Açık Kaynak Yapay Zekâ Liderliği Yasası

TL;DR: ABD Temsilciler Meclisi, 1-2 Eylül 2026 tarihlerinde komisyon aşamasından geçirdiği Açık Kaynak? Yapay Zekâ Liderliği Yasası (Open-Source AI Leadership Act, H.R. 10152) ile, Ticaret Bakanlığına ABD menşeli açık ağırlıklı (open-weight) yapay zekâ modellerinin benimsenmesinin önündeki engelleri tespit etme ve bu modellerin Çin menşeli modellere kıyasla benimsenme oranına ilişkin veri toplama görevi vermektedir. Bu adım, tesadüfi değildir: 2026 ortası itibarıyla Çin menşeli açık ağırlıklı modeller (DeepSeek, Alibaba'nın Qwen ailesi, Moonshot AI'nin Kimi serisi, Z.AI'nin GLM serisi) büyük bir model yönlendirme platformunda işlenen token'ların yaklaşık %61'ini oluşturacak kadar yaygınlaşmış, Qwen ailesi bir milyarın üzerinde indirilmiştir. Aynı hafta içinde, ABD yönetimi Kuzey Karolina'daki Chapel Hill'de düzenlenen G20 bakanlar toplantısında "Carolina İlkeleri" adı verilen, hükümetlerin yapay zekâ için yeni düzenleyici kurumlar oluşturmaktan kaçınmasını öngören bağlayıcı olmayan bir çerçeveyi diğer büyük ekonomilere önermiştir. Bu iki gelişme birlikte okunduğunda, ABD'nin açık kaynak yapay zekâyı bir güvenlik düzenlemesi meselesi olarak değil, Çin'e karşı geliştirici ekosistemini ve teknoloji standardını kaybetmeme refleksine dayanan bir rekabet politikası olarak ele aldığı görülmektedir; bu politika, Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosunun (BIS) gelişmiş çip ve hesaplama kaynaklarına yönelik ihracat kontrolleriyle eş zamanlı ve kısmen çelişkili biçimde yürütülmektedir.
Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN | Tarih: 6 Eylül 2026
Açık Kaynak Yapay Zekâ Liderliği Yasası
Geçtiğimiz hafta tanıtılan ve 1 Eylül 2026'da ABD Temsilciler Meclisi komisyonlarında ele alınan H.R. 10152 sayılı Açık Kaynak Yapay Zekâ Liderliği Yasası, ABD Ticaret Bakanlığına, ABD menşeli açık ağırlıklı modellerin benimsenmesinin önündeki engelleri tespit etme ve bu modellerin Çin menşeli emsallerine kıyasla benimsenme verilerini derleme görevi vermektedir. Açık ağırlıklı (open-weight) modeller, gerekli donanıma sahip kullanıcıların internet üzerinden serbestçe indirip kendi ihtiyaçlarına göre özelleştirebildiği modellerdir. Yasa tasarısının dikkat çekici yönü, yalnızca ABD'nin açık kaynak ekosistemini teşvik etmeyi değil, aynı zamanda Çin menşeli modellerin kullanımıyla ilişkili riskleri kamuoyuna duyurmayı da amaçlamasıdır; bu da tasarının temel motivasyonunun saf bir açık kaynak teşviki değil, rekabet ve ulusal güvenlik odaklı bir teknoloji politikası olduğunu göstermektedir. Nitekim mevcut durumda önde gelen ABD modelleri (OpenAI'nin GPT serisi, Anthropic'in Claude serisi) büyük ölçüde kapalı kaynaklı sunulurken, önde gelen Çin modellerinin çoğu açık ağırlıklı olarak yayımlanmaktadır; bu yapısal fark, ABD'li politika yapıcıların "geliştiriciler Çin modellerine kayarsa teknoloji standardını ve geliştirici ekosistemini kaybederiz" endişesinin temelini oluşturmaktadır.
Rakamlarla Çin'in Açık Model Yaygınlığı
2026 ortası itibarıyla bir model yönlendirme platformu olan OpenRouter üzerinde işlenen token'ların yaklaşık %61'i Çin menşeli modellerden gelmekte, Alibaba'nın Qwen ailesi bir milyarın üzerinde indirme sayısına ulaşmış ve Hugging Face üzerindeki yeni türev modellerin yaklaşık %40'ının temelini oluşturmaktadır. ABD hükümetinin kendi değerlendirmesi, DeepSeek modellerinin indirme sayısının Ocak 2025'ten bu yana yaklaşık %1000 arttığını tespit etmiştir. Temmuz 2026'da Moonshot AI'nin Kimi K3, Alibaba'nın Qwen 3.8 Max ve Z.AI'nin GLM güncellemeleri gibi bir dizi güçlü ve düşük maliyetli modelin piyasaya sürülmesi, bu tartışmayı ABD Kongresi'nde daha da öne çıkarmıştır. Bununla birlikte, ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü bünyesindeki CAISI'nin değerlendirmeleri, Çin modellerinin belirli noktalarda ABD'nin en gelişmiş modellerinin birkaç ay gerisinde kaldığını da ortaya koymaktadır; bu nedenle "Çin'in önde olduğu" değil, "aradaki farkın daraldığı ve yıllardan aylara indiği" şeklinde bir değerlendirme daha isabetlidir.
İhracat Kontrolleri ile Açık Kaynak Teşvikinin Eş Zamanlı Yürütülmesi
ABD'nin politikası iki görünüşte çelişkili eksende ilerlemektedir. Bir yandan Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), gelişmiş yapay zekâ çiplerine ve hesaplama kaynaklarına erişimi İhracat Yönetim Düzenlemeleri (EAR) kapsamında sıkı biçimde kısıtlamakta; Mayıs 2026'da yayımlanan rehber, gelişmiş hesaplama ürünlerine ilişkin lisans gerekliliklerini, nihai sahibi Çin menşeli olan kuruluşları -bulundukları ülkeden bağımsız olarak- kapsayacak şekilde genişletmiştir. Diğer yandan aynı yönetim, kendi açık ağırlıklı model ekosistemini büyütmeyi teşvik etmektedir. Bu ikili yaklaşım, donanım (çip) tarafında sıkı kontrol ile yazılım/model ağırlığı tarafında teşvik politikasının bir arada yürütüldüğünü göstermekte; model ağırlıklarının kendisinin EAR kapsamında "maddi olmayan teknoloji transferi" (intangible technology transfer) sayılıp sayılamayacağı, donanım ihracat kontrolleri ile yazılımın serbestçe paylaşılması arasındaki hukuki sınırın nerede çizileceği sorusunu gündeme getiren, henüz tam olarak yerleşmemiş bir tartışma alanıdır.
Carolina İlkeleri
Aynı hafta içinde, ABD'nin 2026 yılı için dönüşümlü G20 başkanlığı kapsamında Kuzey Karolina'nın Chapel Hill kentinde düzenlenen bakanlar toplantısında, Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in birlikte yürüttüğü görüşmelerde "Carolina İlkeleri" adı verilen bir çerçeve önerilmiştir. Bu ilkeler, hükümetlerin yapay zekâ için yeni düzenleyici kurumlar oluşturmaktan kaçınmasını, "yeni düzenlemeyi yalnızca gerçekten yeni olan hususlara ayırmayı" ve sektöre özgü farklılaştırılmış düzenleme yaklaşımlarını benimsemesini önermekte olup hukuken bağlayıcı değildir; bu öneri, Aralık 2026'da Miami'de düzenlenecek G20 liderler zirvesinde ortak bir bildiri hâline gelmesi hedeflenerek sunulmuştur. Bu girişimin, tam da OpenAI'ın iç güvenlik testleri sırasında yaşanan ve Hugging Face'in üretim sistemlerine yetkisiz erişimle sonuçlanan olayın gündemde olduğu bir dönemde gündeme gelmesi dikkat çekicidir; Avrupa Birliği'nin kendi Yapay Zekâ Yasası kapsamında zaten düzenleyici kurumlar oluşturmuş olması nedeniyle, Fransa ve Almanya gibi AB üyesi ülkeler bakımından bu ilkelere katılımın hukuki değil daha çok siyasi bir jest niteliği taşıyacağı da ayrıca belirtilmelidir.
Hukuki Açıdan Dikkat Çekici Kesişim Alanları
Bu gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi, birbiriyle kesişen çok sayıda hukuk alanını gündeme getirmektedir. İhracat kontrol hukuku bakımından, açık ağırlıklı modellerin paylaşımının hangi koşullarda EAR kapsamında düzenlenebileceği; açık kaynak lisansları bakımından, DeepSeek, Qwen gibi modellerin çoğunlukla saf açık kaynak lisanslarıyla değil, belirli kullanım kısıtlamaları içeren "open-weight" lisanslarla dağıtılması nedeniyle telif koruması ile sözleşmeye aykırılık rejimleri arasındaki sınırın bulanıklaşması; sorumluluk hukuku bakımından, bu modellerin kötüye kullanılması (siber saldırı, sahte içerik üretimi gibi) hâlinde sorumluluğun modeli eğiten geliştiricide mi yoksa ağırlıkları indirip yerelde değiştiren nihai kullanıcıda mı olacağı; ve düzenleyici rekabet (regulatory arbitrage) bakımından, AB'nin sistemik risk taşıyan modeller için öngördüğü sıkı denetim ve şeffaflık yükümlülükleri ile ABD'nin Carolina İlkeleri çerçevesinde önerdiği hafif dokunuşlu yaklaşım arasındaki küresel ayrışma, önümüzdeki dönemde teknoloji hukukunun merkezi tartışma başlıkları arasında yer alacaktır.
Güvenlik Söylemi ile Rekabet Politikası Arasında
Son haftalarda ABD'de iki farklı eğilim eş zamanlı olarak gözlemlenmektedir: bir yandan başta Anthropic olmak üzere büyük yapay zekâ şirketleri, Çin menşeli firmaların (DeepSeek, Moonshot AI, MiniMax, Alibaba'nın Qwen ekibi) kendi modellerini eğitmek amacıyla on binlerce sahte hesap üzerinden rakip sistemlere yüksek hacimli sorgular gönderdiğini belgeleyerek ABD Senatosuna bildirimlerde bulunmakta ve daha güçlü güvenlik önlemleri çağrısı yapmaktadır; diğer yandan Kongre ve yürütme organı, Çin'e karşı rekabet gerekçesiyle açık modelleri desteklemeye ve uluslararası alanda daha hafif düzenlemeyi savunmaya yönelmektedir. Bu durum, ulusal güvenlik kaygıları ile jeopolitik teknoloji rekabetinin ABD yapay zekâ politikasında aynı anda ve kısmen çelişen yönlerde etkili olduğunu göstermekte; nihayetinde ortaya çıkan tablo, "yapay zekâyı güvenli hâle getirme" hedefinden ziyade "teknoloji standardını ve geliştirici ekosistemini Çin'e kaptırmama" hedefinin öne çıktığı bir politika çerçevesidir.
Avukat Yusuf KILIÇKAN
6 Eylül 2026
Sıkça Sorulan Sorular
1. Açık Kaynak Yapay Zekâ Liderliği Yasası (H.R. 10152) ne öngörmektedir? Yasa, ABD Ticaret Bakanlığına, ABD menşeli açık ağırlıklı yapay zekâ modellerinin benimsenmesinin önündeki engelleri tespit etme ve bu modellerin Çin menşeli modellere kıyasla benimsenme verilerini derleme görevi vermektedir.
2. Bu yasa tasarısının temel amacı açık kaynak yazılımı teşvik etmek midir? Görünürdeki amaç budur, ancak tasarının Çin menşeli modellerin risklerini kamuoyuna duyurmayı da hedeflemesi, asıl motivasyonun rekabet ve ulusal güvenlik odaklı bir teknoloji politikası olduğunu göstermektedir.
3. Çin menşeli açık ağırlıklı modeller ne ölçüde yaygındır? 2026 ortası itibarıyla bir model yönlendirme platformunda işlenen token'ların yaklaşık %61'i Çin menşeli modellerden gelmekte, Alibaba'nın Qwen ailesi bir milyarın üzerinde indirilmiş durumdadır.
4. ABD aynı anda hem çip ihracatını kısıtlayıp hem açık modelleri teşvik etmesi çelişkili değil midir? Bu iki politika farklı katmanlarda yürütülmektedir: donanım (gelişmiş çip ve hesaplama kaynağı) tarafında sıkı ihracat kontrolü, yazılım/model ağırlığı tarafında ise teşvik söz konusudur; bu ikili yaklaşım tartışmalı olsa da resmî politika olarak eş zamanlı sürdürülmektedir.
5. Carolina İlkeleri nedir? ABD'nin 2026 G20 başkanlığı kapsamında Kuzey Karolina'da önerdiği, hükümetlerin yapay zekâ için yeni düzenleyici kurumlar oluşturmaktan kaçınmasını öngören, hukuken bağlayıcı olmayan bir çerçevedir.
6. Carolina İlkeleri ne zaman resmî bir belgeye dönüşecektir? Bu ilkelerin Aralık 2026'da Miami'de düzenlenecek G20 liderler zirvesinde ortak bir bildiri hâline getirilmesi hedeflenmektedir; ancak bağlayıcı bir hukuki belge olması beklenmemektedir.
7. Avrupa Birliği üyesi ülkeler Carolina İlkelerine katılabilir mi? Katılım siyasi olarak mümkün olsa da, AB Yapay Zekâ Yasası zaten düzenleyici kurumlar oluşturduğundan, bu ülkeler bakımından katılımın hukuki bir bağlayıcılığı olmayıp daha çok siyasi bir jest niteliği taşıyacaktır.
8. Açık ağırlıklı modellerin paylaşımı ihracat kontrol hukuku bakımından risk taşır mı? Bu, henüz tam olarak yerleşmemiş bir tartışma alanıdır; model ağırlıklarının EAR kapsamında "maddi olmayan teknoloji transferi" sayılıp sayılamayacağı sorusu güncelliğini korumaktadır.
9. Açık ağırlıklı bir modelin kötüye kullanılmasından kim sorumlu olur? Bu konuda ABD ve AB yaklaşımları farklılaşmaktadır; sorumluluğun modeli eğiten geliştiricide mi yoksa modeli indirip değiştiren nihai kullanıcıda mı olacağı, henüz uluslararası düzeyde netleşmemiş bir tartışmadır.
10. Bu gelişmeler yalnızca teknik bir mesele midir, yoksa hukuki sonuçları var mıdır? Hayır, yalnızca teknik değildir; ihracat kontrol hukuku, açık kaynak lisansları, sorumluluk hukuku ve düzenleyici rekabet gibi birden fazla hukuk alanını eş zamanlı olarak etkilemektedir.
Yazar Hakkında
Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman
Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
📧 av.yusufkilickan@gmail.com
Yasal Uyarı
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. ABD Kongresi'ndeki yasama süreci, G20 müzakereleri ve ihracat kontrol politikalarına ilişkin bilgiler yazının hazırlandığı 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla güncel olup hızla değişebilecek, henüz sonuçlanmamış süreçlere ilişkindir; güncel gelişmelerin ilgili resmî kaynaklardan takip edilmesi önerilir.
