7589 Sayılı Kanun ile Kanuni Faiz Reeskont Oranına Bağlandı: Bedensel Zarar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Faiz Nasıl Hesaplanacak?
TL;DR: 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi), 13 kanunda değişiklik yapmakta ve af ya da infaz indirimi içermemektedir. Tazminat ve alacak davalarını doğrudan etkileyen iki değişiklik öne çıkmaktadır. Birincisi, 3095 sayılı Kanun m. 1'in değiştirilmesidir: sözleşmede oran belirlenmemiş olması hâlinde kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenine bağlanmış; 31.12.2025 tarihindeki yüzde 38,75'lik reeskont oranı üzerinden 2026 için oran yıllık yüzde 31 olarak uygulanmaktadır. İkincisi, TBK m. 55'e eklenen fıkraların çalışma gücünün azalması veya kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcını iki döneme ayırmasıdır: kazancın bilindiği dönem için olay tarihinden, bilinemediği dönem için karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler; tahkikat başlamadan önce yapılan ödemeler ise ödeme tarihine göre hesaplanan tazminattan oransal olarak mahsup edilir. Bu düzenlemeler, bedensel zarar davalarında "faiz her zaman kaza tarihinden işler" şeklindeki eski uygulama kanısını değiştirmektedir.
Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN | Tarih: 3 Ekim 2026
7589 Sayılı Kanun Neyi Değiştirdi?
7589 sayılı Kanun, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılmaktadır. Kanunun büyük kısmı yayım tarihi olan 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiş, bazı maddeler için ise farklı yürürlük tarihleri öngörülmüştür; hangi maddenin hangi tarihte yürürlüğe girdiği ve geçiş hükümlerinin devam eden davaları nasıl etkilediği her dosya bakımından ayrıca kontrol edilmelidir. Bu yazı yalnızca alacak ve tazminat davalarını doğrudan ilgilendiren faiz düzenlemelerine odaklanmaktadır.
Kanuni Faiz Artık Sabit Değil, Reeskont Oranına Bağlı
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. maddesi, 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gerektiği hâlde faiz oranı sözleşmeyle belirlenmemişse yıllık kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. Merkez Bankasının 30 Haziran günü uyguladığı reeskont oranı önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran gününkü oranın yüzde sekseni uygulanır. 31.12.2025 tarihinde reeskont oranı yüzde 38,75 olduğundan, 2026 için kanuni faiz oranı yıllık yüzde 31 olarak hesaplanmaktadır; bundan önce, 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca 1 Haziran 2024'ten itibaren yıllık yüzde 24 uygulanıyordu. Bu değişiklik 3095 sayılı Kanunun kanuni faizi düzenleyen maddesine ilişkindir; sözleşmeyle belirlenen faiz ile temerrüt faizi kendi hukuki dayanakları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Pratikte dikkat edilecek bir nokta, kanun metninin "reeskont oranı" ifadesini kullanmasıdır; Merkez Bankasının ayrıca ilan ettiği avans oranı farklıdır ve ticari işlerdeki temerrüt faizinin dayanağını oluşturan oran bu iki oran birbirine karıştırılmadan hesaplanmalıdır.
Bedensel Zarar ve Destekten Yoksun Kalmada Faiz: İki Dönem
TBK m. 55'e eklenen yeni hükümler, çalışma gücünün azalması veya kaybı ile desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma zararlarında faiz başlangıcını iki döneme ayırmaktadır. Zarar görenin veya ölen desteğin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacaktır. Kazancın bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işlenecektir. Yorumlar, bu ikinci bölümün ağırlıklı olarak ileriye dönük, varsayımsal biçimde hesaplanan kısma karşılık geleceği yönündedir; bilinen ve bilinemeyen dönem arasındaki sınırın her dosyada nasıl çizileceği ise mahkeme uygulamasıyla netleşecektir. Bunun pratik sonucu şudur: bedensel zarar davalarında bundan böyle tazminatın tamamına kaza tarihinden itibaren faiz işlemesi beklenmemeli, bilirkişi raporlarında hesaplama dönemleri bu ayrımı gözetecek biçimde ayrı ayrı gösterilmelidir.
Erken Ödemelerin Mahsubu
Yeni düzenlemeye göre tahkikat başlamadan önce yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanan tazminattan oransal olarak mahsup edilecektir. Bu hüküm özellikle sigorta şirketleri veya sorumlular tarafından dava öncesinde yapılan kısmi ödemeler bakımından önemlidir: ödeme, tazminatın tamamından değil, ödeme anındaki tazminat tutarından oransal olarak düşülecek ve faiz hesabı buna göre yapılacaktır. Mağdurlar ve vekilleri açısından, dava öncesinde alınan her ödemenin tarihi ve tutarı ile hangi tazminat kalemine ilişkin olduğunun belgelenmesi ve talep sonucunda bu hususun açıkça belirtilmesi önerilir.
Pratik Sonuçlar ve Dikkat Edilecek Noktalar
Dava dilekçelerinde faiz talebi, faiz türü ve başlangıç tarihi açıkça gösterilmeli ve bedensel zarar taleplerinde kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemler ayrı ayrı ele alınmalıdır. Zira bedensel zarar tazminatı hesabını anlatan önceki yazımızda yer alan "faiz kaza tarihinden işler" ifadesi, 7589 sayılı Kanun sonrasında en azından çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma kalemleri bakımından bu şekliyle artık genel bir kural olarak sunulmamalıdır; tedavi gideri, bakıcı gideri veya manevi tazminat gibi diğer kalemler bakımından ise ayrıca kendi hukuki dayanaklarına göre değerlendirme yapılmalıdır. Trafik sigortası şirketinin temerrüt rejimi KTK'daki özel hükümlere ayrıca tabi olduğundan, sigortacıya karşı faiz talebinde bu özel rejim ayrı değerlendirilmelidir. Derdest davalar bakımından yeni hükümlerin uygulanma sınırları ise Kanunun geçiş ve yürürlük hükümlerine bağlıdır ve somut dosyada bu hükümlerin güncel metninden teyit edilmesi gerekir.
Sonuç
7589 sayılı Kanun, faiz hukukunda iki önemli değişiklik getirmiştir: kanuni faizin sabit bir orandan Merkez Bankası reeskont oranına bağlı değişken bir sisteme geçmesi ve çalışma gücü kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcının iki döneme ayrılması. Bu değişiklikler hem alacaklı hem borçlu bakımından hesaplama yöntemini yeniden gözden geçirmeyi gerektirmektedir.
Avukat Yusuf KILIÇKAN
3 Ekim 2026
Sıkça Sorulan Sorular
1. 7589 sayılı Kanun ne zaman yayımlandı?
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış ve büyük kısmı aynı gün yürürlüğe girmiştir.
2. Kanuni faiz oranı nasıl belirlenmektedir?
Sözleşmede oran belirlenmemişse, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir.
3. 2026 için kanuni faiz oranı kaçtır?
31.12.2025 tarihindeki yüzde 38,75'lik reeskont oranı esas alındığında yıllık yüzde 31'dir.
4. Oran yıl içinde değişebilir mi?
Evet, 30 Haziran günü uygulanan reeskont oranı önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran günkü oranın yüzde sekseni uygulanır.
5. Bedensel zarar tazminatında faiz artık ne zaman başlar?
Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalmada, kazancın bilindiği dönem için olay tarihinden, bilinemediği dönem için karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler.
6. Tüm bedensel zarar kalemlerinde faiz karar tarihinden mi işler?
Hayır, iki dönem ayrımı çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkindir; diğer kalemler kendi hukuki dayanaklarına göre ayrıca değerlendirilir.
7. Dava öncesi yapılan kısmi ödemeler nasıl mahsup edilir?
Tahkikat başlamadan önce yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanan tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
8. Ticari işlerdeki temerrüt faizi de aynı mıdır?
Hayır, ticari işlerde temerrüt faizi Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı oranla belirlenir ve kanuni faizden ayrıdır.
9. Derdest davalar bu değişikliklerden etkilenir mi?
Bu, Kanunun geçiş ve yürürlük hükümlerine bağlıdır ve somut dosyada bu hükümlerin güncel metninden ayrıca teyit edilmelidir.
10. Dilekçede faiz konusunda neye dikkat etmeliyim?
Faiz türü ve başlangıç tarihi açıkça talep edilmeli, bedensel zarar kalemlerinde bilinen ve bilinemeyen dönemler ayrı ayrı gösterilmelidir.
Yazar Hakkında
Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman
Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
📧 av.yusufkilickan@gmail.com
Yasal Uyarı
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. 7589 sayılı Kanunun yürürlük ve geçiş hükümleri ile faiz oranları Resmî Gazete ve Merkez Bankası verilerine göre güncellenebilir; somut bir uyuşmazlıkta güncel mevzuatın teyit edilmesi ve bir avukata danışılması önerilir.

