Back to Blog
8/21/2026
Av. Yusuf Kılıçkan
TEKNOLOJİ HUKUKU

Yapay Zeka Yüzünüzü Kullanırsa: Ünlü Benzerliğinin İzinsiz Dijital Kopyalanmasının Hukuki Sonuçları

Share
Yapay Zeka Yüzünüzü Kullanırsa: Ünlü Benzerliğinin İzinsiz Dijital Kopyalanmasının Hukuki Sonuçları

TL;DR: ByteDance ile Hollywood'un ticaret örgütü MPA arasında 17-18 Ağustos 2026'da imzalanan mutabakat muhtırası, yapay zeka üretimi ünlü benzerliği sorununu küresel gündemin merkezine taşımıştır; bu anlaşma, Tom Cruise ile Brad Pitt'in dövüştüğü tamamen yapay zeka üretimi bir videonun viral olmasının ardından yaşanan altı aylık bir hukuki gerilimin sonucudur. Türk hukukunda bu tür bir izinsiz dijital kopyalama; kişilik haklarını düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 24-25, manevi tazminatı düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 58, özel hayatın gizliliğini koruyan TCK m. 134, kişisel veri suçlarını düzenleyen TCK m. 135-136 ve hakareti düzenleyen TCK m. 125 kapsamında değerlendirilmektedir. AB'nin Yapay Zeka Yasası ve ABD'deki Take It Down Act gibi düzenlemeler, dağınık eyalet hukukundan federal ve ulus-üstü "dijital benzerlik hakkı" rejimlerine doğru bir kaymayı işaret etmektedir; Türkiye'nin bu alanda özel bir kanuna ihtiyacı olup olmadığı ise güncel bir tartışma konusudur.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN
Tarih: 21 Ağustos 2026

Olayın Özü

Şubat 2026'da, ByteDance'in Seedance 2.0 adlı yapay zeka video üretim aracı kullanılarak oluşturulan ve Tom Cruise ile Brad Pitt'in dövüştüğünü gösteren tamamen yapay zeka üretimi bir video viral hâle gelmiştir. Bu video, Hollywood'un ticaret örgütü Motion Picture Association'ın (MPA) ByteDance'e ihtarname göndermesine yol açmış; Disney, Warner Bros., Paramount, Sony ve Netflix gibi büyük stüdyolar da ayrı ayrı ihtarnameler göndermiştir. Yaklaşık yüz altmış bin oyuncuyu temsil eden SAG-AFTRA sendikası da bu duruma tepki göstermiş; SAG-AFTRA Başkanı Sean Astin'in kendi benzerliğinin izinsiz kullanıldığı örnekler dahil, üyelerinin ses ve görüntülerinin açık ihlaline karşı çıkmıştır.

Altı aylık bir gerilim sürecinin ardından, 17-18 Ağustos 2026'da ByteDance ve MPA arasında imzalanan mutabakat muhtırası, Seedance ve Seedream modelleri başta olmak üzere ByteDance'in TikTok, CapCut ve Dreamina platformlarındaki tüm yapay zeka araçları için ortak bir telif hakkı koruma çerçevesi kurmuştur. Anlaşma kapsamında içerik kimlik bilgileri (C2PA Content Credentials), filigranlama ve tanınabilir yüzlerin engellenmesi gibi teknik önlemler hayata geçirilmiştir.

Bu anlaşmanın kritik bir sınırı bulunmaktadır: yalnızca çıktı katmanındaki korumaları — yani modelin ne ürettiğini — düzenlemekte; MPA'nın Şubat 2026 tarihli asıl ihtarnamesinin dayandığı daha köklü soruyu, yani bu modellerin telif hakkıyla korunan içeriklerle izinsiz eğitilip eğitilmediği sorusunu çözümsüz bırakmaktadır. Bu eğitim verisi sorununun ABD mahkemelerindeki ilk somut sınavı, 8 Eylül 2026'da başlayacak Andersen v. Stability AI federal davasıyla gerçekleşecektir.

Türk Hukukunda Temel Kavram Yanılgısı: TMK ile TBK'nın Karıştırılması

Bu alandaki hukuki analizlerde sıkça karşılaşılan ve düzeltilmesi gereken temel bir hata, Türk Medeni Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu'nun kanun numaralarının karıştırılmasıdır. Türk Medeni Kanunu, 4721 sayılı Kanun'dur; 6098 sayılı Kanun ise Türk Borçlar Kanunu'dur. Bu iki farklı kanun, kişilik hakları ihlallerinde birbirini tamamlayan ama ayrı işlevler üstlenmektedir.

Kişilik Haklarının Medeni Hukuk Koruması: TMK m. 24-25 ve TBK m. 58

TMK m. 24, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırıya uğrayan kimsenin, hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebileceğini düzenlemektedir. Bu hüküm, yapay zeka üretimi bir ünlü benzerliğinin izinsiz kopyalanmasını durdurmaya yönelik ihtiyati tedbir ve men davalarının temelini oluşturmaktadır. TMK m. 25 ise bu davanın türlerini somutlaştırmaktadır: saldırının önlenmesi, durdurulması ve tespiti davaları bu madde çerçevesinde açılabilmektedir.

Burada önemli bir netleştirme gerekmektedir: TMK m. 25'in kendisi doğrudan bir manevi tazminat hükmü değildir. Manevi tazminat talebi, TBK m. 58 üzerinden ileri sürülmektedir; bu hüküm, kişilik hakkı zedelenen kimsenin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceğini düzenlemektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre kişilik hakları; yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık, beden bütünlüğü, özgürlük, onur ve saygınlık, özel hayatın gizliliği, sırlar ve kişiyi oluşturan diğer değerleri kapsayan geniş bir çerçevede korunmaktadır.

Pratik uygulamada, izinsiz yapay zeka kopyalamasına maruz kalan bir ünlü; içeriğin kaldırılması için TMK m. 24-25 kapsamında dava açabilir ve TBK m. 58 kapsamında manevi tazminat talep edebilir.

Ceza Hukuku Boyutu: Hakaret, Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Veri Suçları

TCK m. 125, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle saldıran kişiyi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırmaktadır. Yapay zeka üretimi bir içeriğin ünlünün itibarını zedeleyici biçimde tasarlanması, bu madde kapsamında değerlendirilebilmektedir.

TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ise özel bir dikkat gerektirmektedir. Burada kritik bir ayrım yapılmalıdır: bir kişinin gerçek bir özel görüntüsünün veya videosunun yapay zeka ile değiştirilmesi (manipülasyon) ile tamamen sıfırdan yapay zeka tarafından üretilmiş, gerçekte hiç var olmamış bir görüntü aynı hukuki kategoriye girmemektedir. Gerçek bir özel içeriğin değiştirildiği senaryoda TCK m. 134 doğrudan gündeme gelebilirken, tamamen yapay üretilmiş bir görüntüde bu maddeden ziyade hakaret, kişisel veri suçları ve kişilik hakkı ihlali tartışması çok daha güçlü bir zemin oluşturmaktadır; çünkü m. 134'ün koruduğu hukuki değer, "gerçekte var olan" özel hayata ilişkin bilginin gizliliğidir.

TCK m. 135 ve m. 136, kişisel veri suçlarını düzenlemektedir. TCK m. 135 uyarınca hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla; TCK m. 136 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi ise iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Bir ünlünün yüz geometrisi, sesi ve diğer biyometrik özellikleri yapay zeka araçlarıyla işlendiğinde, bu veriler KVKK anlamında kişisel veri niteliği taşımaktadır; açık rıza olmaksızın işlenmesi hukuka aykırıdır.

Bu noktada önemle belirtilmelidir: bazı hukuk kaynaklarında deepfake teknolojisiyle ilgili belirli bir Yargıtay ceza dairesi kararına atıf yapılmaktadır. Ancak Türkiye'de deepfake'e özgü doğrudan bir emsal içtihadın son derece sınırlı olduğu ve bu alandaki bazı çevrimiçi kaynakların atıf güvenilirliğinin tutarsız olduğu görülmektedir; bu nedenle somut bir dosyada bu tür atıflara dayanmadan önce kararın orijinal metninin resmî kaynaklardan bizzat teyit edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Biyometrik Veri Yalnızca Yüz Değildir

KVKK kapsamındaki biyometrik veri kavramı, günümüz yapay zeka teknolojisi bağlamında yalnızca yüz görüntüsüyle sınırlı değildir. Ses, yüz geometrisi, iris, yürüyüş biçimi ve davranışsal biyometri gibi unsurlar da artık yapay zeka araçlarınca işlenebilmekte ve bu nedenle KVKK'nın özel nitelikli veri koruması kapsamına girebilmektedir. Bu genişleyen kapsam, yalnızca görüntü kopyalamasına odaklanan bir hukuki analizin artık yetersiz kaldığını göstermektedir.

Platform Sorumluluğu: 5651 Sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi'nin Rolü

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin 11 Ekim 2023 tarihli, 2020/76 E. – 2023/172 K. sayılı kararıyla iptal edilmesinin ardından yeniden düzenlenmiştir; bu iptal kararı 10 Ocak 2024'te Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Güncel m. 9 çerçevesinde kişiler, kişilik hakları ihlalinin açıkça görüldüğü durumlarda sulh ceza hâkiminden yirmi dört saat içinde içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmektedir. Türkiye'den günde on milyondan fazla erişim alan yabancı sosyal ağ sağlayıcıları için bu taleplere uyulmaması, bant genişliği kısıtlamasına (önce yüzde elli, ardından yüzde doksana kadar) yol açabilmektedir.

Telif Hakkı Boyutu: Yapay Zeka Yazar Olabilir mi?

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m. 8 uyarınca eserin sahibi, onu meydana getiren kişidir. FSEK m. 1/B ise korunabilir bir eserin sahibinin "hususiyetini" taşıması gerektiğini düzenlemektedir. Bu çerçevede yapay zekanın kendisi eser sahibi sayılamamaktadır.

Ancak yapay zeka üretimi içeriğin telif korumasından tamamen yoksun olduğunu kategorik biçimde söylemek de isabetli değildir; bu konu dünya genelinde hâlâ tartışmalıdır. Daha dengeli bir ifadeyle: yapay zeka üretimi bir çıktının telif korumasından yararlanıp yararlanmayacağı, insan yaratıcı katkısının derecesine bağlıdır. Tamamen otomatik üretilen çıktılar genellikle korunmazken, önemli ölçüde insan yazarlığı içeren çıktılar telif korumasından yararlanabilir. Somut sonuç şudur: Tom Cruise'un izni olmaksızın benzerliği kullanılarak üretilen bir yapay zeka videosu, üreticisi için telifle korunmamakta; aksine hem Cruise'un kişilik haklarını hem de filmlerinin telif hakkı sahiplerinin haklarını ihlal etme riski taşımaktadır.

Amerikan Hukukunda "Right of Publicity" Kavramı

ABD hukukunda Hollywood davalarının büyük bölümü, telif hakkından ziyade "right of publicity" (tanıtım hakkı) kavramı üzerinden yürütülmektedir. Bu kavram, bir kişinin adının, benzerliğinin ve kimliğinin ticari kullanımını kontrol etme hakkını ifade etmekte olup Kaliforniya, New York ve Tennessee gibi eyaletlerde özellikle güçlü bir koruma sunmaktadır. Türk hukukunda bu kavramın doğrudan bir karşılığı bulunmamakla birlikte, kişilik haklarının ticari yönünün korunması işlevi büyük ölçüde TMK m. 24-25 ve haksız rekabet hükümleri üzerinden sağlanmaya çalışılmaktadır.

Ses Klonlama: Yüz Kadar Önemli Bir Faktör

Yapay zeka ses klonlama teknolojisi, görüntü kopyalaması kadar önemli bir hukuki cephe hâline gelmiştir. ABD'de bu alanın en bilinen örneklerinden biri, 2024 yılında OpenAI'ın "Sky" adlı sesli asistanının Scarlett Johansson'ın sesine benzerliği nedeniyle yaşanan tartışmadır; Johansson'ın kendisi bu sesi kullanma teklifini önceden reddettiğini kamuoyuyla paylaşmış, OpenAI ise bu sesi kaldırmıştır. Bette Midler ve Tom Waits'in yıllar önce reklam şirketlerine karşı açtığı ve seslerinin izinsiz taklit edilmesini konu alan davalar da bu alanın ABD hukukundaki köklerini oluşturmaktadır. Türk hukukunda ses de kişilik hakları kapsamında korunan bir değer olarak kabul edilmekte; izinsiz ses klonlaması TMK m. 24-25 çerçevesinde değerlendirilebilmektedir.

Ölüm Sonrası Haklar

Yapay zeka teknolojisinin bir diğer tartışmalı boyutu, vefat etmiş ünlülerin ses ve görüntülerinin ne kadar süreyle korunacağı sorusudur. ABD'de gündemdeki NO FAKES Act tasarısı, sesi ve görsel benzerliği kapsayan federal bir "dijital replikasyon hakkı" oluşturmayı ve bu hakkı ölüm sonrası yetmiş yıl süreyle korumayı öngörmektedir. Bu tasarının 2026 yılı içinde yasalaşıp yasalaşmayacağı ise belirsizliğini korumaktadır. Türk hukukunda kişilik haklarının ölümden sonraki korunması, TMK'nın genel ilkeleri ve mirasçıların dava açma hakkı çerçevesinde daha sınırlı ve daha az netleşmiş bir alan oluşturmaktadır; bu, Türkiye'nin özel bir düzenlemeye ihtiyaç duyduğu alanlardan biri olarak değerlendirilebilir.

Pornografik ve Şiddet İçerikli Kullanımın Boyutu

Bir oyuncunun görüntüsünün pornografik, şiddet içeren veya siyasi propaganda videolarına yapay zeka ile yerleştirilmesi, salt ekonomik zarardan bağımsız olarak ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirmektedir. Bu tür kullanımlar, kişinin itibarına ve manevi kişilik haklarına verdiği zarar bakımından TMK m. 24-25 ve TBK m. 58 kapsamında değerlendirilirken, içeriğin niteliğine göre TCK m. 125 (hakaret) ve hatta duruma göre başka ceza hükümleri de gündeme gelebilmektedir. Ekonomik zarar ispatlanamasa dahi, itibar zedelenmesinin kendisi manevi tazminat talebinin temelini oluşturabilmektedir.

Parodi ve Hiciv: Her Deepfake Hukuka Aykırı Değildir

Her yapay zeka üretimi içeriğin hukuka aykırı sayılması isabetli değildir. Parodi, hiciv ve sanatsal ifade ile ticari sömürü ve aldatma arasındaki çizgi, özellikle ifade özgürlüğü açısından dikkatle çizilmesi gereken bir ayrımdır. Bir kamu figürünün siyasi eleştiri amacıyla abartılı biçimde canlandırıldığı bir hicivsel içerik ile o kişinin ürün tavsiye ettiği izlenimini yaratan ticari bir video, hukuki değerlendirme bakımından temelden farklı sonuçlara tabi tutulmalıdır. Bu ayrım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında ve ABD ifade özgürlüğü hukukunda uzun süredir işlenen bir konudur; AİHM'nin kişinin imajının izinsiz ticari sömürüye karşı korunma hakkını tanıdığı ancak itibara yönelik saldırıların m. 8 kapsamına girmesi için belirli bir ciddiyet eşiğini aşması gerektiğini vurguladığı içtihadı, bu dengenin sınırlarını çizmektedir.

Sorumluluk Zinciri: Kim, Neyden Sorumlu?

Yapay zeka üretimi bir ünlü benzerliğinin ortaya çıkmasında birden fazla aktör rol oynayabilmektedir; bu aktörlerin sorumluluğu aynı değildir. İstemi (prompt) yazan kullanıcı, doğrudan içeriği talep eden ve genellikle en açık sorumluluğu taşıyan taraftır. Modeli geliştiren şirket, teknik güvenlik önlemlerinin yeterliliği ve kullanım koşullarının uygulanabilirliği bakımından ayrı bir sorumluluk katmanı oluşturmaktadır. Modeli eğiten şirket ise —eğer geliştiriciden farklıysa— eğitim verisinin telif ve kişilik hakları bakımından hukuka uygunluğundan sorumlu tutulabilir. İçeriği barındıran platform, 5651 sayılı Kanun kapsamındaki bildirim ve kaldırma yükümlülükleri çerçevesinde değerlendirilir. Son olarak içeriği paylaşan kişi, kendi paylaşım eylemi bakımından ayrıca sorumlu olabilir. Bu beş aktörün sorumluluğu, somut olayın koşullarına göre birbirinden bağımsız ya da birlikte gündeme gelebilmektedir.

Mağdurlar İçin Uygulamalı Yol Haritası

Yapay zeka üretimi izinsiz benzerlik kullanımına maruz kalan bir kişinin izleyebileceği yol şu adımlardan oluşmaktadır. İlk adım delil tespitidir: ekran görüntüleri, URL'ler, kullanıcı adları ve zaman damgaları kaydedilmeli; mümkünse noter tespiti yaptırılmalı ve içeriğin hash değeri kayıt altına alınmalıdır. İkinci adım, TCK m. 125, m. 134 ve m. 136 kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmaktır. Üçüncü adım, TMK m. 24 kapsamında içeriğin kaldırılması için ihtiyati tedbir talep etmektir. Dördüncü adım, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında sulh ceza hâkiminden yirmi dört saat içinde erişim engelleme kararı talep etmektir. Beşinci adım, biyometrik verinin hukuka aykırı işlenmesi nedeniyle Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikâyette bulunmaktır. Altıncı ve son adım, TBK m. 58 kapsamında manevi tazminat davası açmaktır.

Türkiye'nin Özel Bir "Dijital Benzerlik Hakkı" Kanununa İhtiyacı Var mı?

Bu, güncel ve önemli bir tartışma konusudur. Türkiye'de bugün TMK, TBK, KVKK, TCK ve 5651 sayılı Kanun birlikte uygulanarak bir koruma ağı oluşturulmaktadır; ancak bu düzenlemelerin tamamı analog çağ için tasarlanmış, yapay zeka teknolojisini öngörmeden kaleme alınmış normlardır. ABD'deki NO FAKES Act benzeri, sesi, yüzü ve diğer biyometrik özellikleri kapsayan bağımsız ve modern bir "dijital benzerlik hakkı" kanununun Türkiye için gerekip gerekmediği sorusu, mevcut mozaik yapının yapay zeka çağının hızına ve karmaşıklığına ne ölçüde yanıt verebildiği tartışmasının merkezinde yer almaktadır. Türkiye'nin yapay zekaya ilişkin kapsamlı bir yasa tasarısının henüz yasalaşmamış olması, bu boşluğun kısa vadede mevcut genel hükümlerle yönetilmeye devam edeceğini göstermektedir.

Avukat Yusuf KILIÇKAN
21 Ağustos 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Yapay zeka ile oluşturulan ve beni gösteren bir video paylaşılırsa hangi hukuki yollara başvurabilirim?

Türk hukukunda birden fazla yol eş zamanlı kullanılabilir: TMK m. 24 kapsamında içeriğin kaldırılması için dava açabilir, TBK m. 58 kapsamında manevi tazminat talep edebilir, TCK m. 125/134/136 kapsamında suç duyurusunda bulunabilir ve 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında sulh ceza hâkiminden yirmi dört saat içinde erişim engelleme kararı talep edebilirsiniz.

2. TMK ile TBK arasındaki fark nedir?

TMK (Türk Medeni Kanunu), 4721 sayılı Kanun'dur ve kişilik haklarının korunmasının temelini oluşturur. TBK (Türk Borçlar Kanunu) ise 6098 sayılı Kanun'dur ve manevi tazminat talebinin dayanağı olan m. 58 hükmünü içerir. Bu iki kanunun numaraları sıklıkla karıştırılmaktadır.

3. Gerçek bir videomun yapay zeka ile değiştirilmesi ile tamamen sıfırdan üretilen sahte bir video aynı suçu mu oluşturur?

Hayır, farklı değerlendirilir. Gerçek bir özel içeriğin manipüle edilmesi TCK m. 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilirken, tamamen yapay üretilmiş bir içerikte bu maddeden ziyade hakaret ve kişisel veri suçları çerçevesinde bir değerlendirme daha isabetli olmaktadır.

4. Yapay zeka ürettiği içerik için telif hakkı alabilir mi?

Yapay zekanın kendisi FSEK kapsamında eser sahibi sayılamaz. Ancak çıktının telif korumasından yararlanıp yararlanmayacağı, insan yaratıcı katkısının derecesine bağlıdır; bu konu dünya genelinde henüz tam olarak netleşmemiştir.

5. ByteDance-MPA anlaşması Türkiye'deki kullanıcıları da bağlıyor mu?

Anlaşma, ByteDance'in TikTok, CapCut ve Dreamina dahil tüm platformlarındaki yapay zeka modellerini kapsamakta olup küresel ölçekte uygulanması hedeflenmektedir. Bununla birlikte bu, bir sivil sözleşme çerçevesi olup Türk hukukundaki bireysel başvuru ve dava haklarının yerini almamaktadır.

6. Sesimin izinsiz klonlanması hukuka aykırı mıdır?

Evet, ses de kişilik hakları kapsamında korunan bir değerdir. İzinsiz ses klonlaması, TMK m. 24-25 çerçevesinde dava konusu yapılabilmekte; somut olayın koşullarına göre KVKK ve TCK'daki kişisel veri hükümleri de devreye girebilmektedir.

7. Her parodi veya hiciv içerikli yapay zeka videosu hukuka aykırı mıdır?

Hayır. Parodi, hiciv ve sanatsal ifade ile ticari sömürü veya aldatma arasında net bir ayrım yapılmalıdır. Bu ayrım, somut içeriğin amacına, üslubuna ve izleyicide yarattığı izlenime göre değerlendirilmektedir.

8. Yapay zeka üretimi bir içerikten kim sorumlu tutulur — kullanıcı mı, şirket mi?

Bu, tek bir cevabı olmayan bir sorudur. İstemi yazan kullanıcı, modeli geliştiren şirket, modeli eğiten şirket, içeriği barındıran platform ve içeriği paylaşan kişi; her biri farklı hukuki zeminlerde ve somut olayın koşullarına göre ayrı ayrı ya da birlikte sorumlu tutulabilmektedir.

9. Delil toplarken nelere dikkat etmeliyim?

Ekran görüntüleri, URL'ler, kullanıcı adları ve zaman damgaları kaydedilmeli; mümkünse noter tespiti yaptırılmalı ve platformdan veri saklama talebinde bulunulmalıdır. Bu belgeler, hem ceza şikâyetinde hem 5651 sayılı Kanun kapsamındaki erişim engelleme talebinde kritik önem taşımaktadır.

10. Türkiye'nin bu alanda ayrı bir kanuna ihtiyacı var mı?

Bu, güncel bir tartışma konusudur. Mevcut TMK, TBK, KVKK, TCK ve 5651 sayılı Kanun bir arada uygulanarak bir koruma ağı sunmakla birlikte, bu düzenlemelerin tamamı yapay zeka çağını öngörmeden kaleme alınmıştır. ABD'deki NO FAKES Act benzeri özel ve kapsamlı bir "dijital benzerlik hakkı" düzenlemesinin gerekip gerekmediği, hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam etmektedir.

Yazar Hakkında

Avukat Yusuf KILIÇKAN, dijital hukuk, kişilik hakları ve tüketici hukuku alanlarında bağımsız avukat olarak faaliyet göstermektedir. Yapay zeka üretimi içeriklerden doğan kişilik hakkı ihlalleri, dijital benzerlik ve ses klonlaması uyuşmazlıkları ile 5651 sayılı Kanun kapsamındaki erişim engelleme taleplerinde müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yapay zeka üretimi içeriklere ilişkin kişilik hakkı ihlali değerlendirmesi; içeriğin niteliğine, kullanım amacına ve somut olayın koşullarına göre önemli farklılıklar göstermektedir. Bu alandaki Türk ve uluslararası mevzuat hızla gelişmekte olduğundan, özellikle deepfake'e özgü Yargıtay içtihadına atıf yapılmadan önce kararların resmî kaynaklardan bizzat teyit edilmesi önerilir. Somut hukuki durumunuz için mutlaka alanında uzman bir dijital hukuk veya kişilik hakları avukatından destek almanız tavsiye edilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Upholding justice and the rule of law, we defend our clients' rights at national and international levels with the highest professional standards.

This website has been prepared by Attorney Yusuf Kılıçkan in compliance with the Attorneys Act and the Turkish Bar Association's Advertising Prohibition Regulation. The information on this site does not constitute legal advice.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. All Rights Reserved.