Çin Yüksek Halk Mahkemesi’nin 24 Maddelik Yapay Zekâ Rehberi ve Türk Hukuku Karşılaştırmalı Analizi: Algoritmik Sorumluluk, Deepfake ve Dijital Delil Rejimi

TL;DR
Çin Yüksek Halk Mahkemesi (Supreme People’s Court - SPC), 7 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı〔2026〕10 sayılı yargı rehberiyle yapay zekâ, deepfake, ses klonlama, model halüsinasyonları ve algoritmik ayrımcılık ihtilaflarına ilişkin ilk kapsamlı ulusal çerçeveyi kurmuştur. Müstakil bir kanun olmaktan ziyade bağlayıcı bir yargı politikası belgesi niteliği taşıyan bu düzenleme; haksız fiillerde genel kural olarak kusur? sorumluluğunu benimsemiş, rıza dışı yüz ve ses kopyalamayı doğrudan kişilik hakkı ihlali sayarak koruma alanını vefat eden kişilerin hatırasına ("AI ile diriltme") kadar genişletmiştir. "Yapay zekâ üretti" savunmasını kesin bir dille geçersiz kılan rehber; zararlı istemi giren kullanıcıyı (prompter) doğrudan fail olarak konumlandırmış, servis sağlayıcılarına ise bildirim sonrası gerekli tedbirleri alma ("uyar-kaldır") yükümlülüğü getirmiştir. Mahkemeye sunulan yapay zekâ çıktılarının delil sıhhatini sıkı teknik denetim kriterlerine bağlayan düzenleme, sahte delil sunanlara gözaltı ve adli para cezası öngörmüş; algoritmik fiyat ayrımcılığını ("büyük veri ile tanıdık öldürme") ise haksız fiil? ve cezai tazminat kapsamında nitelemiştir. Türk pozitif hukuku bakımından müstakil bir yapay zekâ kanunu bulunmasa dahi; Türk Medeni Kanunu (TMK m. 24-25), Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 49, 58, 530), Türk Ceza Kanunu (TCK m. 37, 134, 136, 158/1-f), Kişisel Verilerin Korunması Kanunu? (KVKK m. 6, 11/1-g), 5651 sayılı Kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 189 vd.) hükümlerinin amaca uygun genişletici yorumlanması suretiyle Çin yüksek yargısının tesis ettiği koruma standardı Türk yargısında da ikame edilebilecek niteliktedir.
Yargı Rehberinin Arka Planı ve Normatif Niteliği
Üretken yapay zekâ modellerinin toplumsal ve iktisadi hayata entegrasyonu, fikri mülkiyet gasplarından rıza dışı dijital kimlik üretimine, otonom sürüş kazalarından algoritmik manipülasyona kadar çok katmanlı hukuki ihtilafları beraberinde getirmiştir. Bu karmaşık uyuşmazlıklar karşısında alt derece mahkemelerindeki içtihat? farklılıklarını gidermek amacıyla Çin Yüksek Halk Mahkemesi, 7 Eylül 2026 tarihinde 5 bölüm ve 24 maddeden oluşan (Supreme People’s Court Opinions on Trying Cases Involving Artificial Intelligence Disputes in Accordance with Law) başlıklı rehber metni yayımlamıştır.
Belgenin taşıdığı "Fa Fa" () resmi kodu, metnin doğrudan kanun koyucu tarafından çıkarılmış bir kanun ya da doğrudan hükme esas alınan resmi bir "Yargı Yorumu" (Fa Shi ) olmadığını; ancak Çin yargı hiyerarşisi içerisinde mahkemelerin kararlarını gerekçelendirirken uymakla yükümlü olduğu bağlayıcı bir yargı politikası belgesi teşkil ettiğini göstermektedir. Çin’de bağımsız bir yapay zekâ temel kanununun henüz yürürlüğe girmemiş olması sebebiyle Yüksek Mahkeme; Çin Medeni Kanunu, Siber Güvenlik Kanunu, Veri Güvenliği Kanunu, Kişisel Bilgilerin Korunması Kanunu (PIPL) ve Telif Hakkı? Kanunu gibi mevcut pozitif hukuk kurallarını yapay zekânın kendine özgü çalışma mekanizmalarına uyarlamıştır.
Rehberin ilk bölümünde temerküz eden rehber ideoloji ve temel ilkeler; "insan odaklılık", "inovasyonun desteklenmesi" ve "güvenlik baseline'ının muhafazası" dengesi üzerine kurulmuştur. Yüksek Mahkeme, teknolojik atılımları aşırı katı regülasyonlarla boğmaktan kaçınırken, temel kişilik haklarının ve kamu düzeninin ihlal edilmesine karşı kesin yargısal sınırlar ("kırmızı çizgiler") çizmiştir.
Rıza Dışı Yüz ve Ses Klonlama: Deepfake, Dijital Diriltme ve Kişilik Hakları
Rehberin 4. maddesi, deepfake teknolojisi marifetiyle gerçekleştirilen manipülasyonları teknik bir illüzyon olarak değil, doğrudan kişilik haklarına yönelmiş haksız bir saldırı olarak tanımlamaktadır. İlgili düzenleme uyarınca bir gerçek kişinin açık rızası? bulunmaksızın yüz hatlarının veya ses frekanslarının yapay zekâ modellerine beslenerek ayırt edilebilir sanal bir avatarının (digital replica) üretilmesi, konuşturulması veya kamusal dolaşıma sokulması; isim, portre, ses ve itibar haklarının açık bir ihlalidir. Yüksek Mahkeme ihlalin varlığı için kusursuz bir kopyalama şartı aramamış, kamuoyu veya muhatap nezdinde doğrudan o kişiyi çağrıştıran "tanınabilirlik" (identifiability) ölçütünü yeterli görmüştür.
Düzenlemenin getirdiği en radikal açılımlardan biri, kamuoyunda "ölülerin yapay zekâ ile diriltilmesi" (AI resurrection) olarak bilinen dijital canlandırma pratiklerine ilişkindir. Vefat etmiş bir kişinin geride bıraktığı görsel ve işitsel veriler üzerinden ailesinin izni olmaksızın etkileşimli dijital avatarlar oluşturulması halinde, ölenin yakınlarına (eş, çocuklar, anne-baba) Medeni Kanun’un 994. maddesi uyarınca doğrudan dava açma ve kişilik menfaatlerinin korunmasını talep etme hakkı tanınmıştır. 5. maddede yapay zekâ araçları kullanılarak kişilerin dijital izlerinin taranması ve ifşa edilmesi ("ağ açma" / doxxing ) eylemi mutlak bir mahremiyet ihlali sayılmış; 8. maddede ise telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla mahkemelere süratle kişilik hakkı ihlali yasağı (injunction) kararı alma yetkisi verilmiştir.
Türk hukuku dogmatiği açısından bu hükümler güçlü bir normatif karşılığa sahiptir. Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve 25. maddeleri gereğince, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden saldırının önlenmesini, durdurulmasını ve hukuka aykırılığın tespitini talep edebilir. Bireyin sesi ve yüz hatları, şahsiyetine sıkı sıkıya bağlı vazgeçilmez unsurlardır. Kişinin rızası hilafına sesinin klonlanması veya görüntüsünün başka bir bağlama oturtulması, içerik hakaret içermese dahi TMK m. 24 kapsamında kendiliğinden hukuka aykırıdır. Vefat eden bireyler açısından TMK m. 28 uyarınca kişilik ölümle sona erse de, mirasçıların ölenin hatırasına bağlı kendi bağımsız kişilik hakları zedelendiğinden men ve tespit davaları açılabilmekte; ceza boyutunda ise TCK m. 130 (Kişinin Hatırasına Hakaret) işletilebilmektedir.
Maddi ve manevi tazminat? talepleri TBK m. 49 ve m. 58 çerçevesinde şekillenirken; failin izinsiz görsel ve ses kullanımı üzerinden elde ettiği haksız kazancın iadesi amacıyla TBK m. 530 uyarınca "vekâletsiz iş görme" hükümlerine dayalı menfaat devri talep edilebilir. Kişisel veri? boyutu incelendiğinde, 6698 sayılı KVKK’nın 6. maddesi ses ve yüz geometrisini "özel nitelikli biyometrik veri" olarak tescil ettiğinden, açık rıza bulunmaksızın bu verilerin model eğitiminde işlenmesi ağır idari para cezalarına tabidir. Ceza hukuku cephesinde ise bu manipülasyonlar TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) ve TCK m. 136 (Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme) kapsamında suç teşkil etmekte; klonlanmış sesle menfaat temin edilmesi halinde TCK m. 158/1-f uyarınca bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık hükümleri uygulanmaktadır. Acil durdurma mekanizmasında ise 5651 sayılı Kanun’un 9. ve 9/A maddeleri devreye girerek, kişilik hakları zedelenen kişilere Sulh Ceza Hâkimliği marifetiyle 24 saat içinde erişimin engellenmesi kararı alma ve bunu 4 saat içinde infaz ettirme imkânı sağlamaktadır.
Sorumluluk Rejiminin Mimari Dönüşümü: İstem Sahibi, Servis Sağlayıcı ve Halüsinasyon Sorumluluğu
İstem Sahibi (Prompter) ve Ceza Hukukunda Dolaylı Faillik
Geleneksel teknoloji uyuşmazlıklarında faillerin sıklıkla ileri sürdüğü "ben yapmadım, otonom algoritma üretti" savunması, Çin SPC Rehberi ile kesin bir biçimde geçersiz kılınmıştır. Rehberin 3. maddesi yapay zekâ haksız fiillerinde genel sorumluluk esasının "kusur sorumluluğu" (fault-based liability) olduğunu tespit ederken; 7. madde, zararlı çıktıyı tetikleyen kötü niyetli istemleri (malicious prompts) sisteme giren kullanıcıların hukuki ve cezai mesuliyetten kurtulamayacağını emretmektedir. Yargı organları sorumluluğu tayin ederken; yapay zekânın otonomi derecesini, istem sahibinin sisteme müdahale gücünü, güvenlik protokollerini kırma (jailbreak) çabasını ve doğacak zararı öngörebilme kapasitesini dikkate almak zorundadır.
Türk Ceza Hukuku doktrininde yapay zekâ bağımsız bir iradeye veya hukuki kişiliğe sahip olmadığından bir fail değil, failin kastını gerçekleştirmeye yarayan teknik bir araç konumundadır. Bu sebeple TCK m. 37/2 hükmünde düzenlenen "suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi" dogmatiği kıyasen yapay zekâ sistemlerine tatbik edilir. Bir şahsın onur, şeref ve saygınlığını rencide etmek kastıyla yapay zekâya yönlendirici komutlar vererek hakaret (TCK m. 125), iftira (TCK m. 267) veya halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m. 217/A) suçlarını işleten kullanıcı, dolaylı fail olarak doğrudan cezalandırılır. Özel hukuk alanında ise TBK m. 49 uyarınca, hukuka aykırı neticeyi bilerek ve isteyerek prompt mühendisliğiyle tetikleyen şahsın eylemi kasıtlı bir haksız fiil teşkil eder ve tüm zarardan birinci derecede şahsen sorumludur.
Servis Sağlayıcıların Sorumluluğu, Halüsinasyon Rejimi ve Güvenli Liman Kuralı
Üretken modellerin gerçek dışı olgular türetmesi, masum bireylere suç isnat eden uydurma mahkeme kararları yazması veya karalayıcı anlatılar kurgulaması (AI hallucinations) karşısında SPC Rehberi, servis sağlayıcılarına kusursuz sorumluluk yüklememiştir. İnovasyonu engellememek adına Çin Medeni Kanunu’nun 1195. maddesinde yer alan "Güvenli Liman / Uyar-Kaldır" (Safe Harbor / Notice-and-Takedown) mekanizması kıyasen üretken yapay zekâ platformlarına teşmil edilmiştir. Platform, her çıktıyı önceden denetlemekle mükellef tutulmamış; ancak hak sahibinin somut delillerle yaptığı bildirim üzerine gerekli filtreleme tedbirlerini almaz veya ihlali bertaraf etmezse ortaya çıkan zarardan müteselsilen? sorumlu kılınmıştır.
Türk hukuk mevzuatında bu husus yapısal bir boşluk barındırmaktadır. 5651 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca yer sağlayıcı, barındırdığı hukuka aykırı içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak haberdar edildiğinde yayından çıkarmak zorundadır. Ne var ki üretken yapay zekâ platformları salt veriyi depolayan klasik bir "yer sağlayıcı" değildir; kullanıcıdan aldığı girdiyi algoritmik nöral ağlar vasıtasıyla sentezleyerek tamamen yeni ve otonom bir metin üreten aktif bir aktördür. Bu sebeple Türk yargısı, pozitif bir düzenleme yapılana kadar TBK m. 49’daki genel kusur ve özen borcu ilkelerini uygulamalıdır. Geliştirici şirket; bilinen güvenlik zaafiyetlerini kapatmamış, filtreleme mekanizmalarını (guardrails) teknik imkânlar dairesinde kurmamışsa kusurlu addedilecektir.
Rehberin 9. maddesinde "yapay zekâ ürünü" tanımının sadece robotlar veya otonom araçlar gibi fiziksel taşıyıcısı olan ürünlerle sınırlandırılması ve saf yazılımların ürün sorumluluğunun dışında bırakılması da dikkat çekicidir. Türk hukukunda da 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu fiziksel malları hedef aldığından, saf yazılımların yol açtığı zararlarda ürün güvenliği sorumluluğu değil, genel haksız fiil ve vekâlet akdi hükümleri cari olacaktır. 11. maddede düzenlenen otonom ve yarı otonom araç kazalarında ise sürücü, üretici ve satıcının teknik kusur ve kontrol derecelerine göre teselsülen sorumlu tutulması prensibi, Türk Karayolları Trafik Kanunu m. 85 ve TBK m. 49 hükümleriyle tam bir uyum sergilemektedir.
Elektronik Yargılama Usulü: Delil Denetimi, Deepfake İle Sahte Dava ve Hukuki Metinlerin Doğrulanması
Yapay Zekâ Çıktılarının Delil Niteliği ve İspat Standartları
Yapay zekâ tarafından oluşturulan analizlerin, metinlerin veya sentetik görüntülerin mahkemeye delil olarak sunulması halinde yargılama usulü yeni bir ispat denetimi gerektirmektedir. SPC Rehberi'nin 17. ve 18. maddeleri, elektronik verilerin sıhhatinin denetiminde yüzeysel kabulleri dışlamış ve mahkemelere kapsamlı bir tahkikat prosedürü yüklemiştir. Yargıçlar; delilin nasıl üretildiğini, hangi prompt ile manipüle edildiğini, aynı istem tekrarlandığında modelin tutarlı sonuç verip vermediğini (reproducibility) ve algoritmanın eğitim verisindeki yanlılıkları inceleyebilecektir. Taraflardan biri elindeki teknik kayıtları veya veri loglarını haklı bir gerekçe olmaksızın mahkemeye sunmaktan imtina ederse, mahkeme ilgili vakıanın aleyhe gerçekleştiğine dair aleyhe karine (adverse inference) çıkarabilecektir.
Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca elektronik veriler HMK m. 199 kapsamında "belge" delili niteliği taşır. Ancak bir yapay zekâ çıktısının HMK m. 189 uyarınca hükme esas alınabilmesi için hukuka uygun elde edilmiş olması ve üzerinde kurgusal bir tahrifat bulunmadığının ispatlanması gerekir. HMK m. 266 gereğince hâkim, yapay zekâ tarafından üretilen bir ses veya video kaydının manipüle edilip edilmediğini bizzat tayin edemez; dosyanın adli bilişim ve yapay zekâ uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyetine sevki yasal bir zorunluluktur.
Deepfake ile Sahte Delil Üretimi ve Yargı Düzenine Karşı Eylemler
Rehberin en tavizsiz hükümleri 19. maddede yer almaktadır. Taraflardan birinin yapay zekânın parametreleriyle oynayarak, sentetik içerik etiketlerini (watermark) silerek veya yanıltıcı promptlar kurup sahte delil üreterek mahkemeyi aldatmaya kalkışması halinde uygulanacak yaptırımlar netleştirilmiştir:
- Dava konusu sahte iddia veya vakıa mahkemece derhal esastan reddedilecektir.
- Eylemi gerçekleştiren tarafa adli para cezası kesilecek veya şahıs hakkında doğrudan bağlayıcı gözaltı/tutma tedbirleri uygulanacaktır.
- Fiilin suç teşkil etmesi durumunda dosya derhal adli makamlara intikal ettirilerek cezai takibat başlatılacaktır.
Türk yargı uygulamasında deepfake ile sahte ses veya görüntü üretilip boşanma, alacak ya da ceza davasına delil olarak sunulması; HMK m. 208 kapsamında resmi veya adi belgede sahtelik iddiasına vücut verir. Ceza hukuku planında ise bu eylem TCK m. 204 (Resmi Belgede Sahtecilik), TCK m. 207 (Özel Belgede Sahtecilik), TCK m. 272 (Yalan Tanıklık) ve isnat içeren durumlarda TCK m. 267 (İftira) suçlarını oluşturur. Ayrıca mahkemeyi yanıltmaya çalışan taraf aleyhine HMK m. 329 uyarınca kötü niyet tazminatına ve disiplin para cezasına hükmedilir.
Yapay Zekâ ile Hazırlanan Dilekçeler ve Doğruluk Denetimi
Yargısal süreçlerde tarafların veya vekillerin dava dilekçesi hazırlarken, emsal karar? taraması yaparken üretken modellerden faydalanması yaygınlaşmaktadır. Ancak modellerin halüsinasyon görerek gerçekte var olmayan içtihatları veya kanun maddelerini uydurması ciddi bir yargısal risk yaratmaktadır. SPC Rehberi'nin 19. maddesi, mahkemeye sunulan dilekçelerde yapay zekâ kullanılmışsa bu durumun açıkça beyan edilmesi ve sunulan materyalin mevzuata ve içtihada uygunluğunun bizzat kullanıcı tarafından teyit edilmesi zorunluluğunu getirmiştir. "Model uydurmuş, fark etmedim" savunması mahkemelerce dinlenmeyecektir.
Türk hukuku pratiğinde, bir avukatın yapay zekâ halüsinasyonu içeren sahte içtihatları denetlemeden mahkemeye sunması; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde düzenlenen "özen, doğruluk ve onur içinde görev yapma" yükümlülüğünün ağır bir ihlalidir. Bu fiil barolar nezdinde disiplin cezası doğuracağı gibi, vekile karşı müvekkilinin açacağı vekâlet sözleşmesine aykırılık temelli tazminat davalarına da zemin hazırlar.
Algoritmik Fiyat Ayrımcılığı, Fikri Mülkiyet Dengesi ve Bilinçli Yasal Boşluklar
Algoritmik Fiyat Ayrımcılığı ("Big Data Killing Familiarity"
Çin dijital pazarında yaygın olan ve e-ticaret platformlarının tüketicinin satın alma geçmişini, cihaz türünü ve konumunu profilleterek sadık veya eski kullanıcılara aynı mal/hizmet için yeni kullanıcılardan daha yüksek fiyat dayatması pratiği, Rehberin 10. maddesiyle hukuka aykırı ilan edilmiştir. Yüksek Mahkeme bu uygulamayı tüketici hakları ihlali ve haksız fiil olarak nitelemiş; sahte ünlü taklidiyle yapılan dolandırıcılıklarda cezai tazminata (punitive damages) hükmedilebileceğini öngörmüştür.
Türk hukukunda bu algoritmik ayrımcılık üç ayrı normatif kalkanla engellenebilir:
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi gereğince satıcının haklı bir sebep olmaksızın mal veya hizmet satışından kaçınması yasak olup, tüketiciye profil bazlı keyfi fiyat dayatılması m. 62 kapsamında "haksız ticari uygulama" teşkil eder ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu tarafından durdurma ve idari para cezasıyla yaptırıma bağlanır.
- 6698 sayılı KVKK’nın 11/1-g maddesi en sarih bireysel güvencedir; ilgili kişi "işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme" hakkına sahiptir. Tüketicinin aleyhine otomatik sistemle yüksek fiyat çıkarılması bu hükmün doğrudan ihlalidir.
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6/b maddesi uyarınca, pazarda hâkim durumda bulunan platformların eşit durumdaki alıcılara eşit olmayan şartlar dayatarak ayrımcılık yapması hâkim durumun kötüye kullanılması sayılır.
Fikri Mülkiyet, Açık Kaynak ve Algoritmik Şeffaflık
Rehberin III. Bölümü (Madde 12-16) fikri mülkiyet uyuşmazlıklarını düzenlemektedir. 12. madde uyarınca yapay zekâ çıktılarının telif ihlali oluşturması halinde sorumluluk; tarafların kontrol gücü ve dikkat yükümlülüğüne göre paylaştırılacaktır. En kritik usul kuralı ise geliştiriciye yüklenen ispat külfetidir: Geliştirici ihlal olmadığını iddia ediyorsa; modelin eğitim verisi kaynaklarını, eğitim sürecini ve çalışma prensiplerini mahkemeye açıklamak zorundadır. Bu zorunluluk, algoritmik "kara kutu" (black box) yapısının yargı eliyle delinmesi anlamına gelir.
Ekosistemin çökmesini önlemek adına 13. maddede açık kaynak? kodlu (open-source) yazılım sağlayıcılarına muafiyet tanınmıştır: Kod modüllerini ücretsiz sunan ve riskleri kamusal olarak açıklayan geliştiriciler, üçüncü kişilerin bu kodları ihlal amaçlı kullanımından sorumlu tutulmayacaktır. Patent? hukuku bakımından 14. madde evrensel kurallara paralel şekilde, yalnızca yaratıcı katkı sağlayan "gerçek kişilerin" mucit sayılabileceğini karara bağlamıştır.
Bilinçli Olarak Bırakılan Hukuki Boşluklar
Çin Yüksek Mahkemesi, küresel doktrinde henüz konsensüs sağlanamamış iki temel alanı bilinçli olarak boş bırakmıştır:
- Yapay Zekâ Çıktılarının Telif Edilebilirliği: Tamamen otonom veya basit istemlerle üretilen çıktıların eser sayılıp sayılmayacağı meselesinde nihai bir kural konulmamış; somut olayda insanın fikri çaba ve özgün ifadesinin varlığı aranmaya devam edilmiştir.
- Telifli Eserlerin İzinsiz Model Eğitiminde Kullanımı: New York Times davası gibi küresel uyuşmazlıkların merkezinde yer alan; telifli verilerin izin alınmaksızın model eğitiminde kullanılmasının adil kullanım? (fair use) sayılıp sayılmayacağı sorusu içtihatların gelişimine bırakılmıştır. Ancak 6. madde, kamuya açık kişisel bilgilerin makul ölçüde ve kişi açıkça reddetmediği (opt-out) müddetçe model eğitiminde kullanılmasını kural olarak hukuka aykırı saymamıştır.
Karşılaştırmalı Hukuk Matrisi
Aşağıdaki tablo, Çin Yüksek Halk Mahkemesi'nin Fa Fa [2026] No. 10 sayılı Rehberi ile Türk pozitif hukukunun somut yasal karşılıklarını temel ihtilaf başlıkları ekseninde karşılaştırmalı olarak özetlemektedir:
İhtilaf Konusu / Hukuki Mesele Çin SPC Rehberi İlkesi (Fa Fa [2026] No. 10)Türk Hukukundaki Somut Normatif Karşılık Yargılama Pratiğindeki Temel Yaklaşım Deepfake ve Yüz Değiştirme
Portre ve isim hakkının ihlali; "tanınabilirlik" kriteri esastır (Madde 4).
TMK m. 24-25, TBK m. 49, 58, TCK m. 134.Hakaret aranmaksızın kendiliğinden hukuka aykırılık; manevi tazminat ve vekâletsiz iş görme (TBK m. 530). Ses Klonlama (Voice Cloning)
Ses hakkının doğrudan ihlali; izinsiz eğitim verisi kullanımı yasaktır (Madde 4).
KVKK m. 6 (Biyometrik veri), TMK m. 24, TCK m. 136, TCK m. 158/1-f.Ses frekansı biyometrik veri sayılarak açık rıza aranır; mali dolandırıcılıklarda nitelikli ceza uygulanır. Ölen Kişinin Dijital İkizi ("AI Resurrection")
Ölenin kişilik menfaatlerinin ihlali; yakın akrabalara doğrudan dava hakkı (Madde 4).
TMK m. 28, TMK m. 24 kıyası, TCK m. 130 (Hatıraya hakaret).Mirasçıların ölenin manevi hatırasına bağlı kendi bağımsız kişilik hakları üzerinden men ve tazminat davası. İstem Sahibi (Prompter) Sorumluluğu
"Yapay zekâ üretti" savunması geçersizdir; yönlendirici kullanıcı faildir (Madde 3, 7).
TCK m. 37/2 (Dolaylı faillik / aracı kullanma), TBK m. 49 (Kasıtlı haksız fiil).Algoritma süje değil araçtır; kasten zararlı istem giren kullanıcı eylemin doğrudan hukuki ve cezai failidir. Model Halüsinasyonları ve Platform Kusuru
Kusursuz sorumluluk yoktur; bildirim sonrası tedbir almayan servis sağlayıcı sorumludur (Madde 7).
5651 Sayılı Kanun m. 5 yer sağlayıcı açmazı; TBK m. 49 (Özen borcu) ve TBK m. 71 kıyas tartışması.Platform nöral ağ ile yeni içerik sentezlediğinden klasik yer sağlayıcı sayılamaz; filtreleme ihmali kusur oluşturur. Yapay Zekâ ile Sahte Delil Sunumu
İddianın reddi, adli para cezası, gözaltı ve suç duyurusu (Madde 19).
HMK m. 208 vd. (Sahtelik incelemesi), TCK m. 204/207, TCK m. 272, HMK m. 329.Bilirkişi incelemesiyle delilin yapaylığı tespit edilir; dilekçeyi tahrif eden tarafa kötü niyet tazminatı ve ceza takibatı. Algoritmik Fiyat Ayrımcılığı
Tüketici hakkı ihlali ve haksız fiil; şartları varsa cezai tazminat (Madde 10).
6502 Sayılı K. m. 6 & 62, KVKK m. 11/1-g, 4054 Sayılı Rekabet K. m. 6/b.Otomatik karar alma süreçlerine itiraz hakkı; Reklam Kurulu idari para cezaları ve haksız ticari uygulama tespiti. AI Destekli Buluşlarda Patent
Yalnızca yaratıcı katkı sağlayan gerçek kişiler mucit olabilir; yapay zekâ tescil edilemez (Madde 14).
6769 Sayılı SMK m. 84 vd., Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) prensipleri. Patent tescilinde mucit olarak bir gerçek kişinin gösterilmesi zorunludur; algoritma hak süjesi kabul edilmez.
Sonuç ve Türk Yargı Pratiği Açısından Çıkarımlar
Çin Yüksek Halk Mahkemesi’nin yayımladığı 24 maddelik Yapay Zekâ Rehberi, küresel dijital hukuk pratiği açısından kurucu bir içtihat niteliğindedir. Bu rehberin en mühim doktrinel katkısı; yapay zekâyı hukuki sorumluluktan kaçmak için arkasına sığınılan "özerk ve izole bir perde" olmaktan çıkarmasıdır. Mahkeme; sorumluluğu "algoritma yaptı / yapmadı" yüzeyselliğine hapsetmeyip; istemi tasarlayan kullanıcı, modeli eğiten geliştirici ve sistemi barındıran servis sağlayıcı arasında teknik kontrol gücü ve özen yükümlülüğü nispetinde dağıtan çok aktörlü bir sorumluluk mimarisi inşa etmiştir.
Türkiye açısından değerlendirildiğinde, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü (EU AI Act?) muadili kapsamlı bir yasal çerçevenin henüz bulunmadığı mevcut konjonktürde, yargı organlarının önlerine gelen dosyalarda kural koyucu bir cesaret sergilemesi zorunludur. Çin yüksek yargısının benimsediği; ses ve yüz klonlamanın doğrudan kişilik hakkı ihlali sayılması, vefat edenlerin hatırasının dijital canlandırmalara karşı korunması, yapay zekâ delillerinde istem tasarımının ve model tekrarlanabilirliğinin araştırılması ve algoritmik fiyatlandırmanın tüketici hakları ekseninde durdurulması yaklaşımları; Türk mahkemeleri için TMK, TBK, TCK ve KVKK hükümlerini teknolojinin doğasına uygun olarak "amaca uygun genişletici yorumla" tatbik etmede yetkin bir karşılaştırmalı hukuk referansı sunmaktadır.
Yasal Uyarı
Bu blog yazısında ve inceleme metninde yer alan tüm analiz, tespit, yorum ve karşılaştırmalı hukuk değerlendirmeleri yalnızca genel bilgilendirme, akademik inceleme ve fikir paylaşımı amacıyla kaleme alınmıştır. Metin içeriği hiçbir surette hukuki mütalaa, hukuki danışmanlık, profesyonel avukatlık hizmeti veya bağlayıcı bir hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yapay zekâ teknolojileri, deepfake manipülasyonları, kişisel verilerin korunması, fikri mülkiyet ve elektronik delil hukukuna ilişkin kurallar; yargı çevrelerine, ülkelerin pozitif yasal düzenlemelerine ve her somut olayın teknik dinamiklerine göre farklılık arz edebilir. Somut bir uyuşmazlığa veya hukuki sürece taraf olan kişilerin hak kaybına uğramamaları adına alanında yetkin bir avukata veya uzman bir hukuk danışmanına başvurmaları tavsiye edilir. Yazar ve yayıncı; bu çalışmada yer alan bilgilerin eksikliğinden, doğruluğundan ya da metne dayanılarak gerçekleştirilen idari, adli veya ticari işlemlerden kaynaklanabilecek doğrudan yahut dolaylı maddi/manevi zararlardan ötürü hiçbir hukuki veya cezai sorumluluk kabul etmemektedir.

