Blog'a Dön
18/04/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
MİRAS HUKUKU

Vasiyetname

Paylaş
Vasiyetname

TL;DR — Vasiyetname Kapsamlı Rehberi

Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra mal varlığının nasıl dağıtılacağını yaşarken belirlediği, tek taraflı ölüme bağlı bir tasarruf işlemidir. Türk Medeni Kanunu üç vasiyetname şekli tanımaktadır: resmi vasiyetname (noter veya sulh hâkimi önünde iki tanıkla), el yazılı vasiyetname (tamamı miras bırakanın el yazısıyla, tarihli ve imzalı) ve yalnızca olağanüstü hallerde başvurulabilen sözlü vasiyetname. Vasiyetname her zaman geri alınabilir; rücu yeni vasiyetname yapılarak, fiziksel yok etme yoluyla veya vasiyetle çelişen sağlararası tasarruf yoluyla gerçekleşebilir. Şekil şartlarına aykırılık kesin hükümsüzlük değil, iptal edilebilirlik yaptırımına yol açar. Saklı pay sahiplerinin hakları vasiyetname ile zedelenirse tenkis davası açılabilir.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN

Tarih: 18 Nisan 2026

Vasiyetname: Miras Hukukunun En Kritik Belgesi Üzerine Kapsamlı Bir Rehber

Bir insan ölümünü düşünmek istemez; bu doğaldır. Ama miras bırakmayı planlamak, sevdiklerini belirsizliğe ve hukuki uyuşmazlıklara karşı korumayı planlamaktır. Türk hukukunda vasiyetname bu planın hem başlangıcı hem de güvencesidir. Ancak halk arasında "ne yazdı ise geçer" şeklinde algılanan vasiyetname, aslında son derece sıkı şekil şartlarına ve teknik kurallara bağlı olan bir hukuki işlemdir.

Bu rehberde vasiyetnameyi sıfırdan ele alacak; üç ayrı şeklini, her birinin nasıl düzenleneceğini, kimler tarafından yapılamayacağını, vasiyetten nasıl dönüleceğini ve vasiyetnamenin iptal edilebileceği halleri somut örnekler ve güncel Yargıtay içtihatlarıyla birlikte anlatacağız.

Vasiyetname Nedir?

Türk Medeni Kanununun 514. maddesine göre: "Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir. Mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır.

Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının ne şekilde tasfiye edileceği ve mirasının nasıl paylaştırılacağı yönünde henüz hayattayken sözlü veya yazılı olarak ya da resmi düzenleme şeklinde beyanda bulunduğu, tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruf işlemidir.

Vasiyetnamenin birkaç temel özelliğini baştan netleştirmek gerekir. Tek taraflı bir işlem olduğundan, vasiyeti yapan kişinin (vasiyetçi/miras bırakan) tek başına irade açıklaması yeterlidir; başka hiçbir kişinin onayı gerekmez. Kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan temsil yoluyla yapılamaz; kanuni temsilci de bu işlemi yapamaz. Ölümden sonra sonuç doğurur; miras bırakanın ölümüyle birlikte hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlar. Son olarak, miras bırakan her zaman vazgeçebilir; vasiyetname "değiştirilemez" kaydı taşısa bile bu kayıt hükümsüzdür.

Vasiyetname yapabilmek için öncelikle on beş yaşını doldurmuş olmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir.

Vasiyetnameyle Neler Yapılabilir?

Miras bırakan, vasiyetle yasal mirasçılık düzeninin dışına çıkabilir ve mal varlığını istediği kişilere bırakabilir. Bununla birlikte özel yasalarla korunan saklı paylar —zorunlu olarak yasal mirasçılara bırakılması gereken minimum pay oranları— vasiyetname özgürlüğünü sınırlandırır.

Vasiyetle yapılabilecek işlemler şunlardır: mirasçı atama (yasal mirasçı olmayan üçüncü kişiyi mirasçı atamak), belirli mal vasiyeti (belirli bir taşınmazı, parayı veya eşyayı üçüncü bir kişiye bırakmak), mirasçılıktan çıkarma (saklı pay sahibi mirasçıyı haklı sebep varsa mirastan yoksun bırakmak), yedek mirasçı atama, vakıf kurma ve hatta vasiyetname ile bir çocuğu tanıma işlemi dahi mümkündür.

Vasiyetname Şekilleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 531. maddesine göre "Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir." Bu hükme göre vasiyetnameler sınırlı sayı ilkesi benimsenerek sayılmıştır.

Sınırlı sayı ilkesi çok önemlidir: kanunda yer alan üç şeklin dışında düzenlenen hiçbir belge hukuken geçerli vasiyetname sayılmaz. Bilgisayarda yazılmış, kısmen el yazılı kısmen basılmış ya da başkasına yazdırılmış bir metin vasiyetname değildir.

Birinci Şekil: Resmi Vasiyetname (TMK m.532-537)

TMK madde 532'de, "Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir." denilerek resmi vasiyetnamenin düzenlenme şekli belirtilmiştir.

Uygulamada en çok tercih edilen yol noter önünde yapılan resmi vasiyetnamedir. Resmi vasiyetnamenin sağladığı en büyük avantaj, belgenin resmi senet niteliği taşıması ve aksinin ispatının güç olmasıdır.

Resmi vasiyetname iki aşamalı olarak düzenlenir. Birinci aşamada miras bırakan son arzularını resmi memura sözlü veya yazılı olarak bildirir; memur bu arzuları yazıya döker. İkinci aşamada vasiyetçi, hazırlanan metni bizzat okuyarak iki tanığın önünde memurun kendisine bu belgeyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini beyan eder; tanıklar da bu beyanın önlerinde yapıldığını ve vasiyetçiyi tasarrufa ehil bulduklarını belirten şerhlerini ekleyerek vasiyetnameyi imzalar.

Okuma yazma bilmeyenler için bu süreç farklı işler: Okuma yazma bilmeyenlerin resmi memura vasiyetname düzenlettirmeleri halinde vasiyetnamenin iki şahit önünde vasiyetçiye okunması ve vasiyetçinin de okunan senedin son arzu ve iradesine uygun bulunduğunu gene iki şahit önünde resmi memura beyan etmiş olması gerekir.

Tanık yasağı: Miras bırakanın eşi, alt ve üst soy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar. Bunlardan birinin resmi memur veya tanık olarak katıldığı resmi vasiyetname şekil yönünden sakat olur ve iptali istenebilir. Ayrıca resmi vasiyetname ile; vasiyetname düzenlenmesine katılan resmi memur veya tanıklar, bunların alt soy-üst soy hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşlerine bir kazandırmada bulunulamaz.

Bu kural çok önemlidir: noterden talep ettiğiniz kazandırmayı içeren vasiyetnamede noterin yakını tanık olarak bulunursa vasiyet iptal edilebilir hale gelir.

İkinci Şekil: El Yazılı Vasiyetname (TMK m.538)

El yazılı vasiyetname, miras bırakanın başka hiçbir resmi makam veya tanık gerektirmeden düzenleyebildiği, gizli tutulabilen ve hiçbir maliyeti olmayan bir vasiyetname türüdür.

Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesinde düzenlenen ve olağan vasiyetname türü olarak kabul gören el yazılı vasiyetname türü, vasiyetçi tarafından tek başına düzenlenebilmektedir.

Şekil şartları son derece katıdır. Vasiyetnamenin başından sonuna kadar miras bırakanın bizzat el yazısıyla yazılmış olması zorunludur. Bilgisayar çıktısı, daktilo metni veya başkasına yazdırılmış metin kesinlikle geçerli değildir. Vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün açıkça belirtilmelidir; tam tarih eksikse vasiyetname iptal edilebilir. Son olarak miras bırakan tarafından el yazısıyla imzalanmış olmalıdır; mühür, parmak izi veya paraf yeterli değildir.

Yargıtay içtihadı bu şartları sıkı biçimde uygulamaktadır: El yazısı vasiyetlerde, düzenleme tarihinin vasiyetçinin el yazısı ile atılmış olması geçerliğe ilişkin şekil şartlarındandır. El yazısı vasiyetin yapıldığı yerin hiçbir tereddüde yer kalmayacak şekilde belgenin metninden anlaşılması gereklidir.

El yazılı vasiyetnamenin avantajı gizliliktir; istediğiniz yerde saklayabilir, kimseye bildirmek zorunda değilsinizdir. Dezavantajı ise kaybolma, imha edilme ve sahtecilik riskidir. Bu riskleri azaltmak için notere teslim edilerek saklanması önerilir.

Üçüncü Şekil: Sözlü Vasiyetname (TMK m.539-541)

Sözlü vasiyetname, ancak olağanüstü koşullarda başvurulabilen istisnai bir türdür. Türk Medeni Kanununun 539. maddesine göre: "Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.

Sözlü vasiyetname için iki koşulun aynı anda var olması şarttır. Birinci koşul olağanüstü halin varlığıdır: yakın ölüm tehlikesi, savaş, doğal afet, bulaşıcı hastalık karantinası gibi kanunda örnek olarak sayılan ama bunlarla sınırlı olmayan durumlar bu kapsamda değerlendirilir. İkinci koşul ise diğer vasiyetname türlerinin yapılamamasıdır: olağanüstü hal bulunsa dahi el yazılı vasiyetname yapılabilecek durumdaysa sözlü vasiyete başvurulamaz.

Sözlü vasiyetname düzenlenmesi için vasiyetçi son arzularını iki tanığa anlatmalıdır. Tanıklardan biri vasiyetçinin son arzularını dinledikten sonra metni derhal yazıya çevirmeli, beyanın yapıldığı yer ve tarihi de yazarak diğer tanığa imzalatmalıdır. Tanıklar yazılan belgeyi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye hukuk mahkemesine vermeli ve miras bırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını beyan etmelidirler.

Buradaki "vakit geçirmeksizin" ibaresi Yargıtay tarafından son derece geniş yorumlanmıştır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 29.9.1992 tarihli ve 1992/7372 esas, 1992/8705 karar sayılı kararında "Bu yön sözlü vasiyeti vasiyetname haline getiren geçerlilik şartıdır. Bu süre olağan hayatın akışı içinde derhal olarak anlaşılmalıdır.

Sözlü vasiyetnameyi tetikleyen koşullar ortadan kalktıktan sonra miras bırakan hayatını sürdürüyorsa, sözlü vasiyetname otomatik olarak hükümden düşer. Bu süre, olağanüstü halin ortadan kalkmasından itibaren bir aydır.

Vasiyetten Dönme (Rücu): Dört Farklı Yol

Miras bırakan hayatta olduğu sürece istediği zaman vasiyetinden dönebilir. Bu hakkın kullanılmasına önceden vazgeçilemez; vasiyetnamede "bu vasiyetten dönülemez" gibi kayıtlar hükümsüzdür. Türk Medeni Kanunu vasiyetten dönmenin dört farklı biçimini düzenlemektedir.

Birinci yol — Yeni vasiyetname ile dönme (TMK m.542):

Miras bırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnamesinden açıkça veya zımnen döndüğünü belirten yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnamesini geri alabilir.

Vasiyet için yasada öngörülen şekillerden herhangi birisi seçilerek vasiyetten dönülmesi olasıdır. Örneğin, resmi vasiyetten el yazısı ile düzenlenmiş vasiyetle dönülebileceği gibi, el yazısı ile yapılmış vasiyetten de resmi vasiyet şekliyle dönülebilir. Yoksa resmi vasiyetten ancak resmi vasiyetle ya da el yazılı vasiyetten ancak el yazılı vasiyetle dönülecek diye bir kural ve zorunluluk yoktur.

Bu serbestlik son derece önemlidir: noter önünde yaptığınız bir vasiyetnameden evde kaleme aldığınız el yazılı bir vasiyetnameyle dönebilirsiniz.

İkinci yol — Vasiyetnameyi fiziksel olarak yok etme (TMK m.543):

Vasiyet eden kişi vasiyetnameyi yırtmak, kesmek, yakmak, karalamak suretiyle veya başkaca yollarla ortadan kaldırabilir. Vasiyetnamenin vasiyet eden tarafından yok edilmek suretiyle geri alındığından bahsedilebilmesi için yok etme eylemi vasiyet edenin iradesi doğrultusunda gerçekleşmelidir.

Resmi vasiyetname söz konusu olduğunda yalnızca vasiyetçinin elindeki nüshayı yok etmek yetmez; noterdeki aslın da vasiyetçinin talebiyle imha edilmesi gerekir.

Vasiyetnamenin kazaen veya üçüncü kişiler tarafından yok edilmesi durumunda, vasiyetname hükümsüz hale gelmez. Bu gibi durumlarda vasiyetnamenin içeriğinin başka delillerle ispatlanması mümkündür. Yani birileri vasiyetnamenizi yaksa veya yırtsa, bu dönme sayılmaz; içerik başka delillerle kanıtlanabilirse vasiyet geçerliliğini korur.

Üçüncü yol — Sonraki vasiyetneme, öncekinin yerini alır (TMK m.544/1):

Mirasbırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır.

Bu kural "zımni rücu" olarak adlandırılır. Açıkça "önceki vasiyetnamemi geri alıyorum" demek gerekmez; yeni vasiyetname düzenlemek yeterlidir.

Dördüncü yol — Vasiyetle bağdaşmayan sağlararası tasarruf (TMK m.544/2):

Belirli mal bırakma vasiyeti de vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, miras bırakanın sonradan o mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.

Bunu somutlaştıralım: vasiyetname ile bir taşınmazı A'ya bıraktınız, sonra o taşınmazı B'ye sattınız. Bu satış, vasiyetten zımni olarak döndüğünüzü gösterir. Ancak Yargıtay bu konuda bir kritik şart ortaya koymuştur: Vasiyetname bırakan, vasiyetname ile bağdaşmayan bir tasarrufla vasiyetten rücu edebilirse de o tasarrufun hukuki sonuç doğurabilmesi için sonradan yaptığı hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir. Satış muvazaalı ise veya iptal kararı verilmişse, taşınmaz terekeye geri döner ve vasiyet hüküm ifade eder.

Vasiyetnamenin Açılması ve Tenfizi

Vasiyet konusu belgenin miras bırakanın ölümü üzerine kimde bulunursa bulunsun yetkili makama teslim edilmesi zorunludur. TMK 596. maddesine göre, vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur.

Vasiyetnamenin açılması ve okunması, içeriğinin uygulanacağı anlamına gelmez. İlgililer vasiyetnameye itiraz etmek ya da iptalini istemek için hak düşürücü sürelere uymak zorundadır.

Vasiyetnamede yer alan tasarruflara "vasiyet yerine getirilmesi davası" (tenfiz davası) açılarak hukuki sonuç doğurulur. Bu davanın yetkili mahkemesi, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Davası

İptal nedenleri nelerdir?

Vasiyetname birtakım nedenlerle iptale konu olabilir. Bu nedenler şekil eksikliği (el yazılı vasiyetnamenin tamamının bilgisayarda yazılmış olması, tarihin eksik olması, imzanın bulunmaması gibi), ehliyetsizlik (vasiyetçinin ayırt etme gücünden yoksun olduğu sırada düzenlenmiş olması), irade sakatlığı (hata, hile, tehdit, korkutma) ve hukuka veya ahlaka aykırı içeriktir.

Ehliyetsiz olduğu iddia edilen vasiyetçinin vasiyetname tarihine yakın günlerde ve sonrasında tedavi görüp görmediği konusunda tarafların bilgisine başvurularak, varsa doktor raporları veya tedavi gördüyse buna ilişkin tüm kayıtların eksiksiz getirtilerek dosyaya konması, işlem tarihinde miras bırakanın ehliyetsiz olup olmadığının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi ve buna ilişkin rapor alınması gerekir.

Tenkis davası nedir?

Miras bırakan saklı pay sahiplerinin haklarını zedeleyecek tasarruflarda bulunmuşsa saklı pay sahipleri tenkis davası açabilir. Tenkis, iptal değildir; vasiyetnameyi tamamen ortadan kaldırmaz. Saklı payı aşan kısım oranında tasarrufun etkisini azaltır.

Türk Medeni Kanununa göre saklı paylı mirasçılar şunlardır: altsoy (çocuklar, torunlar) için yasal miras payının yarısı; anne-baba için yasal miras payının dörtte biri.

Özel Durumlar: Tanık Yasağı, Temsil Yasağı ve Yabancılar

Vasiyetname yapma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; vekâlet veya temsil yoluyla kullanılamaz. Vasi ya da kayyım dahi temsil ettikleri kişi adına vasiyetname düzenleyemez.

Yabancı uyruklu bir kişi Türkiye'de bulunduğu sırada Türk hukukuna göre vasiyetname yapabileceği gibi kendi ülkesinin kanunlarına göre de vasiyet düzenleyebilir. Yabancı bir ülkede bulunan bir Türk vatandaşı orada Türk Konsolosluğu önünde, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, resmi vasiyetname düzenletebilir. Ayrıca Türk vatandaşı bulunduğu ülkenin kanunlarına göre de vasiyet düzenletebilir ve bu vasiyetname Türkiye'de de geçerlidir.

Vasiyetnamenin Değeri

Vasiyetname yalnızca serveti bölüştürmek için değil, sevdiklerinizi korumak ve ölümünüzden sonra ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkları önlemek için güçlü bir araçtır. Ancak gücü, doğru düzenlenmesinde yatmaktadır.

El yazılı vasiyetname yazarken tek bir harf bile yazım makinesinden çıkmamalıdır. Resmi vasiyetnameye tanık seçerken o kişinin vasiyetname lehdarıyla akrabalık bağını sorgulamalısınız. Sözlü vasiyetnameyi tutanaklayan tanıklar, tanıklık görevini derhal yerine getirmelidir. Vasiyetten dönerken mutlaka geçerli bir hukuki şekle uyulmalıdır.

Bunların hepsini doğru yapmanın en güvenli yolu, bir miras hukuku avukatıyla çalışmaktır.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

18.04.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Vasiyetname yapabilmek için asgari yaş kaçtır? Vasiyetname yapabilmek için öncelikle on beş yaşını doldurmuş olmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir.

Bilgisayarda yazdığım ve imzaladığım metin vasiyetname sayılır mı? Hayır. El yazılı vasiyetname başından sonuna kadar miras bırakanın bizzat kaleme aldığı, el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olmak zorundadır. Kısmen bilgisayar çıktısı olan bir metin bu şartı karşılamaz ve geçersizdir.

Vasiyetnameye itiraz etmek için süre var mı? Evet. TMK m. 559 uyarınca vasiyetnamenin iptali davası hak düşürücü süreye tabidir: vasiyetnamenin açıldığının ve tasarrufun öğrenildiğinin üzerinden 1 yıl, her hâlükârda ölüm tarihinden itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır.

Birden fazla vasiyetname yapılırsa hangisi geçerli olur? Miras bırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır. Bu nedenle yeni vasiyetname düzenlerken önceki vasiyetnamelerle ilişkisini açıkça belirtmek büyük önem taşır.

Vasiyetname ile saklı payı tamamen ortadan kaldırabilir miyim? Hayır. Saklı pay sahiplerinin (altsoy, anne-baba) kanunla güvence altına alınmış asgari pay oranları vasiyetname ile zedelenirse ilgililer tenkis davası açarak saklı paylarının korunmasını talep edebilir.

El yazılı vasiyetname nereye saklanmalıdır? Yasal bir zorunluluk yoktur; istediğiniz yerde saklayabilirsiniz. Ancak kaybolma veya imha riskine karşı notere teslim ederek kaydını yaptırmanız önerilir.

Resmi vasiyetname tanığım yakın bir aile üyesi olabilir mi? Miras bırakanın eşi, alt ve üst soy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar. Bu yasağa aykırılık, vasiyetnameyi şeklen sakatlar ve iptale zemin hazırlar.

Sözlü vasiyetname her durumda yapılabilir mi? Hayır. Sözlü vasiyetname yalnızca olağanüstü koşullarda ve el yazılı ya da resmi vasiyetname yapma imkânı olmadığında başvurulabilen istisnai bir yoldur. Aynı anda her iki koşulun da varlığı zorunludur.

Vasiyetname hazırlayan avukata veya notere vasiyet yapılabilir mi? Resmi vasiyetname ile; vasiyetname düzenlenmesine katılan resmi memur veya tanıklar, bunların alt soy-üst soy hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşlerine bir kazandırmada bulunulamaz. Bu kısıtlama, yalnızca söz konusu vasiyetnameyle yapılan kazandırmayı kapsar; farklı bir vasiyetnameyle aynı kişilere kazandırma yapılması hukuki değerlendirme gerektirir.

Vasiyetname ile miras sözleşmesi arasındaki fark nedir? Vasiyetname tek taraflı bir işlem olup miras bırakan istediği zaman tek başına değiştirebilir veya geri alabilir. Miras sözleşmesi ise iki taraflı bir işlemdir; karşı tarafın rızası olmaksızın tek taraflı olarak geri alınamaz. Her iki belge de ölüme bağlı tasarruf niteliği taşır, ancak miras sözleşmesi çok daha bağlayıcıdır.

Yazar Hakkında: Avukat Yusuf KILIÇKAN, miras hukuku, idare hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmış avukattır.

yusufkilickan.av.tr hukuk blogunun yazarıdır.

av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı: Bu makale, Nisan 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri ve Yargıtay içtihatları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut miras ve vasiyetname meselesi kendine özgü hukuki koşullar içermektedir. Vasiyetname düzenlemek, iptal davası açmak veya tenkis talebinde bulunmak için alanında uzman bir miras hukuku avukatından bireysel danışmanlık almanız zorunludur.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada en profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.