10/10/2026

Boşanmada Çocuk Kime Verilir? Hâkimin Velayet Kararında Baktığı Ölçütler (TMK 182, 183, 336)

Paylaş
Boşanmada Çocuk Kime Verilir? Hâkimin Velayet Kararında Baktığı Ölçütler (TMK 182, 183, 336)

TL;DR: Boşanma davasında velayet, kanunda anne ya da babaya öncelik tanınmadan çocuğun üstün yararı gözetilerek verilir (TMK 336). Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişkisi ve bakım giderlerine katılım yükümlülüğü TMK 182'de düzenlenmiştir. Koşullar değiştiğinde velayetin yeniden düzenlenmesi TMK 183 kapsamında mümkündür. Hâkimin değerlendirmesi geniş bir takdire dayanır; bu nedenle dosyada somut ve belgelenmiş bilgi sunmak belirleyicidir.

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN | Tarih: 10 Ekim 2026

Velayetin Hukuki Çerçevesi

Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi ve kişiliğinin gelişimine ilişkin hakların bütünüdür. Türk Medeni Kanununda velayet 335 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir; ana ve babadan birinin ölümü hâlinde ise velayet sağ kalana ait olur.

Bu düzenleme, boşanma davasında annenin ya da babanın kendiliğinden öncelik taşımadığını gösterir. Kanun cinsiyete dayalı bir üstünlük tanımaz; belirleyici olan, çocuğun hangi ebeveyn yanında daha iyi bakılıp yetiştirileceğidir.

Hâkim Hangi Ölçütlere Bakar?

Kanunda velayet için sayılmış sınırlı bir ölçüt listesi yoktur. Uygulamada merkezde çocuğun üstün yararı bulunur. Bu yarar, çocuğun yaşı, sağlık durumu, eğitimi ve ahlaki gelişimi gibi unsurlarla değerlendirilir. Hâkim, ebeveynlerin bakım kapasitesini, yaşam koşullarını, çocukla kurdukları bağı ve çocuğun istikrarını da dikkate alır.

Çocuğun görüşü, yaşı ve olgunluğu ölçüsünde dikkate alınabilir. Ancak çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir; hâkim, beyanı çocuğun üstün yararı bütünü içinde değerlendirir.

Kişisel İlişki ve Bakım Giderlerine Katılım

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki, TMK 182 uyarınca mahkeme kararında düzenlenir. Bu düzenleme, çocuğun sağlıklı gelişimi için iki ebeveynle de bağ kurmasını hedefler. Velayeti olmayan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar edebilir. Bu ihtar, velayet sahibi ebeveyn için somut bir uyarı işlevi görür. Kişisel ilişkinin kasıtlı olarak engellenmesi, velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurabilir; ancak bu değişiklik de çocuğun menfaatine aykırı olmamak şartına bağlıdır.

Velayetin Değiştirilmesi (TMK 183)

Velayet kararı kesin hüküm teşkil etmez. TMK 183, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re'sen ya da ebeveynlerden birinin istemi üzerine gerekli önlemleri almasına imkân verir. Koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde velayet davası yeniden açılabilir; bu dava için belirli bir süre sınırı yoktur.

Velayetin değiştirilmesi davasında, değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olduğunun somut delillerle gösterilmesi gerekir. Yalnızca eski kararın kişisel olarak adaletsiz bulunması yeterli değildir; yeni bir olgu ve çocuğun durumundaki gerçek bir bozulma veya değişim ortaya konmalıdır.

Dosyada Hangi Deliller Önem Taşır?

Uygulamada en güçlü deliller, çocuğun günlük yaşamını somut olarak yansıtan belgelerdir: okul kayıtları ve devamsızlık bilgileri, sağlık raporları, çocuğun bakımına ilişkin yazışmalar ve mesajlar, gelir ve çalışma durumunu gösteren belgeler, konut koşullarına dair bilgiler ve tanık beyanları. Bu belgelerin çocuğun yararıyla bağlantısını açıkça kurmak, hâkimin değerlendirmesini kolaylaştırır.

Duygusal suçlamalar ve karşı tarafı küçük düşüren ifadeler, çoğu zaman dosyanın değerini azaltır. Hâkim, ebeveynler arasındaki çatışmanın çocuğu nasıl etkilediğine bakar; bu nedenle dilekçelerde olaylar ölçülü ve belgeye dayalı biçimde anlatılmalıdır.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Boşanma protokolünde velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi açık yazılmalıdır. Belirsiz ifadeler, sonradan uygulamada anlaşmazlık doğurur. Kişisel ilişki saatleri, teslim yeri ve iletişim yöntemleri gibi ayrıntılar kararda ya da protokolde yer almalıdır.

Kararın uygulanmasında ebeveynlerin çocuğu diğer ebeveynle ilişkisinden uzak tutması, dava açılmasına ve ihtara konu olabilir. Karara uyulmaması hâlinde çözüm, karar kendiliğinden değişmek yerine yeni bir dava yoluyla aranmalıdır.

Genel Değerlendirme

Velayet uyuşmazlıkları, ebeveynlerin haklarından çok çocuğun ihtiyaçları üzerinden çözülür. Kanun, anne ya da babaya öncelik tanımadan çocuğun üstün yararını merkeze alır ve kişisel ilişki ile bakım katılımını bu ilkenin devamı olarak düzenler. Uygulamada sonuç, dosyada çocuğun gündelik hayatını gösteren somut delillerin ne kadar güçlü sunulduğuna bağlıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Boşanmada çocuk kime verilir?

Kanunda anne ya da babaya öncelik tanıyan bir kural yoktur. Boşanma kararında velayet, çocuğun üstün yararı gözetilerek bir ebeveyne verilir ve bu karar TMK 336 çerçevesinde değerlendirilir. Hâkim, çocuğun bakım, eğitim ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek ebeveyni belirlemeye çalışır.

2. Velayet kararı boşanma sırasında mı, sonradan mı verilir?

Velayet, boşanma kararının içinde verilir. Boşanma sonrasında koşullar değişirse velayet ayrıca yeniden düzenlenebilir. Bu nedenle ilk kararın dosyada tam ve doğru biçimde kurulması önemlidir.

3. Çocuk ne yaşta görüşü alınır?

Kanunda kesin bir yaş sınırı verilmiş değildir. Çocuğun yaşı ve olgunluğu ölçüsünde görüşü dikkate alınabilir. Ancak görüş tek başına belirleyici değildir; hâkim, çocuğun yararı bütünü içinde değerlendirir.

4. Velayeti almayan ebeveyn çocukla görüşebilir mi?

Evet. TMK 182 uyarınca kişisel ilişki mahkeme kararında düzenlenir. Bu ilişkinin sınırlandırılması ya da kaldırılması için de ancak çocuğun yararına uygun bir gerekçe ve mahkeme kararı aranır.

5. Kişisel ilişki engellenirse ne olur?

Kişisel ilişkinin kararın gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde mahkeme, velayetin değiştirilebileceğini ihtar edebilir. Engelleme sürerse ilgili taraf, kararın uygulanması ve gerekiyorsa velayetin değiştirilmesi için yeniden dava açabilir.

6. Velayet kararı ne zaman değiştirilebilir?

TMK 183 kapsamında ana ya da babanın yeniden evlenmesi, başka yere yerleşmesi, ölmesi ya da çocuğun durumunu olumsuz etkileyen esaslı bir değişiklik ortaya çıkması hâlinde velayet yeniden düzenlenebilir. Karar kesin hüküm oluşturmadığı için bu dava, koşullar değiştiği sürece açılabilir.

7. Anlaşmalı boşanmada belirlenen velayet sonradan değiştirilebilir mi?

Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan velayet de çocuğun yararı esas alınarak sonradan esaslı bir değişiklik olması hâlinde yeniden düzenlenebilir. Protokol metni, bu nedenle velayet konusunu açık ve ayrıntılı yazmalıdır.

8. Velayeti olmayan ebeveyn çocuğun masrafına katılmak zorunda mı?

Evet. TMK 182 uyarınca velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Katılım miktarı çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin ödeme gücü gözetilerek belirlenir.

9. Velayet davasında çocuğun istemi tek başına yeterli olur mu?

Hayır. Çocuğun istemi, hâkimin değerlendirmesinde dikkate alınan bir unsurdur; ancak karar çocuğun üstün yararına dayanır. Diğer deliller ile birlikte değerlendirilir.

10. Velayet davasında hangi mahkeme görevlidir?

Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıkları aile mahkemesinde görülür. Yer bakımından yetki, kuralların ayrıca değerlendirilmesini gerektirir; somut dosyada görevli ve yetkili mahkeme güncel mevzuata göre belirlenmelidir.

Yazar Hakkında

Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman

Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin değerlendirmeler 10 Ekim 2026 tarihli mevzuata dayanmakta olup yargı içtihatları ve mevzuat değişiklikleri yazıdan sonra farklılaşabilir. Somut bir velayet uyuşmazlığında dava açılmadan veya protokol imzalanmadan önce güncel mevzuatın teyit edilmesi ve bir avukata danışılması önerilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.