10/16/2026

Yapay Zekâ ile Tersine Mühendislik, Yazılım Klonlama ve Hukuki Sınırlar: ArtCraft, REA ve Türk Hukuku (2026)

Share
Yapay Zekâ ile Tersine Mühendislik, Yazılım Klonlama ve Hukuki Sınırlar: ArtCraft, REA ve Türk Hukuku (2026)

TL;DR: Ekim 2026'da yapay zekâ ajanlarının araçlarıyla birleşmesi, yazılım klonlamanın teknik maliyetini belirgin şekilde düşürdü. ArtCraft adlı proje, Claude Opus 5.5 ile Rust'ta yazıldığı bildirilen yedi Adobe benzeri uygulamayı olarak yayımladı; REA ise tersine mühendislik araçlarını yapay zekâ ajanlarına bağlayan bir MCP sunucusu olarak hızla yayıldı. Ancak teknik kolaylık hukuki serbestlik anlamına gelmez. Türk hukukunda program eser olarak korunur, 38 yalnızca dar istisnalar tanır, sözleşmesel yasaklar ve FSEK 68, 71, 72 ile TCK 244 risk doğurur. 'Temiz oda' iddiası bağımsız denetlenmediği ve kaynaklar yöntem konusunda çeliştiği için olgu değil, iddia olarak ele alınmalıdır.

Yazar: Avukat Yusuf Kılıçkan | Tarih: 16 Ekim 2026

Gündem Olması

Yazılım sektöründe uzun yıllardır bilinen bir gerçek vardır: derlenmiş bir programı anlamak ve benzerini yazmak, kaynak kodu okumaktan çok daha pahalı bir iştir. Bu maliyet, ticari yazılımın fiilî bir koruma katmanı işlevi görmüştür. Ekim 2026'da bu katmanın ciddi biçimde zayıfladığını gösteren iki gelişme aynı hafta öne çıktı: tersine mühendislik araçlarını yapay zekâ ajanlarına bağlayan açık kaynak bir çerçeve olan REA ile, Claude Opus 5.5 kullanılarak yazıldığı bildirilen ArtCraft uygulama paketi.

Tersine Mühendislik Nedir?

Tersine mühendislik, bir yazılımın çalışan biçimini, yani ikili kodu ya da makine kodunu inceleyerek işleyişini, yapısını ve algoritmalarını anlamaya yönelik süreçtir. Derleyici, kaynak koddaki değişken adlarını, tip bilgilerini ve yorumları büyük ölçüde siler. Bu nedenle derlenmiş bir programın okunması, kaynak kodun tamamen geri kazanılması anlamına gelmez; ancak işlevin büyük bölümü çıkarılabilir.

Klasik süreç üç katmandan oluşur. Ayrıştırmada (disassembly) ikili veri, işlemci komut setine karşılık gelen assembly komutlarına çevrilir. Kaynak koda dönüştürmede (decompilation) bu komutlar kontrol akış grafikleri ve veri akışı analizi ile daha okunabilir bir sözde koda yükseltilir. Dinamik analizde ise program çalıştırılır ve bellek, yazmaç ve sistem çağrıları izlenir. Ghidra gibi araçlar bu üç katmanı birleştiren açık kaynak platformlardır; IDA Pro, Hopper ve Binary Ninja ise ticari alternatiflerdir.

Bu teknikler, uyumluluk (interoperability) ve güvenlik araştırması için meşru biçimde kullanılır. Hukuki sorun, öğrenilen bilginin nasıl kullanıldığında başlar.

REA: Yapay Zekâ Ajanlarını Tersine Mühendislik Araçlarına Bağlamak

REA (Reverse Engineer Anything), morluto/rea deposu altında MIT lisansıyla yayımlanan bir MCP (Model Context Protocol) sunucusu ve komut satırı aracıdır. Amacı, kodlama ajanlarına derlenmiş uygulamaları, JavaScript ve Electron uygulamalarını, .NET derlemelerini ve web sitelerini inceleme araçları sunmaktır. Yerel ikili dosyalarda analiz, önceden kurulu Hopper, Ghidra veya IDA Pro gibi bir motora dayanır.

Depo Nisan 2026'da oluşturulmuş, ancak Ekim'in ilk haftasında hızla popüler hale gelmiştir. Kaynaklara göre Ekim başında birbirini izleyen sürümler yayımlanmış ve depo, GitHub ilgi sıralamasında birkaç gün boyunca birinci sırada yer almıştır. Yıldız sayısı konusunda kaynaklar birbirinden ayrılır: 12 Ekim civarında yaklaşık 115 bin, 14 Ekim'de bazı kaynaklara göre 234 bin ve daha sonra GitHub sayfasında yaklaşık 269 bin olarak görünmektedir. Bu nedenle yıldız sayıları bir ölçek göstergesi olarak okunmalı, kesin rakam olarak kullanılmamalıdır.

REA'nın kendi belgelerinde iki önemli uyarı vardır. Birincisi, ticari araçların (IDA Pro, Hopper, JEB gibi) lisanslarının kullanıcı tarafından yasal olarak edinilmesi gerektiği; kırık kopyaların, çalıntı anahtarların ve lisans kısıtlamalarını aşmanın yetkisiz olduğu açıkça belirtilmiştir. İkincisi, aracın yalnızca lisanslı ve yetkili kullanım için tasarlandığıdır. Bu uyarılar, aracın kendisinin değil, kullanım biçiminin hukuki sonucu belirleyeceğini gösterir.

ArtCraft: Ne Biliniyor, Ne Tartışmalı?

ArtCraft, Ekim 2026 başında Brandon Thomas tarafından duyurulan ve yedi uygulamadan oluşan açık kaynaklı bir yazılım paketidir. Thomas daha önce ArtCraft adında bir yapay zekâ görsel stüdyosu üzerinde çalışmış; ardından projeyi Adobe'nin bilinen uygulamalarının işlevselliğini yeniden yazan bir pakete dönüştürmüştür. Haber kaynaklarında uygulamalardan bazıları, PhotoCraft (Photoshop karşılığı), FilmCraft (Premiere Pro karşılığı), EffectCraft (After Effects karşılığı) ve LightCraft (Lightroom karşılığı) olarak tanıtılmıştır. Diğer uygulamalar VectorCraft, DesignCraft ve PrintCraft adıyla anılmaktadır; bunların hangi Adobe ürünün karşılığı olduğu tüm kaynaklarda aynı değildir.

Uygulamalar Rust dilinde yazılmış, Windows, macOS ve Linux üzerinde çalışmakta, bazıları ise tarayıcıda WebAssembly sürümleriyle de çalıştırılabilmektedir. Lisans MIT veya Apache-2.0 çift lisansıdır. Geliştirici, uygulamaların alfa aşamasında olduğunu ve eksik özellikleri bulunduğunu kendisi belirtmiştir. Bir haber sitesi, proje katılım kayıtlarında Claude'un ortak yazar olarak göründüğü commit'lerin büyük çoğunluğunda yer aldığını aktarmıştır.

Ticari yön de önemlidir. Uygulamaların temel sürümleri ücretsiz ve aboneliksiz sunulmaktadır. ArtCraft'ın kendi yapay zekâ üretim hizmeti ise kredi tabanlı ücretli bir planla çalışır. Fiyat sayfasına göre aylık faturalandırmada Basic için 10, Pro için 35 ve Max için 60 dolar; yıllık faturalandırmada ise bu tutarların aylık eşdeğer olarak 8, 28 ve 48 dolar olduğu görülmektedir. Ekim 2026 için bildirilen yüzde 20'lik indirim, yıllık tutarları oluşturmaktadır. Kullanıcılar kendi hesaplarını ya da üçüncü taraf modellerini de kullanabileceklerini belirtir.

Thomas, uygulamaların 'clean-room' yeniden uygulamaları olduğunu, Adobe kodunun kullanılmadığını söylemektedir. Ars Technica'nın aktardığına göre ise tanınabilir arayüz ve ticari görünümün (trade dress) birebir taklidi ayrı bir hukuki risk doğurabilir. Bazı haber siteleri ise ekibin Adobe araçlarını tersine mühendislikle incelediğini yazmakta, bu da 'clean-room' ifadesiyle tutarsız görünmektedir.

Projenin kendi değerlendirme belgelerine göre PhotoCraft'ın özellik genişliği (menü ve araçların bir biçimde bulunması) yaklaşık yüzde 76, temel kullanıcılar için kullanılabilirlik yaklaşık yüzde 61, profesyonel günlük iş için hazır olma düzeyi yaklaşık yüzde 45, yapay zekâ ve üretken özellik alanı ise yaklaşık yüzde 10 olarak tahmin edilmiştir. Bu rakamlar projenin kendi tahminleridir; bağımsız bir karşılaştırma değildir.

Projenin tanıtım dili, Adobe'nin abonelik politikalarına yönelik tepkiye dayanmaktadır. Adobe'nin Mart 2026'da ABD Adalet Bakanlığı ile vardığı 150 milyon dolarlık uzlaşması, erken fesih ücretinin açıkça bildirilmemesi ve iptal sürecinin zorlaştırılmasına ilişkindir; uzlaşmanın yarısı ceza, yarısı müşterilere verilecek hizmet olarak açıklanmıştır. Adobe suçlamaları reddetmektedir. Bu uzlaşma, yazılım klonlamanın hukuki değerlendirmesiyle doğrudan ilgili değildir; yalnızca projenin tanıtım dilinin hangi tepkiden beslendiğini açıklar.

Yapay Zekâ Çağında Clean-Room Kavramı

Klasik clean-room yaklaşımı, bir yazılımın işlevsel spesifikasyonunun, orijinal kodla hiç temas etmemiş bir ekip tarafından yeniden yazılmasına dayanır. Burada amaç, yeni kodun orijinal ifadeyi kopyalamadığını gösterebilmektir. Yöntemin güvenilirliği, ekipler arasındaki bilgi akışının kesildiğinin belgelenmesine bağlıdır.

Yapay zekâ ajanları bu ayrımı zorlaştırır. Aynı ajan oturumunda hem hedef yazılımı inceleyen hem de yeni kodu üreten bir sistem varsa, erişim ayrımı teorik olarak da pratik olarak da kolayca bozulabilir. Modelin eğitim verisinde, bağlam penceresinde veya araç çıktılarında hedef yazılımın parçalarının bulunup bulunmadığını ispat etmek ise güç olabilir. Bu nedenle yapay zekâ ile yapılan 'temiz oda' iddiaları, güvenilir bir hukuki savunma olmak için belgeleme, süreç kayıtları ve ayrım önlemleri gerektirir.

Türk Hukukunda Program Koruma: FSEK 2

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, bilgisayar programlarını ilim ve edebiyat eseri olarak korur. Kanun, herhangi bir dil ve yazıyla ifade edilen eserler ile her biçimde ifade edilen bilgisayar programlarını ve bunların program sonucu doğurmasını sağlayan hazırlık tasarımlarını bu kapsamda sayar. Koruma, eserin ortaya çıkmasıyla doğar; tescil şartı aranmaz. Kaynak kodu, nesne kodu ve akış şemaları gibi hazırlık tasarımları koruma kapsamına girebilir.

Ancak koruma, programın fikir ve ilkelerine uzanmaz. Bir programın işlevselliği, kullanılan algoritmanın soyut düzeyi ve veri formatlarının bilgisi, eserin ifade biçimi değildir. Bu unsurlar başka hukuki araçlarla, örneğin haksız rekabet hükümleriyle de ayrıca değerlendirilebilir. Bu yönden bir yazılımın işlevselliğini kopyalamak, telif hukuku açısından kaynak kodu kopyalamakla aynı şey değildir.

Arayüz ve görsel unsurlar ayrı bir tartışma konusudur. Bir yazılımın ekran görüntüsü, simgeler ve düzen gibi unsurlar başka eser türleri olarak ya da haksız rekabet (iltibas ve emeğin sömürülmesi) açısından değerlendirilebilir. Bu değerlendirme somut olaya bağlıdır ve bu yazıda kesin bir sonuç önerilmemektedir.

FSEK 38: Serbest Kullanımın Sınırları

FSEK 38, bilgisayar programlarına ilişkin olarak genel şahsi kullanım serbestisinden ayrılan özel bir rejim öngörür. Buna göre programın kullanım hakkına sahip kişi, programı yükleyebilir, görüntüleyebilir, çalıştırabilir, iletebilir ve depolayabilir; bu fiiller sırasında programın altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacıyla işleyişini gözlemleyebilir, tetkik edebilir ve sınayabilir.

Ayrıca kanun, kullanım için gerekli olduğu sürece bir adet yedekleme kopyası yapılmasının sözleşmeyle önlenemeyeceğini düzenler. Aynı şekilde, programdaki hataları düzeltmek için programın çoğaltılması ve işlenmesi de sözleşmeyle engellenemez. Bu hüküm, yasal olarak edinen kişinin programı kullanabilmesini güvence altına alır.

Kod çözme (decompilation) ise yalnızca belirli bir amaçla ve üç şarta bağlıdır. Bağımsız yaratılmış bir programın diğer programlarla ara işlerliğini sağlamak için gerekli bilgiyi elde etmek gerekir. Bu fiilleri, ruhsat sahibi ya da kullanım hakkı sahibi kişiler ya da onların adına yetkili kişiler yapmalıdır. Gerekli bilgi, bu kişilerin kullanımına önceden sunulmamış olmalıdır. Ve işlem yalnızca ara işlerlik için gereken program parçalarıyla sınırlı olmalıdır.

Kanun ayrıca elde edilen bilginin kullanımına sınır koyar. Bu bilgiler, bağımsız programın ara işlerliği dışında bir amaçla kullanılamaz; ara işlerlik için gerekli olmadığı durumlarda başkalarına verilemez; ifade edilişi bakımından esasen benzer bir programın geliştirilmesi, üretilmesi ya da pazarlanması için kullanılamaz.

Bu düzenleme birlikte okunduğunda, bir yazılımın tamamını decompile ederek klon üretmek FSEK 38'in istisnasının kapsamında görünmemektedir. Bir yazılımın yalnızca kendi bağımsız ürünüyle uyumu için gereken arayüz bilgilerini elde etmesi ise dar bir istisna çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu ayrım, yapay zekâ ajanlarının kullanımında da aynı şekilde geçerlidir: aracın hızı ve ölçeği, yasal sınırları değiştirmez.

EULA ve Sözleşme Yasakları: Türk Hukukunda Ne Kadar Geçerli?

Son kullanıcı lisans sözleşmeleri, tersine mühendislik yasağı gibi hükümler içerir. Türk hukukunda sözleşme özgürlüğü önemlidir; ancak kanunun emredici hükümleri sözleşmeyle kaldırılamaz. FSEK 38'de sayılan yedekleme, gözlem, hata düzeltme ve dar ara işlerlik fiilleri, sözleşmeyle ortadan kaldırılamayacak alanlardır.

Bu alanın dışında kalan ve rakip ürün geliştirmek amacıyla yapılan kod çözme, lisans koşullarına aykırılık oluşturabilir. Bu durumda sözleşmeye aykırılığa bağlı tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Hangi hükümlerin emredici sayılacağı ve somut sözleşmenin hangi noktalarında geçerli olacağı ayrıca incelenmelidir.

ABD'de farklı bir yaklaşım görülür. Federal Devre Temyiz Mahkemesi, Bowers v. Baystate davasında (2003), shrink-wrap lisansıyla getirilen tersine mühendislik yasağının federal telif hukuku tarafından öncelikli kılınmadığına ve sözleşme ihlali olarak uygulanabileceğine hükmetmiştir. Bu nedenle ABD'de lisans yasağı, telif hukukundaki adil kullanım savunmasını büyük ölçüde bertaraf edebilir. Türk hukuku ile ABD arasındaki bu fark, lisans koşullarının incelenmesini özellikle önemli kılar.

Ceza ve Tazminat Sorumluluğu

FSEK 68 uyarınca, izni alınmadan eseri işleyen, çoğaltan, yayan veya umuma iletenlere karşı hak sahibi, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin ya da kanun uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Hak sahibinin ayrıca çoğaltilmış nüshaların imhası veya uygun bir bedelle kendisine verilmesi gibi seçimlik talepleri de bulunur. Bu tazminat niteliğinde bir hükümdür; üç katına kadar sınır kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üç kat, otomatik olarak uygulanmaz; üst sınırdır ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

FSEK 71/1 uyarınca, bir eseri hak sahibinin izni olmadan işleyen, çoğaltan, değiştiren, dağıtan veya izinsiz olarak satışa arz eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. FSEK 72 ise, eserlerin kullanımını kontrol eden etkili teknolojik önlemleri (erşim kontrolü, şifreleme, çoğalım kontrol mekanizmaları) etkisiz kılmaya yönelik araç ve programları üreten, satışa arz eden, satan veya ticari amaçla elinde bulunduran kişiler için altı aydan iki yıla kadar hapis öngörür. Bu suçta adlî para cezası seçeneği bulunmamaktadır.

Sistemlere müdahale boyutu da önemlidir. Tersine mühendislik sırasında hedef şirketin sunucularına, bulut hesaplarına veya kapalı uç noktalarına yetkisiz erişim sağlanması, bilişim sistemine girme ve sistemi engelleme ya da bozma suçlarıyla ilgili olabilir. TCK 244'ün birinci fıkrası, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi için bir yıldan beş yıla kadar hapis öngörür. İkinci fıkra ise sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişi için altı aydan üç yıla kadar hapis öngörür. Ticari yazılımın sunucu tarafındaki hizmetlerine yetkisiz müdahale, bu hükümlerin konusu olabilir.

Haksız rekabet boyutu ise FSEK'in dışında kalır. Başkasının emeğinden ve itibarından dürüstlük kuralına aykırı biçimde yararlanma, iltibas yaratma veya ticari görünümü taklit etme, Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Bu hükümlerin uygulanması, somut olayda zararın ve kusurun ayrıca ortaya konmasını gerektirir.

Avrupa Birliği: Yazılım Direktifi ve Adalet Divanı Kararları

AB'de bilgisayar programları, 2009/24/EC sayılı Yazılım Direktifi ile korunur. Direktifin 4. maddesi, hak sahibinin çoğaltma ve değiştirme gibi münhasır haklarını düzenler. 5. madde, yasal edinenin programı kullanabilmesi için gerekli fiilleri, hak sahibinin iznine gerek olmadan mümkün kılar; hata düzeltme bunun içindedir. 6. madde ise ara işlerlik amacıyla gerekli olan kod çevirisi ve çoğaltmayı, sınırlı koşullar altında serbest bırakır.

Adalet Divanı'nın SAS Institute davasındaki kararı (C-406/10, 2 Mayıs 2012), bir programın işlevselliği, programlama dilinin ve veri dosyası formatlarının, direktif kapsamında telifle korunan bir ifade biçimi olmadığına hükmetmiştir. Dava, bir rakibin SAS'ın işlevselliğini, programın kaynak koduna veya nesne koduna erişmeden ve dekompile etmeden gözlemleyerek yeniden üretmesi üzerine açılmıştır. Divan, programın işleyişinin gözlemlenmesi, incelenmesi ve sınanmasının serbest olduğunu teyit etmiştir.

Ancak aynı davada, rakibin SAS'ın kılavuzlarının metnini kopyalaması telif ihlali sayılmıştır. Bu ayrım, klonlama projelerinde belgelerin ve metinlerin nasıl kullanıldığının ayrıca önemli olduğunu gösterir. Bir işlevi taklit etmek ile bir metni kopyalamak, hukuken farklı sonuçlar doğurabilir.

Top System davası (C-13/20, 6 Ekim 2021), bu çerçevede önemli bir netlik getirmiştir. Adalet Divanı, yasal edinen kişinin hata düzeltmek için programı tamamen veya kısmen decompile edebileceğine hükmetmiştir. Bu yetki yalnızca ara işlerlik amacına bağlı değildir. Ancak fiilin hata düzeltme için gerekli olması, sözleşmesel koşullara uyulması ve elde edilen sonuçların başka amaçla kullanılmaması şarttır. Bu karar, AB'de decompilation'ın yalnızca ara işlerlik ile sınırlı olduğu varsayımını çürütmüştür.

ABD: Sega, Bowers ve Adil Kullanım

ABD'de telif hukuku, yazılımın işlevsel unsurlarını koruma dışında tutar ve adil kullanım (fair use) savunmasına olanak tanır. Sega v. Accolade davasında (9th Cir., 1992), bir oyun geliştiricisinin Sega konsolu için uyumlu oyunlar üretmek amacıyla konsol programını tersine mühendislikle incelemesi, uyumluluk için gerekli ve adil kullanım olarak değerlendirilmiştir. Benzer şekilde Atari v. Nintendo uyuşmazlığında da tersine mühendislik­in adil kullanım sayıldığı kabul edilmiştir.

Öte yandan Bowers v. Baystate davası (Fed. Cir., 2003), sözleşmeyle getirilen tersine mühendislik yasağının federal telif hukuku tarafından öncelikli kılınmadığına, dolayısıyla sözleşme ihlali olarak uygulanabileceğine hükmetmiştir. Yani ABD'de telif hukukunda adil kullanım olan bir fiil, lisans koşullarıyla yasaklanmış olabilir ve bu yasak sözleşme yoluyla yaptırıma bağlanabilir.

ABD'de ayrıca Dijital Binyıl Telif Hakkı Yasası (DMCA), teknolojik koruma önlemlerini aşmaya ilişkin hükümler içerir ve bu hükümler ara işlerlik için sınırlı istisnalar tanır. Bu yazıda DMCA'nın ayrıntılı madde hükümleri üzerinde durulmamıştır; ancak ABD'de bir klonlama projesinin koruma önlemlerine dokunması halinde ayrı bir hukuki risk doğabileceği unutulmamalıdır.

Delil, Bilirkişi ve Teknik Benzerlik

Bir uyuşmazlıkta ilk bakılacak şey, kaynak kodların ve nesne kodların teknik olarak karşılaştırılmasıdır. Ancak birebir kopya bulunmadığında, yapısal benzerlik ile işlevsel benzerlik arasındaki ayrım önem kazanır. Bu alanda kullanılan karşılaştırma yöntemleri, kod yapısının soyutlanması, filtrelenmesi ve karşılaştırılması gibi adımlar içerir. Uluslararası uygulamada bu yöntemler tartışılmakta; Türk uygulamasında ise somut dosya, bilirkişi raporlarında değerlendirilmektedir.

Delil açısından geliştirme kayıtları da değerlidir. Zaman damgalı sürüm kontrolü geçmişi, yapay zekâ istemleri (prompt) ve oturum kayıtları, ajan çıktıları ve kullanılan belgeler, bağımsız geliştirmenin savunulmasında hem lehe hem aleyhe delil olabilir. Bu kayıtların saklanması, hem geliştirici hem de şirket için bir önlem niteliğindedir.

Geliştiriciler ve Şirketler İçin Değerlendirme

Bu konudaki risk, yöntem, kaynak ve amaç üçlüsüne bağlıdır. Kendi yazılımını geliştiren bir ekip için risk düşüktür; rakip bir ürünü decompile ederek klon üretmek için risk yüksektir. Aradaki alanlar, özellikle arayüz ve iş akışı benzerlikleri, dikkatli değerlendirme gerektirir.

Pratik olarak şu önlemler öneri olarak değerlendirilebilir: hedef yazılımın lisans ve kullanım koşullarının yazılı olarak incelenmesi; ekipler ve oturumlar arasında bilgi akışının belgelenmesi; kullanılan kamuya açık belgelerin, standartların ve dosya formatı spesifikasyonlarının kaydedilmesi; üretilen kodun açık kaynak lisanslı bileşenlerinin (copyleft gibi) taranması; ticari görünüm, marka ve arayüz taklidinden kaçınılması; ve yapay zekâ kullanımında istemler, çıktılar ve commit geçmişinin arşivlenmesi.

Bunlar hukuki güvence değildir; ancak bir uyuşmazlıkta iyi niyetin ve bağımsız geliştirmenin gösterilmesini kolaylaştırır. Yasal olarak erişilebilen ve kamuya açık özellik listeleri, belgeler ve standartlar üzerinden tasarlanan yeni bir ürün, özgün bir marka ve arayüzle geliştirildiğinde hukuki risk belirgin biçimde düşer. Bu yaklaşım, yalnızca hukuki risk açısından değil, sürdürülebilir bir ürün geliştirme açısından da daha sağlamdır.

Teknik Kolaylık Hukuki Serbestlik Değildir

Ekim 2026'daki gelişmeler, yazılım sektöründe bir eşiğin aşıldığını gösteriyor: tek bir geliştirici, bir yapay zekâ modeli ve açık kaynak araçlarla, eskiden büyük ekiplerin yapabildiği işlevsel uygulamalara daha kısa sürede ulaşabiliyor. Bu, hem yenilikçilik hem de rekabet açısından önemlidir. Ancak aynı şey, hukuki sınırların ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Türk hukukunda program eser olarak korunmakta; FSEK 38 dar bir serbestlik alanı tanımakta; sözleşmesel yasaklar bu alanı kısmen etkileyebilmekte; ihlal durumunda FSEK 68, 71, 72 ve TCK 244 gibi hükümler gündeme gelebilmektedir. Avrupa'da ara işlerlik ve hata düzeltme istisnaları, ABD'de ise adil kullanım ve lisans sözleşmelerinin etkisi, farklı sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu gelişmeleri değerlendirirken en sağlıklı yaklaşım, teknik kabiliyet ile hukuki yetkiyi ayırmaktır. Bir aracın bir şeyi yapabilmesi, o şeyi yapmanın hukuka uygun olduğunu göstermez. Ve bir iddianın heyecan verici olması, kanıtının yeterli olduğu anlamına gelmez.

Sıkça Sorulan Sorular

1. ArtCraft uygulamalarını kullanmak yasal mi?

Uygulamaların lisansı (MIT veya Apache-2.0) kullanım hakkı tanır. Ancak aslı tartışmalı soru, uygulamanın nasıl üretildiği ve hangi arayüz ile ticari görünümün taklit edildiğidir. Bu soruya ilişkin kesin bir hukuki sonuç bu aşamada verilemez.

2. REA'yı kullanmak yasal mi?

Aracın kendisi MIT lisanslıdır. Ancak yerel analiz için kullanılan ticari araçların lisansı, analiz edilen yazılımın hukuka uygun edinilmiş olması ve analizin amacı belirleyicidir. REA'nın kendi belgeleri de bu noktayı vurgulamaktadır.

3. Her decompilation yasak mı?

Hayır. FSEK 38, gözlem, yedekleme, hata düzeltme ve dar ara işlerlik amaçlı bazı fiilleri serbest bırakır. Ancak bir yazılımın klonunu üretmek amacı, bu istisnaların kapsamına girmez.

4. Ekran görüntüsüyle arayüz kopyalamak ne ifade eder?

Görsel unsurlar ayrı bir değerlendirme gerektirir. Eser sayılabilecek unsurlar olduğu gibi, haksız rekabet ve iltibas açısından da değerlendirilebilir. Bu konuda kesin bir sonuç yoktur; somut olaya bakmak gerekir.

5. Yapay zekânın ürettiği kod telif hakkı doğurur mu?

Bu, Türk hukukunda hâlâ tartışılan bir konudur. İnsan emeği ve özgünlük unsurlarının somut olarak değerlendirilmesi gerekir. Yazıda bu konuda kesin bir görüş ileri sürülmemektedir.

6. Lisans sözleşmesine aykırılık ne doğurur?

Sözleşmeye aykırılık, tazminat sorumluluğu doğurabilir. Kanunun emredici hükümlerine aykırı yasaklar ise geçersiz sayılabilir. Hangi hükümün emredici olduğu somut olaya göre değerlendirilmelidir.

7. Hangi cezalar söz konusu?

FSEK 71/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası; FSEK 72 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis (adlî para cezası seçeneği yok). Sistemlere müdahalede TCK 244 hükümleri de gündeme gelebilir. Hukuki tazminat ise FSEK 68 uyarınca en çok üç kat olarak sınırlanır.

8. Şikâyet süresi ne kadardır?

Kaynaklar, FSEK 71 ve 72 kapsamındaki bu suçların altı aylık şikâyet süresine tabi tutulabileceğini belirtmektedir. Resmî metinle teyit edilmesi gereken bu bilgi, somut bir dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.

9. Üç kat tazminat otomatik olarak mı verilir?

Hayır. FSEK 68, üç katını en çok sınır olarak düzenler. Mahkeme, talep, ihlalin niteliği ve somut durumu değerlendirerek tazminatı belirler.

10. Clean-room yaklaşımı tek başına yeterli mi?

Hayır. Yöntemin güçlü olması için ekipler ve oturumlar arasındaki ayrımın, kaynak ve kullanılan belgelerin, üretim sürecinin belgelenmesi gerekir. Yapılan işlemlerin kayıtları olmadan iddianın kanıtlanması zordur.

11. Açık kaynak lisansları nasıl kontrol edilmeli?

Üretilen kodda copyleft nitelikli bileşenler varsa, bunların yükümlülükleri doğabilir. Bileşen taraması yapılması önerilir; bu konuda araçlar ve süreçler bu yazının kapsamı dışındadır.

Yazar Hakkında

Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman

Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yazıdaki yazılım, yapay zekâ ve tersine mühendislik değerlendirmeleri 16 Ekim 2026 tarihli kaynaklara dayanmaktadır; ürünler, fiyatlar, lisanslar ve yargı içtihatları yazıdan sonra değişebilir. Somut bir proje, lisans incelemesi, ihlal iddiası veya savunma süreci öncesinde güncel mevzuatın teyit edilmesi ve bir avukata danışılması önerilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.