Serbest Bölgeler ve Serbest Bölge Hukuku

Türkiye'deki Yapı, Vergi Avantajları, Yatırımcı Hakları ve Küresel Karşılaştırma
TL;DR: Serbest bölgeler; gümrük, vergi ve döviz mevzuatının kısmen ya da tamamen askıya alındığı, fiziksel olarak bir ülkenin toprakları içinde bulunmakla birlikte hukuki açıdan gümrük bölgesi dışında sayılan özel ekonomik alanlardır. Türkiye'de serbest bölgelerin hukuki çerçevesini 1985 tarihli 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu oluşturmaktadır. 2026 itibarıyla Türkiye'de 19 aktif serbest bölge bulunmaktadır; bunların en büyükleri İstanbul ve İzmir'dedir. 7524 sayılı Kanun ile Ağustos 2024'te gerçekleştirilen köklü vergi değişikliği ve ardından 17 Nisan 2026 tarihli Tebliğle getirilen genişleme, vergi istisnasının yalnızca yurt dışı satışlar değil diğer serbest bölgelere yapılan satışları da kapsar hâle gelmesini sağlamıştır. Dünya genelinde ise Dubai'nin Jebel Ali Serbest Bölgesi, Singapur limanı ve Batı Avrupa'nın klasik liman serbest bölgeleri bu yapının en gelişmiş örneklerini sunmaktadır.
Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN
Tarih: 1 Mayıs 2026
Serbest Bölge Nedir, Neden Kurulur?
Serbest bölgeler, dünya ticaretinin en eski ve en etkili kurumsal araçlarından biridir. Modern anlamdaki ilk serbest bölge 1959 yılında İrlanda'nın Shannon kentinde hayata geçirilmiştir. Shannon, bölgesel bir havaliman kasabası olarak dönüşüm geçirerek uluslararası sermayeyi cezbeden bir üretim ve ihracat merkezi hâline gelmiştir. Bu başarı hikâyesi, onlarca ülkeye model olmuş ve günümüzde küresel ölçekte 5.000'i aşkın serbest bölge faaliyet göstermektedir.
3218 sayılı Kanun Türkiye'deki serbest bölgeleri şöyle tanımlamaktadır: ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla kurulan, fiziksel olarak Türkiye toprakları içinde yer almakla birlikte gümrük bölgesi dışında sayılan, ticaret politikası önlemleri ile kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından ayrı bir statüye tabi olan alanlardır.
Bu tanımın pratik karşılığı şudur: bir serbest bölgeye yurt dışından getirilen mal Türk gümrük vergisine tabi değildir; serbest bölgede üretilen ve yurt dışına satılan ürünün kazancı belirli koşullarda kurumlar vergisinden muaftır; bölgedeki ödemeler dövizle yapılır; aynı anda pek çok yabancı normun uygulanmadığı bir hukuki boşluk değil, aksine belirli teşvik normlarının pozitif olarak uygulandığı özel bir mevzuat adası söz konusudur.
Türkiye'nin Serbest Bölge Mevzuatının Temeli: 3218 Sayılı Kanun
Kanunun Tarihçesi ve Kapsamı
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, 6 Haziran 1985'te kabul edilmiş ve 15 Haziran 1985'te yürürlüğe girmiştir. Kanun yürürlüğe girdiğinden bu yana 2004, 2007, 2008, 2017, 2018, 2023, 2024 ve 2026 tarihlerinde kapsamlı değişikliklere uğramıştır. Kanunun son değişikliği 17 Nisan 2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Bölgelerin Kurulması ve İşletilmesi
Serbest bölgelerin yer ve sınırlarını belirleme yetkisi Cumhurbaşkanı'na aittir. Bölgelerin kurulmasına ve işletilmesine de Cumhurbaşkanlığı kararıyla izin verilmektedir. Uygulamada iki ana işletici modeli öne çıkmaktadır. İşletici-kiracı modelinde Bölge Kurucu ve İşleticisi şirketi bölge altyapısını inşa edip kiralamaktadır; yatırımcı kullanıcılar ise ya kendi üstyapısını kurarak ya da mevcut bir üstyapıyı devrederek faaliyete geçmektedir. Yatırımcı kullanıcılara üretim faaliyetleri için 45, diğer faaliyetler için 30 yıllık ruhsat verilmektedir. Kiracı kullanıcılara ise üretim faaliyetleri için 20, diğer faaliyetler için 15 yıllık ruhsat tanınmaktadır.
Serbest bölgede yabancı uyruklu yönetici ve vasıflı personel çalıştırılabilmekte; bunun için ayrıca çalışma iznine ihtiyaç duyulmamaktadır. Sosyal güvenlik mevzuatı bölgede uygulanmaya devam etmekte, bu nedenle çalışanlar SGK kapsamında kalmaktadır.
Uygulanmayan Mevzuat Listesi
3218 sayılı Kanunun 12. maddesi, serbest bölgelerde uygulanmayacak kanunları açıkça saymaktadır. Bunlar arasında 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 5682 sayılı Pasaport Kanunu, 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri sayılmaktadır. Bu düzenleme, bölge içindeki faaliyetlere özel ve ayrıcalıklı bir hukuki zemin sağlamaktadır.
Vergi Rejimi: 2024-2026 Döneminin Kritik Değişiklikleri
Serbest bölge hukukunun en çok gelişme gösteren ve en dikkatli takip edilmesi gereken boyutu vergi rejimidir. 2026 itibarıyla Türkiye'nin serbest bölge vergi mevzuatı, ruhsat tarihine göre farklılaşan ikili bir yapı hâline gelmiştir.
5810 Sayılı Kanunla Getirilen Çerçeve (2008)
2008 yılında yürürlüğe giren 5810 sayılı Kanun ile imalat yapan kullanıcıların ürünlerini yurt dışına satışından elde ettikleri kazançlar kurumlar ve gelir vergisinden istisna tutulmuştur. Bu tarihten sonra ruhsat alan şirketler için istisna ihracat şartına bağlanmıştır.
7524 Sayılı Kanunla Getirilen Daraltma (2 Ağustos 2024)
Ağustos 2024'te 7524 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, vergi istisnasının kapsamını önemli ölçüde daraltmıştır. 1 Ocak 2025'ten itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe giren düzenlemeyle; serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin vergi istisnasından yararlanabilmesi için imal ettikleri ürünlerin yurt dışına satılması şartı aranmaya başlanmıştır. Türkiye'ye satılan ürünlerin kazancı artık istisna kapsamına girmemektedir.
Bu değişiklik, bölge içinden Türkiye iç pazarına yönelik satışları cazip kılmak amacıyla serbest bölge yapısını kullanan şirketler açısından ciddi bir maliyet artışı anlamına gelmiştir.
17 Nisan 2026 Tarihli Tebliğ: Serbest Bölgeler Arası Satış İstisnası
17 Nisan 2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme, bir önceki değişikliğin ortaya çıkardığı kısıtlayıcı etkiyi kısmen gidermektedir. Bu tebliğle 3218 sayılı Kanun'un Geçici Madde 3/2-a bendinde yer alan "yurt dışına" ibaresi, "yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere" şeklinde genişletilmiştir. Düzenleme 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmaktadır. Bu değişiklikle birlikte bir serbest bölgedeki üreticinin başka bir Türk serbest bölgesine sattığı ürünlerden elde ettiği kazanç da istisna kapsamına girmiştir.
2026 İtibarıyla Vergi Avantajlarının Özeti
Üretim faaliyetinde bulunan kullanıcılar, ürünlerinin yurt dışına veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançlar için kurumlar ve gelir vergisi istisnasından yararlanmaktadır. Yurt dışına satılan ürünlerin FOB değerinin toplam üretimin en az yüzde seksen beşi olması şartıyla, üretimde çalışan personelin ücretlerine uygulanan gelir vergisi stopajı da istisna kapsamındadır. Yurt dışından bölgeye getirilen mallarda gümrük vergisi ve KDV uygulanmamaktadır. Serbest bölgeden Türkiye'ye çıkan mallar ise dış ticaret rejimine tabi olup gümrük ve KDV yükümlülüğü doğmaktadır.
7524 sayılı Kanun'la getirilen ve 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren bir diğer kritik düzenleme de yüzde on yerli asgari kurumlar vergisi uygulamasıdır. Bu düzenleme serbest bölge istisnalarıyla etkileşime girebileceğinden bölgede yatırım planlayanların vergi modellemesi yapması artık bir zorunluluktur.
Ticarete İlişkin Temel Kurallar
3218 sayılı Kanun m. 8, bölge ile Türkiye arasındaki ve bölge ile yurt dışı arasındaki ticaretin hukuki niteliğini belirlemektedir.
Serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasındaki ticaret dış ticaret rejimine tabidir; yani bir ürünü serbest bölgeden Türkiye iç pazarına çıkarmak, ithalat işlemine eşdeğer sayılır. Serbest bölge ile diğer ülkeler ve serbest bölgeler arasında dış ticaret rejimi uygulanmaz. Bu hüküm, bölgeyi gerçek anlamda bir gümrük köprüsü hâline getirmektedir.
Bölge içindeki her türlü ödemenin dövizle yapılması asıl kural olmakla birlikte Cumhurbaşkanlığı kararıyla TL ile ödeme de mümkün kılınabilmektedir. Bu esneklik, Türkiye'nin ciddi enflasyon dönemlerinde bölge kullanıcılarına önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Türkiye'nin 19 Aktif Serbest Bölgesi
2026 itibarıyla Türkiye'de faaliyet gösteren 19 aktif serbest bölge, özelleşme alanlarına ve coğrafi konumlarına göre farklılaşmaktadır.
İstanbul ağırlıklı olmak üzere pek çok bölge birbirine yakın konumdadır. İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi (İSBİ) eski Atatürk Havalimanı arazisi üzerinde kurulmuş olup ileri imalat, Ar-Ge, teknoloji, havacılık, ilaç ve lojistik alanlarına odaklanmaktadır. İstanbul Trakya Serbest Bölgesi (İSBAŞ) Çatalca-Silivri konumuyla makine, elektronik, tekstil, otomotiv yedek parçası ve lojistik sektörlerine; Avrupa Serbest Bölgesi (ASB) Tekirdağ-Çorlu konumuyla AB'ye kara yolu ihracatına hizmet etmektedir. İstanbul Deri ve Sanayi Serbest Bölgesi ile Anadolu'nun sanayileşmiş kenti Kocaeli Serbest Bölgesi de İstanbul eksenindeki bölgeler arasındadır.
İzmir bölgesi ise iki büyük serbest bölgeye ev sahipliği yapmaktadır. Ege Serbest Bölgesi (ESBAS) Gaziemir'deki konumuyla hem İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na hem Alsancak Limanı'na yakın durarak tekstil, gıda ve yenilenebilir enerji ihracatına yönelik çalışmaktadır. İzmir Serbest Bölgesi (İZBAŞ) ise Menemen'deki 1.620.000 m²'lik alanıyla rüzgar türbini kanatları başta olmak üzere büyük sanayi tesislerine zemin hazırlamaktadır.
Liman kenti avantajını en iyi kullanan bölge Mersin Serbest Bölgesi'dir. Türkiye'nin 1987 yılında kurulan ilk serbest bölgesi olan Mersin, Akdeniz'deki stratejik konumuyla bir lojistik ve ticaret merkezi işlevi görmektedir. Trabzon Serbest Bölgesi de tam olarak Trabzon Limanı içinde yer almakta; Hazar Denizi ve Orta Asya'ya yönelik ihracatta kritik rol üstlenmektedir.
Ülkenin diğer köşelerinde ise Antalya, Bursa, Denizli, Gaziantep, Samsun, Kayseri, Adana-Yumurtalık, Rize ve Mardin serbest bölgeleri bulunmaktadır. En son kurulan bölge, 2021 yılında Bergama'da faaliyete geçen Batı Anadolu Serbest Bölgesi'dir.
Dünyadan Karşılaştırmalı Örnekler
Singapur: Bir Liman Şehrinin Serbest Bölge Başarısı
Doğal kaynağı ve tarım arazisi neredeyse hiç olmayan Singapur, adacığının tamamını fiilen bir serbest ticaret bölgesi olarak işleterek dünyanın üçüncü en büyük limanı hâline gelmiştir. 2022 yılında 37,29 milyon TEU konteyner elleçleyen Singapur'un ticaret-GSYİH oranı yaklaşık yüzde dörtyüz ile küresel rekorsuz düzeydedir. AB ile yıllık mal ticareti 53 milyar Euro, hizmet ticareti ise 51 milyar Euro'ya ulaşmaktadır. Singapur modeli; asgari bürokratik yük, şeffaf ve öngörülebilir hukuk sistemi, yüzde yüz yabancı mülkiyet ve akıllı liman teknolojilerinin birleşiminden oluşmaktadır.
Dubai — Jebel Ali Serbest Bölgesi (JAFZA)
1985 yılında Dubai Emiri'nin kararnamesiyle kurulan JAFZA, Jebel Ali Limanı'nın hemen yanı başında yer almaktadır. 2025 itibarıyla 150'den fazla ülkeden 11.000 şirkete ev sahipliği yapan JAFZA; Dubai GSYİH'sinin yüzde yirmi birini oluşturmakta, ülkeye gelen doğrudan yabancı yatırımın yüzde yirmi dördünü sağlamakta ve 144.000 kişiye istihdam sunmaktadır. 150 limana bağlantısı bulunan JAFZA, bakım, onarım, montaj, depolama ve üretim alanlarıyla dünyanın en kapsamlı serbest bölge ekosistemlerinden birini oluşturmaktadır. BAE'nin genelinde kırk beşin üzerinde serbest bölge bulunmakta; JAFZA, DMCC, DAFZA, ADGM ve DIFC bunların en tanınmışları arasında yer almaktadır. BAE serbest bölgelerinde yüzde yüz yabancı sahiplik, gümrüksüz ithalat ve ihracat, yıllık kurumlar vergisi muafiyeti ve özel hukuki çerçeve temel avantajlar olarak öne çıkmaktadır.
Hamburg ve Rotterdam: Avrupa Limanlarında Serbest Bölge Yaklaşımı
Avrupa'da serbest bölge modeli, BAE ya da Singapur modelinden farklı biçimde işlemektedir. AB Gümrük Kodu çerçevesinde üye devletler kendi gümrük bölgesi içinde serbest bölge kurabilmekte, ancak bu bölgeler tek pazarın kurallarına tabi kalmaktadır. Hamburg Limanı Almanya'nın en büyük ihracat kapısıdır; ancak AB üyeliği nedeniyle kapsamlı vergi istisnası sunma imkânı BAE ya da Singapur'un çok gerisindedir. Rekabet Hamburg, Rotterdam ve Antwerp arasında esas olarak lojistik verimlilik, altyapı kalitesi, gümrük hızı ve dijital entegrasyon üzerinden yürütülmektedir. Bu üç liman; küresel nakliye şirketleri açısından "kimin altyapısı daha gelişmiş, kimin kırtasiye işlemi daha hızlı" şeklinde özetlenebilecek bir rekabet içindedir.
Paris Bölgesi: Özel Ekonomik Bölge Değil, Lojistik Merkez
Paris'in konusu hukuki olarak biraz farklıdır. Seine-Saint-Denis ve Roissy-CDG çevresinde gümrük ambarı ve lojistik bölge uygulamaları mevcuttur; ancak bunlar klasik serbest bölge değil, AB gümrük mevzuatı kapsamındaki antrepo ve depolama statülerini kullanmaktadır. Fransa'nın AB üyesi olması nedeniyle Türkiye'deki ya da Dubai'deki türden kapsamlı vergi muafiyeti sistemleri Paris bölgesinde hayata geçirilememektedir.
Serbest Bölge Hukukunun Özel Boyutları
Mülkiyet ve Yapı İzinleri
3218 sayılı Kanun m. 5 uyarınca serbest bölge ilan edilen yerlerde ihtiyaç duyulacak arazi ve tesisler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre sağlanabilir. Bölge içindeki yapı ve tesislerin projelendirilmesi, kurulması ve kullanılmasına ilişkin tüm izin ve ruhsatlar bölge müdürlüğünce verilmekte ve denetlenmektedir. Başka bir deyişle serbest bölge içinde belediyelerin ruhsat yetkisi yoktur; bölge müdürlüğü bu işlemin tek muhatabıdır.
Gümrük Hukuku Boyutu
3218 sayılı Kanun m. 6 uyarınca serbest bölgeler gümrük hattı dışında sayılmaktadır. Türkiye AB gümrük birliğinde yer aldığından menşe hükümlerinin uygulanması bakımından serbest bölgeler Türkiye Gümrük Bölgesi sayılmaktadır; bu hüküm AB'ye tam üyelik gerçekleşene kadar geçerlidir. Yurt dışından bölgeye getirilen eşya herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın, ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemleri uygulanmaksızın bölgeye konulabilmektedir.
Muhasebe ve Kayıt Tutma
3218 sayılı Kanun uyarınca kullanıcıların tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelere ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu'nun bazı hükümlerine bağımlı olmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığı ayrı düzenleme yapabilmektedir. Bu esneklik, bölgedeki şirketlerin muhasebe yükümlülüklerini basitleştirmekte; ancak ihracat oranı takibi ve YMM raporu zorunlulukları gibi aktif uyum gereklilikleri devam etmektedir.
İstihdam Hukuku
Serbest bölgelerde Türkiye Cumhuriyeti sosyal güvenlik mevzuatı uygulanmaya devam etmektedir. İş Kanunu genel olarak bölgelerde geçerliyken, yabancı uyruklu çalışanlar için çalışma izni şartı uygulanmamakta; bu durum uluslararası insan kaynakları politikası açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Avantajlar ve Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
Serbest bölgede faaliyet göstermenin temel avantajları; üretim-ihracat zincirinde kurumlar vergisi istisnası, gümrük vergisinden muafiyet, yüzde yüz yabancı sahiplik imkânı ve dövizle ödeme serbestisidir.
Bununla birlikte göz ardı edilmemesi gereken riskler de mevcuttur. Yüzde seksen beş ihracat oranı şartı, iç pazara yönelik bölge kullanımını kârsız kılmaktadır. 7524 sayılı Kanun'un getirdiği yerli asgari kurumlar vergisi olan yüzde on oran, ilerleyen dönemde bazı istisnaları kısıtlama potansiyeline sahiptir. Vergi mevzuatının hızla değişmesi, yatırım kararları öncesinde güncel vergi modellemesi yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Son olarak uluslararası ticaret uyuşmazlıklarında Türkiye'nin taraf olmadığı ikili yatırım anlaşmaları veya serbest bölgeye özgü uluslararası tahkim mekanizmaları sınırlı kalmaktadır.
Avukat Yusuf KILIÇKAN
1 Mayıs 2026
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Türkiye'deki serbest bölgeler ile Organize Sanayi Bölgeleri arasındaki temel fark nedir?
Serbest bölgeler gümrük hattı dışında sayılır; yurt dışından getirilen mal gümrük vergisine tabi olmaz ve dış ticaret rejimi bölge-yabancı ülke arasında uygulanmaz. Organize Sanayi Bölgeleri ise Türkiye'nin gümrük bölgesi içindedir; altyapı ve arazi avantajı sunarlar ancak gümrük muafiyeti sağlamazlar.
2. Serbest bölgede ürettiğim ürünü Türkiye iç pazarına satabiliyor muyum?
Evet, satabilirsiniz; ancak bu durumda bölgeden Türkiye'ye yapılan çıkış dış ticaret rejimine tabi sayılır ve gümrük vergisi ile KDV doğar. Üstelik Türkiye'ye satılan ürünlerin kazancı kurumlar vergisi istisnasından yararlanamaz. Bu nedenle serbest bölge modeli ağırlıklı olarak ihracat odaklı işletmeler için uygundur.
3. Serbest bölgedeki şirkette yabancı ortak zorunlu mu?
Hayır. Tam yabancı sahiplik mümkündür; Türk ortağa ihtiyaç duyulmaz. Bu durum, Türkiye'ye yabancı yatırım çekme açısından serbest bölgelerin en güçlü avantajlarından birini oluşturmaktadır.
4. Yüzde seksen beş ihracat oranı şartı neden önemli?
Bu oran, serbest bölgedeki üretim personeline ödenen ücretlerin gelir vergisi stopajı istisnasından yararlanılabilmesinin koşuludur. Üretilen ürünlerin FOB değerinin en az yüzde seksen beşinin yurt dışına ihraç edilmesi gerekir; aksi hâlde o döneme ait gelir vergisi stopajı istisnası kaybedilir.
5. İstanbul ve İzmir serbest bölgeleri arasındaki fark nedir?
İstanbul merkezli bölgeler — özellikle İSBİ ve İSBAŞ — yüksek teknoloji, lojistik, ilaç, havacılık ve Avrupa pazarına yakınlık avantajını ön plana çıkarmaktadır. İzmir'deki ESBAS ve İZBAŞ ise limanla entegre fiziksel imalat, rüzgar enerjisi ve tekstil sektörlerinde öne çıkmakta; İzmir Limanı'nın yakınlığından doğrudan yararlanmaktadır.
6. Dubai'nin serbest bölgelerindeki şirketle Türkiye'deki serbest bölge arasında anlaşma yapılabilir mi?
Evet. Türk serbest bölgesi ile JAFZA gibi yabancı bir serbest bölge arasındaki ticaret dış ticaret rejimine tabi değildir; bu ticaret normal ithalat-ihracat işlemlerine kıyasla çok daha az bürokratik yük içermektedir. Üstelik 17 Nisan 2026'dan itibaren diğer serbest bölgelere yapılan satışlar da kurumlar vergisi istisnası kapsamına girdiğinden Türk serbest bölgeleri arasındaki ticaret artık ek teşvike sahiptir.
7. Serbest bölgede şirket kurmak ne kadar sürer ve ne kadar maliyetlidir?
2026 verilerine göre toplam süreç, başvurudan faaliyete başlamaya kadar ortalama dört ila altı ay sürmektedir. Üretim ruhsatı için 5.000 USD başvuru ücreti ödenmektedir. Kira metrekare başına İstanbul premium bölgelerinde aylık 18 USD'ye, Mersin ve Kayseri gibi değer bölgelerinde 4 USD'ye kadar inmektedir. Asgari sermaye anonim şirket için 250.000 TL, limited şirket için 50.000 TL'dir.
8. Serbest bölgede iş uyuşmazlıklarında hangi mahkeme yetkilidir?
Bölge içi iş uyuşmazlıklarında Türk iş mahkemeleri görevlidir; sosyal güvenlik mevzuatı uygulandığından bu ayrıcalık değişmemektedir. Uluslararası ticari uyuşmazlıklarda ise tarafların sözleşmesel irade özerkliği çerçevesinde tahkim şartı koymaları yaygın bir uygulamadır.
9. Serbest bölge faaliyeti için Türkiye'de mukim olmak gerekiyor mu?
Hayır. Türkiye'de yerleşik olmayan tam anlamıyla yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler ruhsat alarak serbest bölgede faaliyet yürütebilir. Hizmetlerin Türkiye'de yerleşik olmayan kişilere verilmesi hâlinde elde edilen kazançlar da belirli koşulları karşılaması hâlinde vergi istisnasından yararlanmaktadır.
10. 2026'da serbest bölgelerde en fazla hangi sektörler aktiftir?
Türkiye Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025-2026 döneminde en yüksek ihracat hacmine sahip sektörler; makine ve ekipman, tekstil ve hazır giyim, rüzgar türbini bileşenleri başta olmak üzere yenilenebilir enerji ekipmanları, bilişim ve yazılım hizmetleri ile otomotiv yedek parçalarıdır.
Yazar Hakkında
Avukat Yusuf KILIÇKAN, ticaret hukuku, dijital hukuk ve idare hukuku alanlarında faaliyet gösteren uzman bir hukukçudur. Serbest bölge yatırım uyuşmazlıkları, uluslararası ticaret hukuku ve yabancı yatırımcıların Türkiye'deki hukuki süreçleri konularında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Yasal Uyarı
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki ve mali tavsiye niteliği taşımamaktadır. Serbest bölge mevzuatı — özellikle vergi istisnası koşulları — sık değişmekte olup yatırım kararı öncesinde güncel mevzuatın ve vergi modellemesinin mutlaka alanında uzman bir avukat ve mali müşavir eşliğinde değerlendirilmesi önerilmektedir. Makalede yer alan bilgiler yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.