9/24/2026

Claude ile Seçim Manipülasyonu İddiası: Malezya'daki Yapay Zekâ Operasyonu ve Türkiye Açısından Hukuki Değerlendirme

Share
Claude ile Seçim Manipülasyonu İddiası: Malezya'daki Yapay Zekâ Operasyonu ve Türkiye Açısından Hukuki Değerlendirme

TL;DR: Anthropic, 10 Eylül 2026'da yayımladığı "Detecting and Countering Misuse of AI: September 2026" başlıklı tehdit istihbaratı raporunda, Claude modellerinin Malezya seçmenlerini hedef alan ticari bir "etki hizmeti" (influence-as-a-service) platformunda kullanıldığını açıklamış; ilgili hesabı kapattığını bildirmiştir. Rapora göre bu platform, 222 parlamento seçim bölgesinin tamamı için gerçek nüfus sayımı ve seçmen verisiyle seçmen profillemesi yapmış, yaklaşık 1.000 sahte X hesabı yönetmiş, "Malaysia Pulse" adlı sahte bir haber sitesi üzerinden gerçek haberleri Claude ile yeniden yazmış ve bir muhalefet siyasetçisi ile sivil toplum kuruluşları hakkında uydurma istihbarat dosyaları üretmiştir. Anthropic, platformu İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri ile "açık bağlantılar" (clear links) üzerinden ilişkilendirmiş; ancak Malezya odaklı operasyonu kimin satın aldığını veya finanse ettiğini tespit ettiğini açıklamamıştır. BBS Bilişim Teknolojileri, kamuya yaptığı açıklamada bu faaliyetlerle hiçbir ilgisi, bilgisi veya onayı olmadığını belirterek iddiaları kesin bir dille reddetmiş, iç inceleme başlattığını ve somut bulgu elde edilmesi hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştır. Anthropic'in kendisi de operasyonun gerçek kullanıcı toplulukları arasında anlamlı bir etki yarattığına veya herhangi bir seçim sonucunu değiştirdiğine dair bir kanıt bulamadığını açıkça belirtmiştir. Bu olay, henüz aşamasında olup Türk hukuku açısından yapay zekâ destekli seçim etkileme faaliyetlerinin hangi normlarla karşılanabileceği sorusunu gündeme getirmektedir.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN | Tarih: 24 Eylül 2026

Anthropic'in Açıkladığı Operasyon Nedir?

Anthropic'in Aralık 2025 - Ağustos 2026 dönemini kapsayan ve 10 Eylül 2026'da yayımlanan raporunda, GTG-84005 kod adıyla anılan bir operasyonun açıklandığı belirtilmektedir. Rapora göre, kendisini savunma amaçlı siber istihbarat ve dezenformasyonla mücadele aracı gibi tanıtan ancak fiilen ücretli bir siyasi etki hizmeti olarak satılan bir platform, Malezya'nın 222 parlamento seçim bölgesinin tamamını kapsayan bir seçmen profilleme sistemi oluşturmuştur. Bu sistemde gerçek nüfus sayımı ve seçmen kayıtları kullanılarak ırk, din ve kraliyet gibi hassas toplumsal-siyasi hatlar hedeflenmiş; yaklaşık 1.000 sahte X hesabı, ısınma (warm-up) mantığı, çerez yenileme ve IP rotasyonu gibi tespitten kaçınma teknikleriyle yönetilmiştir. Ayrıca "Malaysia Pulse" adlı sahte bir haber sitesi üzerinden gerçek Malezya haberleri Claude aracılığıyla uydurma yazar isimleriyle yeniden yazılmış; bir muhalefet siyasetçisi ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik tamamen uydurma iddialar içeren "istihbarat dosyaları" üretilmiştir.

Anthropic'in Kendi Kaydıyla Önemli Sınırlamalar

Bu olayı doğru aktarabilmek için Anthropic'in raporunda kendisinin çizdiği sınırların aynen korunması gerekir. Anthropic, operasyonu kendi "breakout scale" sınıflandırmasında ikinci kategoriye yerleştirmiş; yani içeriklerin birden fazla platforma dağıtılmış olmasına karşın gerçek kullanıcı topluluklarına anlamlı biçimde yayıldığına (breakout) dair bir kanıt bulunmadığını açıkça belirtmiştir. Şirket, operasyonun bir seçim sonucunu değiştirdiğine veya önemli ölçüde gerçek siyasi etki yarattığına dair herhangi bir kanıt sunmamıştır. Raporda geçen, operasyonun kendi panelinde görülen "oturan başbakanın hesabı için bir milyon yapay görüntülenme" talebi de, Anthropic'in kendisi tarafından açıkça bağımsız olarak doğrulanamayan bir aktör panel rakamı olarak nitelendirilmiştir; bu nedenle bu rakamın gerçekleşmiş bir etki gibi sunulması doğru olmaz. Bu ölçülmemiş bir etki iddiası, gerçekleşmiş bir sonuç değil, operasyonun kendi iç verisidir.

BBS Bilişim Teknolojileri Bağlantısı ve Şirketin Reddi

Anthropic'in raporunda, tespit edilen platform ile İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri arasında "açık bağlantılar" bulunduğu ve şirketin platforma erişimi ücretli bir etki hizmeti olarak sattığı ileri sürülmüştür. Ancak Anthropic, Malezya odaklı bu belirli operasyonu kimin satın aldığını, hangi kişi veya kurumun ödemeyi yaptığını veya operasyonun herhangi bir Malezyalı taraf ile bağlantılı olup olmadığını açıklamamıştır; bu, altyapı bağlantısının, siyasi hedeflemeyi kimin sipariş ettiğinin kanıtı anlamına gelmediğini göstermektedir. BBS Bilişim Teknolojileri, konuya ilişkin yaptığı kamuya açık açıklamada, raporda anlatılan faaliyetlerle hiçbir ilgisi, bilgisi veya onayı bulunmadığını belirterek iddiaları kesin bir dille reddetmiş; şirket adının, dijital varlıklarının veya eski bağlantılarının kendi bilgisi dışında kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek üzere iç inceleme başlattığını ve somut bulgular elde edilmesi hâlinde sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağını duyurmuştur. Bu nedenle "BBS Malezya seçimlerini manipüle etti" şeklindeki bir ifade hukuken isabetli değildir; hukuken doğru anlatım, Anthropic'in şirketle bağlantı iddia ettiği, şirketin ise bu iddiayı reddettiği şeklindedir. Konunun adı geçen şirketin kendisi tarafından henüz kesinleşmiş bir yargı kararına konu olmadığı, dolayısıyla masumiyet karinesinin geçerli olduğu ayrıca vurgulanmalıdır.

Malezya'nın Resmî Tepkisi

Malezya'nın iletişim düzenleyicisi MCMC (Malaysian Communications and Multimedia Commission), raporu ciddiye aldığını ve ilgili taraflardan bilgi talep ederek konuyu incelediğini açıklamıştır; aynı açıklamada MCMC, raporda anlatılan türden faaliyetlerin kendi görev alanına girmediğini ve bu tür bir düzenlemeye taraf olmadığını açıkça belirtmiştir. Bu açıklama, yapay zekâ destekli seçim etkileme faaliyetlerinin denetim sorumluluğunun hangi kuruma ait olduğu konusunda bir belirsizliğe işaret etmekle birlikte, Tüm Malezya hukuk sisteminin bu alanda bir "düzenleme boşluğu" içinde olduğu sonucunu tek başına kanıtlamamaktadır; bu daha temkinli bir ifadeyle, olayın yapay zekâ destekli seçim etkileme faaliyetlerine ilişkin düzenleyici sorumluluk paylaşımı konusunda sorular doğurduğu şeklinde ifade edilmelidir. Siyasi çevrelerden yapılan açıklamalarda ise adil ve tarafsız bir soruşturma çağrısı yapılmış, operasyonun arkasında kimin olduğu ve kimi finanse ettiği sorularının cevaplanması gerektiği, ancak operasyonun seçim sonuçlarını değiştirdiğine dair bir kanıt bulunmadığı da ayrıca not edilmiştir.

Cambridge Analytica ile Karşılaştırma: Benzerlik, Ama "Aynı Mimari" Değil

Bu olay 2018 yılındaki Cambridge Analytica skandalıyla kıyaslanmaya elverişlidir; ancak bu kıyaslama yapılırken "mimari birebir aynıdır" gibi aşırı iddialı bir ifadeden kaçınılmalıdır. Cambridge Analytica vakasının merkezinde Facebook kullanıcı verilerinin siyasi profil oluşturma ve mikro-hedefleme amaçlı kullanılması bulunuyordu; bu operasyonda ise buna ek olarak sentetik haber üretimi, sahte kimlik ağı, yapay etkileşim üretimi, otomatik hesap yönetimi ve yapay zekâ destekli uydurma istihbarat dosyaları gibi önemli ölçüde daha otomatikleştirilmiş bir sentetik medya ve sahte kimlik katmanı eklenmiştir. Bu nedenle daha isabetli olan ifade, Malezya vakasının Cambridge Analytica dönemine özgü veri temelli siyasi hedefleme mantığına benzediği, ancak buna önemli ölçüde daha otomatikleştirilmiş bir katman eklediğidir. Ayrıca bu olayın "yapay zekâ destekli ilk somut ticari seçim etkileme örneği" olduğunu iddia etmek de aşırı iddialıdır; bunun yerine bu tür operasyonların bugüne kadar kamuya açık şekilde belgelenen en açık örneklerinden biri olduğu söylenebilir.

“Influence-as-a-Service” Neden Yeni Bir Hukuki Kategori Sorunu Yaratıyor?

Bu olay, siyasi etki faaliyetinin insan emeğine dayalı bir danışmanlık hizmetinden ölçeklenebilir, ucuz ve ticariلهştirilmiş bir hizmete dönüşmesinin somut bir örneğidir. Bu dönüşümün hukuken yarattığı asıl zorluk şudur: yapay zekâ, seçmen verisi işleme, sentetik içerik üretimi, sahte kimlik yönetimi ve uydurma istihbarat üretimini tek bir hizmette birleştirdiğinde, mevcut hukuk düzenleri bu zincirin hangi halkasını (kişisel veri işlenmesi, sahte hesap yönetimi, yanlış bilgi yayılması, platformun sorumluluğu) ne ölçüde düzenleyebilmektedir? Bu soru, hem Malezya hem Türkiye hem de başka hukuk sistemleri için ortak bir boşluk alanına işaret etmektedir.

Türk Hukuku Açısından Değerlendirme: Benzer Bir Olay Türkiye'de Yaşansaydı Hangi Normlar Devreye Girer?

Benzer nitelikte bir operasyonun Türk seçmenlerini hedef alması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre birden fazla hukuki rejim gündeme gelebilir. Seçmen verilerinin ve nüfus kayıtlarının izinsiz işlenmesi bakımından KVKK hükümleri ve TCK m. 136 (kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi/ele geçirilmesi); sahte kimliklerle sistematik dezenformasyon üretimi ve muhalif kişiler hakkında uydurma isnatlar bakımından TCK'daki hakaret ve iftiraya ilişkin genel hükümler; içeriğin dijital ortamda yayılması bakımından 5651 sayılı Kanun kapsamındaki içerik/erişim mekanizmaları somut olaya göre değerlendirmeye konu olabilir. Ancak Türkiye'de bu tür bir olayı kapsamlı ve özel olarak düzenleyen, AB Yapay Zekâ Yasasına benzer tek bir kapsamlı yapay zekâ kanunu henüz yürürlükte değildir; bu konuda 2/2234 sayılı kanun teklifi başta olmak üzere birden fazla yasama teklifi TBMM'de komisyon aşamasındadır. Bu nedenle "Türkiye'de yapay zekâ düzenlemesi yok" demek doğru değildir; daha isabetli ifade, Türkiye'nin AB Yapay Zekâ Yasasına benzer tek bir kapsamlı yapay zekâ kanununa henüz sahip olmadığı, buna karşılık mevcut mevzuat, politika belgeleri ve birden fazla yasama teklifi aracılığıyla bu alanın kademeli olarak geliştirilmekte olduğudur. Bu bağlamda Ağustos 2026'da Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle yayımlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı özellikle anılmalıdır; bu plan risk temelli bir yaklaşımı, yüksek etkili kullanım alanları (sağlık, eğitim, istihdam, kredi, biyometri, kolluk, yargı) için algoritmik etki değerlendirmelerini ve KVKK'nın otomatik karar alma, model eğitimi ve sınır ötesi veri aktarımı konularında GDPR ile daha fazla uyumlaştırılmasını öngörmektedir.

Malezya-Türkiye Karşılaştırması: Ortak Düzenleme Boşluğu

Malezya'da MCMC'nin kendi açıklamasıyla ortaya çıkan tablo, yapay zekâ destekli seçim etkileme faaliyetlerinin mevcut düzenleyici çerçeveye kimin tarafından ve nasıl denetleneceğinin net olmadığını göstermektedir. Türkiye'de ise benzer bir olayın Türk seçmenlerini hedef alması hâlinde uygulanabilecek çok sayıda mevcut norm bulunmakla birlikte, bunların hiçbiri özellikle yapay zekâ destekli, sentetik kimlik tabanlı ve ticariلهştirilmiş bir seçim etkileme hizmetini bütünlüklü olarak hedef almamaktadır; bu boşluk, gelişmekte olan 2026-2030 Eylem Planı ve komisyondaki yasama tekliflerinin neden güncelliğini koruduğunu da açıklamaktadır. Her iki ülke bakımından ortak sonuç, yapay zekâ tarafından ölçeklenebilir hâle getirilen seçim etkileme faaliyetlerinin, mevcut hukuk düzenlerinin insan emeğine dayalı geleneksel siyasi danışmanlık varsayımı üzerine kurulu olduğunu ve bu varsayımın artık yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç

Bu olay, henüz soruşturma aşamasında olup, adı geçen Türk şirketinin iddiaları reddettiği ve konunun kesinleşmiş bir yargı kararına konu olmadığı unutulmamalıdır. Olayın asıl hukuki değeri, somut bir suçlamadan çok, yapay zekânın seçime yönelik siyasi etki faaliyetini ölçeklenebilir ve ticariلهştirilmiş bir hizmete dönüştürdüğü bir dönemde, seçmen verisi işlenmesini, sentetik medya üretimini, sahte kimlik ağlarını ve bunların yarattığı zararları mevcut hukuk düzenlerinin ne ölçüde düzenleyebildiği sorusunu somut ve güncel bir örnekle gündeme getirmesinde yatmaktadır.

Avukat Yusuf KILIÇKAN

24 Eylül 2026

Sıkça Sorulan Sorular

1. Anthropic tam olarak ne açıkladı?

Anthropic, Claude modellerinin Malezya seçmenlerini hedef alan ticari bir etki operasyonunda kullanıldığını tespit edip ilgili hesabı kapattığını açıklamıştır; seçimin manipüle edildiğini değil, bu yönde bir operasyonu bozduğunu bildirmiştir.

2. BBS Bilişim Teknolojileri bu operasyonu gerçekten yürüttü mü?

Anthropic şirketle "açık bağlantılar" olduğunu ileri sürmüş, ancak kimin satın aldığını açıklamamıştır; şirket iddiaları kesin bir dille reddetmiş ve iç inceleme başlatmıştır; konu henüz kesinleşmemiştir.

3. Operasyon Malezya seçim sonucunu değiştirdi mi?

Anthropic, operasyonun gerçek kullanıcı topluluklarına anlamlı biçimde yayıldığına veya bir seçim sonucunu etkilediğine dair kanıt bulunmadığını açıkça belirtmiştir.

4. Başbakanın hesabına gerçekten 1 milyon sahte görüntülenme gönderildi mi?

Bu rakam operasyonun kendi panelinde görülen bir taleptir; Anthropic bunun bağımsız olarak doğrulanamadığını açıkça belirtmiştir.

5. Bu olay Cambridge Analytica ile aynı mıdır?

Hayır, benzer bir veri temelli hedefleme mantığı paylaşılsa da, bu olay sentetik haber, sahte kimlik ağı ve otomatik hesap yönetimi gibi önemli ölçüde daha otomatikleşmiş unsurlar içermektedir.

6. Malezya'nın mevcut mevzuatı bu tür operasyonları yeterince düzenliyor mu?

MCMC'nin kendi açıklaması, bu tür faaliyetlerin kendi görev alanına girmediğini belirterek düzenleyici sorumluluk paylaşımı konusunda soru işaretleri doğurmuştur.

7. Türkiye'nin kapsamlı bir yapay zekâ kanunu var mı?

Hayır, AB Yapay Zekâ Yasasına benzer tek bir kapsamlı kanun henüz yürürlükte değildir; ancak birden fazla yasama teklifi TBMM'de komisyon aşamasındadır ve 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı yürürlüktedir.

8. Benzer bir operasyon Türk seçmenlerini hedef alsaydı hangi hukuk kuralları devreye girerdi?

Somut olaya göre KVKK, TCK m. 136 ve hakaret/iftiraya ilişkin hükümler ile 5651 sayılı Kanun kapsamındaki içerik mekanizmaları birlikte değerlendirmeye konu olabilir.

9. Bu, yapay zekâ destekli seçim manipülasyonunun ilk örneği midir?

Bunu kesin olarak söylemek mümkün değildir; bu olay bugüne kadar kamuya açık şekilde belgelenen en açık örneklerden biri olarak nitelendirilebilir.

10. İddia edilen şirket hakkında kesinleşmiş bir hukuki sonuç var mı?

Hayır, konu henüz soruşturma aşamasında olup şirket iddiaları reddetmektedir; masumiyet karinesi geçerliliğini korumaktadır.

Yazar Hakkında

Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman

Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yazıda yer alan bilgiler Anthropic'in kendi raporuna ve kamuya açık haber kaynaklarına dayanmakta olup, adı geçen şirket iddiaları reddetmekte ve konu henüz soruşturma aşamasındadır; bu nedenle burada aktarılan hiçbir husus kesinleşmiş bir hukuki tespit olarak değerlendirilmemelidir. Güncel gelişmelerin ilgili resmî kaynaklardan takip edilmesi önerilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.