Orta Risk

LGPL v2.1-v3 ve Mozilla Public License 2.0 bu kategoridedir. Kütüphane ile dinamik bağlama (dynamic linking) genellikle ticari yazılımı açık kaynak olmaya zorlamaz; yalnızca kütüphanenin kendisinde yapılan değişikliklerin paylaşılması zorunludur. Statik bağlama (static linking) ise bu güvenceyi ortadan kaldırır ve tüm yazılımı copyleft kapsamına sokabilir.

Güçlü Copyleft Lisanslar (Strong Copyleft): Yüksek Risk

GPL v2, GPL v3 ve AGPL v3 bu kategoridedir. Her birinin tetikleme mekanizması farklıdır.

GPL v2 ve v3: Bulaşma tetikleyicisi "dağıtım"dır. GPL lisanslı bileşeni içeren bir yazılım dağıtıldığında, yani kullanıcıya ikili veya kaynak kod şeklinde iletildiğinde, tüm türev eserin GPL kapsamında açık kaynak olarak yayımlanması zorunlu hâle gelir. Türev eser kapsamına hem statik hem de dinamik bağlantı girmektedir.

AGPL v3: GPL'nin kapatmak istediği ama kapatamadığı SaaS boşluğunu açıkça hedefler. AGPL v3 Bölüm 13, ağ üzerinden yazılımla etkileşim kuran kullanıcılara kaynak koduna erişim hakkı tanır. Yani kullanıcı yazılımı indirmiyor; ağ üzerinden bir sunucuda çalışan AGPL bileşenli sistemi kullanıyor olsa dahi yükümlülük tetiklenir.

SaaS Boşluğu ve Kapanış: GPL'den AGPL'ye Geçiş

GPL ticari SaaS geliştiricileri için uzun yıllar boyunca görece güvenli sayılmıştır. Bunun teknik gerekçesi şudur: GPL'de bulaşma tetikleyicisi dağıtımdır ve SaaS modelinde son kullanıcıya herhangi bir kod iletilmez; kullanıcı yalnızca ağ üzerinden çalışan bir uygulamayla etkileşime girer.

Bu "SaaS boşluğu" bilinçli bir tasarım tercihi olarak GPL v3'te korunmuştur. Özgür Yazılım Vakfı'nın yetkili yorumuna göre ağ üzerinden yazılım etkileşimi "dağıtım" sayılmaz; bu nedenle dağıtımın tetiklediği GPL yükümlülükleri doğmaz.

AGPL v3 bu boşluğu açıkça kapatmak için geliştirilmiştir. Bir yazılım AGPL lisanslı bir bileşeni içeriyor ve bu yazılım ağ üzerinden kullanıcılara hizmet sunuyorsa kaynak kodu paylaşma yükümlülüğü doğmaktadır. Dolayısıyla bir SaaS geliştiricisi GPL bileşen içerdiğinde nispeten güvende sayılırken AGPL bileşen entegre ettiğinde aynı güvence geçerliliğini yitirmektedir.

Uygulamada bu tablonun ciddi pratiği şudur: Google, Microsoft ve diğer büyük teknoloji şirketleri, iç politikalarında AGPL lisanslı yazılımların ticari ürünlerde kullanılmasını kesinlikle yasaklamıştır. Bu yasağın gerekçesi doğrudan hukuki risk yönetimidir.

Türev Eser Sınırı: En Kritik ve En Tartışmalı Mesele

"Bulaşma" (infection) olgusunun hukuki tetikleyicisi türev eser kavramıdır. Bir yazılımın GPL bileşeninin türev eseri sayılması, copyleft yükümlülüğünün tüm sisteme yayılmasını sağlar. Türev eser olmayan yazılımlar ise bu yükümlülükten muaftır.

Ancak hangi entegrasyonun türev eser yarattığı sorusu ne GPL metninde ne de herhangi bir mahkeme kararında kesin bir yanıt bulmuştur.

Statik Bağlama

Derleme sürecinde GPL bileşenin ikili kodu ticari yazılıma kalıcı olarak gömüldüğünde statik bağlama söz konusudur. Sonuçta oluşan yürütülebilir dosya her iki kodun bütününü içerir. Hem GPL v2 ve v3 metinleri hem de LGPL rehberleri statik bağlamayı türev eser kapsamında saymaktadır. Bu noktada tartışma yok denecek kadar azdır.

Dinamik Bağlama

Çalışma zamanında (runtime) bir API çağrısıyla bağlantı kurulduğunda dinamik bağlama söz konusudur. İşletim sisteminin kütüphane yöneticisi, program çalıştırıldığında bağlantıyı kurar. GPL topluluğunun baskın görüşüne göre dinamik bağlama da türev eser kapsamına girmektedir. Ancak bu görüş hukuken tartışmalıdır; bazı akademisyenler ve kurumsal hukuk departmanları aksi görüştedir. Norveç hukuku kaynaklı bir analizde bu sonuç açıkça ortaya konmuştur: dinamik bağlama yoluyla yapılan bağlantılar GPL kapsamında türev eser sayılmaktadır.

Bağımsız İşlem ve Süreç İzolasyonu

GPL bileşeninin ayrı bir süreçte (separate process) veya komut satırı programı olarak çalıştırılması ve ticari yazılımla yalnızca işletim sistemi mekanizmaları üzerinden etkileşime geçmesi, çoğu analizde türev eser oluşturmadığı kabul edilmektedir. Bu ayrım, mikroservis mimarisinin hukuki gerekçesini doğrudan beslemektedir.

VMware ve FSF: Emsal Davanın Sonucu

2015-2019 yılları arasında süren Software Freedom Conservancy ile VMware arasındaki dava, copyleft hukuku alanında en önemli yargısal süreç olmuştur. FSF; VMware'in sanallaştırma yazılımının, GPLv2 altındaki Linux çekirdeğinin BusyBox bileşeniyle türev eser ilişkisi kurduğunu ileri sürmüştür. Almanya Federal Temyiz Mahkemesi, teknik inceleme yetersizliği gerekçesiyle esas meseleye girmeksizin davayı usulden reddetmiştir. Bu karar türev eser sınırını netleştirmemiş; belirsizliği derinleştirmiştir. Statik ve dinamik bağlama ayrımına ilişkin yargısal bir yerleşik içtihat ABD'de veya Avrupa'da henüz oluşmamıştır.

FSEK'te Durum: Belirsizlik Avantajı mı, Risk mi?

Türkiye'de bu konunun hukuki çerçevesi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na dayanmaktadır.

FSEK m. 2/1 bilgisayar programlarını "ilim ve edebiyat eseri" olarak tanımlamakta; kaynak kodu ve nesne kodunu telif hakkı koruması kapsamında saymaktadır. FSEK m. 2/2, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler dahil bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser sayılmayacağını belirtmektedir; algoritmalar bu nedenle FSEK dışında kalmaktadır. FSEK m. 6, başkasının eserinden yararlanılarak oluşturulan ve özgün yaratıcılık taşıyan çalışmaları "işleme eser" olarak tanımlamaktadır.

Pratik sorun şudur: FSEK'te "türev eser" teriminin yerine kullanılan "işleme eser" kavramı; edebiyat çevirisi, müzik uyarlaması ve senaryo düzenlemesi gibi geleneksel kültürel eser türleri için geliştirilmiştir. Bir GPL kütüphanesinin dinamik bağlama yoluyla ticari yazılıma entegre edilmesinin "işleme eser" oluşturup oluşturmadığı, Türk mahkemelerinin henüz yanıt vermediği bir sorudur.

Bu belirsizlik farklı şekillerde okunabilir. İyimser yorumda, Türk mahkemesinin dinamik bağlamayı işleme eser saymayabileceğini ve bulaşma tetikleyicisinin devreye girmeyeceğini düşünmek mümkündür. Kötümser yorumda ise yerleşik içtihat oluşmadan "benim yazılımım çakışmıyor" diye risk almak, potansiyel olarak tüm kaynak kodunu açıklamak zorunda kalmaya razı olmak anlamına gelmektedir.

FSEK'in bir başka kritik nüansı: GPL'nin getirdiği copyleft yükümlülüğünün Türk hukukunda icra edilebilir olup olmadığı meselesi. Yabancı lisans koşulları Türkiye'de sözleşme hukuku çerçevesinde uygulanabilir olmakla birlikte, bu lisansı ihlal eden bir Türk şirketine karşı açılacak davada hangi hukukun uygulanacağı ve Türk mahkemelerinin bu talepleri nasıl değerlendireceği ayrıca tartışmalıdır.

M&A Boyutu: Lisans Sorunu Şirketi Satılmaz Kılar

Açık kaynak lisans uyumsuzluğunun en ağır pratik sonucu birleşme ve satın alma süreçlerinde ortaya çıkmaktadır.

Teknoloji şirketlerinin alım süreçlerinde yürütülen teknik durum tespiti (technical due diligence) artık açık kaynak lisans denetimini standart bir madde olarak içermektedir. Alıcı tarafın hukuk ekibi, yazılım bileşen analizi (Software Composition Analysis - SCA) araçlarıyla hedef şirketin kod tabanını taramakta ve tüm lisansları listelemektedir. GPL ya da AGPL bileşenin ticari ürüne izolasyon olmadan entegre edildiğinin tespit edilmesi birkaç farklı sonuç doğurabilir: işlem fiyatı düşer, satıcıdan garantiler ve tazminat taahhütleri talep edilir, hatta bazı durumlarda işlem tamamen çöker.

Bu risk şirketin değerlemesini doğrudan etkileyen ölçülebilir bir etkendir. 2025 OSSRA raporunun tespitine göre ticari yazılımların yüzde elli altısında lisans çakışması bulunmaktadır; bu oran M&A süreçlerinde değerleme baskısının ne denli yaygın olduğunu göstermektedir.

Hukuki Mühendislik Yanıtı: İzolasyon ve Denetim

Açık kaynak bulaşması riskinin yönetimi, yalnızca hukuki bir uyarıyla değil mimariye işlenmiş bir çözümle mümkündür. Bu noktada "hukuki mühendislik" kavramı devreye girer: hukuki zorunluluğun yazılım mimarisine somut gereksinim olarak yansıtılması.

Mikroservis İzolasyonu

GPL veya AGPL lisanslı bir bileşenin gerçekten kullanılması zorunluysa bu bileşenin ayrı bir servis olarak, özellikle ayrı bir süreçte (separate process) çalıştırılması ve ticari sistemin bu servisle yalnızca iyi tanımlanmış bir API üzerinden iletişim kurması hukuki riski önemli ölçüde azaltır. Ayrı süreçte çalışan bileşen, ticari yazılımın türev eseri olmadığı argümanını güçlendirir. Bu mimari; hem teknik bağımsızlık hem de hukuki izolasyon sağlar.

Burada kritik bir ayrım vardır: izolasyon, riski ortadan kaldırmaz; azaltır. Türev eser analizinin her mimari için ayrıca yapılması zorunludur.

Açık Kaynak Uyumluluk Denetimi (Open Source Compliance Audit)

Kod tabanında kullanılan her bileşenin lisansının sistematik olarak tespit edilmesi için FOSSA, Mend.io (eski adıyla WhiteSource), Black Duck ve Snyk gibi Software Composition Analysis araçları bu görevi otomatikleştirmektedir. Bu araçların CI/CD pipeline'a entegre edilmesi, kısıtlı lisanslı bileşenlerin ürün ortamına geçişini derleme aşamasında engelleyebilir.

Denetim yalnızca birincil bağımlılıkları değil, geçişli (transitive) bağımlılıkları da kapsamak zorundadır. Kullandığınız kütüphanenin kendi içinde bağımlı olduğu başka bir kütüphanenin copyleft lisanslı olması, "zincir bulaşması" riskini doğurur.

Lisans Politikası ve İzin Verilen Lisanslar Listesi

Geliştirme ekibi için kurumsal bir lisans politikası hazırlanmalı, izin verilen ve yasak olan lisanslar açıkça listenlemelidir. Standart bir kurumsal politika şu şekilde işler: MIT, Apache 2.0, BSD-2, BSD-3 ve ISC izin verilir; LGPL koşul bağlıdır; GPL ve AGPL varsayılan olarak yasaktır, istisnai kullanım hukuk biriminin onayına tabidir.

Bu politikanın yeni geliştirici işe alım süreçlerine ve tedarikçi sözleşmelerine yansıtılması, bileşen düzeyindeki kontrol mekanizmasının kurumsal sürekliliğini sağlar.

Çift Lisanslama Stratejisi

Bazı açık kaynak projeleri hem GPL hem de ticari lisans altında sunulmaktadır. MySQL bu modelin en bilinen örneğidir. GPL kısıtlamalarından kaçınmak isteyen ticari bir kullanıcı, proje yazarından ticari lisans satın alabilir. Bu seçenek; ihtiyaç duyulan bileşenin gerçekten vazgeçilmez olduğu ve zayıf copyleft ya da permissive alternatifinin bulunmadığı durumlarda değerlendirilmelidir.

Geçişli Bağımlılıklar: Görünmez Risk

Doğrudan entegre ettiğiniz kütüphanenin lisansını kontrol ettiniz; peki o kütüphanenin bağımlı olduğu kütüphanelerin lisanslarını kontrol ettiniz mi? Geçişli bağımlılık zinciri modern Node.js, Python ve Java projelerinde onlarca, hatta yüzlerce katman oluşturabilmektedir.

2025 OSSRA raporuna göre lisans çakışmalarının yüzde otuzunun gizli bağımlılıklardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu veri, manuel denetimin yetersiz kaldığını ve otomatik tarama araçlarının zorunluluk olmaktan çıkıp teknik standart hâline geldiğini ortaya koymaktadır.

Yapay zeka geliştirme araçlarının kullanımının yaygınlaşması bu riski daha da artırmaktadır. Red Hat'in 2025 raporuna göre GitHub Copilot gibi AI kod asistanlarının GPL lisanslı kod önerilerini MIT lisanslı projelere eklediği 17 ayrı vaka belgelenmiştir. Geliştirici farkında olmadan copyleft kodu entegre etmiş olabilir.

Pratik Kontrol Listesi: Geliştirme Sürecine Entegrasyon

Açık kaynak bulaşması riskini yönetmek için geliştirme sürecine şu adımların entegre edilmesi önerilmektedir.

Proje başlangıcında kullanılacak tüm kütüphanelerin lisans kategorisi belirlenmeli; GPL ya da AGPL bileşen zorunluysa hukuki değerlendirme yapılarak mimari karar verilmelidir. CI/CD pipeline aşamasında SCA aracı çalıştırılmalı ve kısıtlı lisanslı bileşen tespitinde derleme durdurulmalıdır. Yayın öncesinde tam bileşen envanteri oluşturulmalı; SBOM (Software Bill of Materials) belgesi hazırlanmalıdır. M&A sürecinde tüm kod tabanı için bağımsız lisans denetimi yaptırılmalı; hukuki garantiler ve tazminat hükümleri satış sözleşmesine dahil edilmelidir.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

4 Mayıs 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. GPL lisanslı bir kütüphaneyi SaaS ürüne entegre edersem kaynak kodum açılmak zorunda mı?

GPL için genellikle hayır; SaaS modelinde son kullanıcıya kod dağıtımı gerçekleşmediğinden GPL'nin bulaşma tetikleyicisi olan "dağıtım" koşulu oluşmaz. Ancak AGPL için evet; bu lisans ağ üzerinden etkileşimi de dağıtım olarak saydığından SaaS modeli koruma sağlamaz. Ayrıca statik bağlama yoluyla GPL bileşenin entegre edilmesi ve ürünün herhangi bir kanaldan dağıtılması halinde de yükümlülük doğabilir.

2. Dinamik bağlama türev eser yaratır mı?

GPL topluluğunun baskın görüşü evet yönündedir; ancak bu meseleye ilişkin mahkeme kararı hâlâ bulunmamaktadır. VMware davası 2019'da teknik gerekçelerle esastan reddedilmiştir. Bu belirsizlik nedeniyle dinamik bağlama ile entegrasyon yapılmasında bile hukuki tavsiye alınması ve tercihen mikroservis izolasyonuna başvurulması önerilmektedir.

3. LGPL ile GPL arasındaki pratik fark nedir?

LGPL dinamik bağlamaya genellikle izin verir; ticari yazılım LGPL kütüphanesiyle dinamik bağlantı kuruyorsa ve kütüphanede değişiklik yapılmamışsa ticari kodun açılması gerekmez. Statik bağlamada ise LGPL de türev eser riski taşır. GPL bu esnekliği sunmaz; her türlü entegrasyon copyleft zincirini tetikleyebilir.

4. FSEK, GPL yükümlülüklerini tanıyor mu?

FSEK bilgisayar programlarını telif hakkı koruması kapsamında saymaktadır. Yabancı lisans koşulları Türk hukukunda sözleşme ilişkisi olarak icra edilebilir olmakla birlikte, dinamik bağlamanın "işleme eser" oluşturup oluşturmadığına dair yerleşik Yargıtay içtihadı bulunmamaktadır. Bu belirsizlik, ihlal halinde savunma yapmanın güç olması sonucunu doğurur.

5. Mikroservis mimarisi copyleft riskini tamamen ortadan kaldırır mı?

Hayır, azaltır. GPL bileşenin ayrı bir süreçte çalıştırılması ve ticari sistemle yalnızca API üzerinden iletişim kurması türev eser iddiasını zayıflatır; ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Her mimari için ayrı hukuki değerlendirme zorunludur.

6. M&A sürecinde açık kaynak lisans sorunu nasıl çıkar karşıma?

Alıcının teknik durum tespiti ekibi SCA araçlarıyla kod tabanını tarar ve tüm bileşen lisanslarını listeler. GPL ya da AGPL bileşenin izolasyon olmadan ticari ürüne entegre edildiği tespit edilmesi; fiyat düşürme, tazminat taahhütleri ya da işlemin çökmesi şeklinde sonuçlanabilir. Bu nedenle şirketi satışa hazırlayan süreçte bağımsız lisans denetimi zorunlu bir adımdır.

7. Geçişli bağımlılıklar nasıl kontrol edilir?

Manuel denetim yüzlerce katmanlı bağımlılık zinciri için yetersiz kalır. FOSSA, Mend.io, Black Duck veya Snyk gibi SCA araçları geçişli bağımlılıkları otomatik olarak tespit eder ve lisans kategorilerini raporlar. Bu araçların CI/CD pipeline'a entegre edilmesi, ihlal içeren bileşenin ürün ortamına geçmesini engeller.

8. Yapay zeka kod asistanları lisans riski oluşturur mu?

Evet. Red Hat'in 2025 raporu, GitHub Copilot'un GPL lisanslı kod önerileri aracılığıyla MIT lisanslı projelere copyleft bileşen eklediği 17 vaka belgelemiştir. AI asistan çıktıları varsayılan olarak lisans uyumlu değildir; her önerilen kod parçasının lisans açısından doğrulanması gerekir.

9. Çift lisanslı bir bileşen satın almak iyi bir çözüm müdür?

Bileşen gerçekten vazgeçilmez ve zayıf copyleft ya da permissive alternatifi yoksa evet. MySQL, Qt gibi projeler GPL ve ticari lisansı birlikte sunar. Ticari lisans satın alınması GPL yükümlülüklerini ortadan kaldırır; ancak bu seçenek lisans maliyeti ve satıcı bağımlılığı risklerini beraberinde getirir.

10. Şirketimiz için açık kaynak politikası nasıl oluşturulmalı?

Temel adımlar şunlardır: izin verilen, koşullu ve yasak lisans kategorilerini belirlemek; bu politikayı iş sözleşmelerine ve tedarikçi sözleşmelerine yansıtmak; SCA aracını CI/CD süreçlerine entegre etmek; her sürüm öncesinde SBOM belgesi üretmek ve sorumlu bir "açık kaynak program ofisi" (OSPO) veya hukuk birimi onay mekanizması oluşturmak.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, teknoloji hukuku, sınai mülkiyet ve dijital hukuk alanlarında faaliyet gösteren bir hukuk bürosunun kurucusudur. Açık kaynak lisans uyumluluk denetimleri, yazılım fikri mülkiyet hakları ve M&A süreçlerinde teknik durum tespiti konularında müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Açık kaynak lisans uyumu; kullandığınız bileşenin lisans versiyonuna, entegrasyon yöntemine, yazılımın dağıtım modeline ve somut teknik mimariye göre önemli farklılıklar göstermektedir. FSEK kapsamında "işleme eser" sınırının dinamik bağlamaya uygulanmasına ilişkin yerleşik içtihat henüz oluşmadığından her proje için ayrıca hukuki değerlendirme yapılması zorunludur. Somut hukuki durumunuz için mutlaka alanında uzman bir teknoloji veya fikri mülkiyet hukuku avukatından destek almanız tavsiye edilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada en profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.